Ankara’dan Gelen Kartpostal: Geriye Kalmış Şimdi*

1933-34 yılları arasında uluslararası bir yarışmada birinci olarak seçilen Şevki Balmumcu’nun Sergievi projesi, çağdaş ve yeni bir ulus yaratmak için Ankara’nın semti Ulus’da inşa edilir. Yeni kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük kamu binalarının, projelerinin yabancı mimarlar tarafından üstlenildiği bir dönemde,

Featured / Yorum bırakın

Ankara’dan Gelen Kartpostal: Geriye Kalmış Şimdi*

1933-34 yılları arasında uluslararası bir yarışmada birinci olarak seçilen Şevki Balmumcu’nun Sergievi projesi, çağdaş ve yeni bir ulus yaratmak için Ankara’nın semti Ulus’da inşa edilir. Yeni kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük kamu binalarının, projelerinin yabancı mimarlar tarafından üstlenildiği bir dönemde,

Featured / Yorum bırakın
Bu metin yazıldığı dönemin mimarlığını anlamaya çalışır. Yazarın 'Weak Architecture' kavramının izini sürdüğü metin çeşitli tarihsel dönemler ile güncel mimarlığı karşılaştırır. Bunu yaparken dil, estetik, arkeoloji gibi farklı düzlemleri tartışmaya dahil eder. Mimarlık deneyiminin zamana dair farklı bakış açıları ile nasıl şekillenebileceğini tartışır. Mimarlık aracılığı ile gerçeklik kavramına erişebilmek için mimarlığın anıtsal pozisyonundan kurtulması gerektiğini; bununda ancak zamansız, zeminsiz ve deneyim odaklı 'weak architecture' aracılığı ile tariflenebileceğini öne sürer.

Weak Architecture-Sola Morales okuması ve poster üretimi

Bu metin yazıldığı dönemin mimarlığını anlamaya çalışır. Yazarın ‘Weak Architecture’ kavramının izini sürdüğü metin çeşitli tarihsel dönemler ile güncel mimarlığı karşılaştırır. Bunu yaparken dil, estetik, arkeoloji gibi farklı düzlemleri tartışmaya dahil eder. Mimarlık deneyiminin zamana dair farklı bakış açıları ile

Bu metin yazıldığı dönemin mimarlığını anlamaya çalışır. Yazarın 'Weak Architecture' kavramının izini sürdüğü metin çeşitli tarihsel dönemler ile güncel mimarlığı karşılaştırır. Bunu yaparken dil, estetik, arkeoloji gibi farklı düzlemleri tartışmaya dahil eder. Mimarlık deneyiminin zamana dair farklı bakış açıları ile nasıl şekillenebileceğini tartışır. Mimarlık aracılığı ile gerçeklik kavramına erişebilmek için mimarlığın anıtsal pozisyonundan kurtulması gerektiğini; bununda ancak zamansız, zeminsiz ve deneyim odaklı 'weak architecture' aracılığı ile tariflenebileceğini öne sürer.

Weak Architecture-Sola Morales okuması ve poster üretimi

Bu metin yazıldığı dönemin mimarlığını anlamaya çalışır. Yazarın ‘Weak Architecture’ kavramının izini sürdüğü metin çeşitli tarihsel dönemler ile güncel mimarlığı karşılaştırır. Bunu yaparken dil, estetik, arkeoloji gibi farklı düzlemleri tartışmaya dahil eder. Mimarlık deneyiminin zamana dair farklı bakış açıları ile

“The End of the Classical: The End of the Beginning, the End of the End” okuması ve poster üretimi

Metin, mimarlığın 15.yüzyıldan beri klasik dönem paradigmalarına bağlı kaldığını ve mimarlık kurgusunun zamansızlık, gerçeklik ve anlamlılık üzerine inşa edildiğini ifade ederek başlar. Her başlığı teker teker irdeleyerek klasik dönemden modernizme kadar  tarihsel süreçte nasıl evrildiklerini tartışır.  Temsil, Akıl ve Tarih;

“The End of the Classical: The End of the Beginning, the End of the End” okuması ve poster üretimi

Metin, mimarlığın 15.yüzyıldan beri klasik dönem paradigmalarına bağlı kaldığını ve mimarlık kurgusunun zamansızlık, gerçeklik ve anlamlılık üzerine inşa edildiğini ifade ederek başlar. Her başlığı teker teker irdeleyerek klasik dönemden modernizme kadar  tarihsel süreçte nasıl evrildiklerini tartışır.  Temsil, Akıl ve Tarih;

collage city okuması üzerinden poster üretimi

‘Metinde geçen, elindeki setleri duruma uygun kullanarak potansiyellerini sorgulayan ve çoğaltan düşünme yolu olarak ‘bricoleur’ sözcüğü, metnin devamında şehrin katmanları ve dinamikleri hakkındaki tartışmaların öncülü olmuştur. Mimarlık da bu çok yönlü düşünme pratiğiyle beraber, yazarın evcilleştirilmiş akıl olarak bahsettiği sonuç

collage city okuması üzerinden poster üretimi

‘Metinde geçen, elindeki setleri duruma uygun kullanarak potansiyellerini sorgulayan ve çoğaltan düşünme yolu olarak ‘bricoleur’ sözcüğü, metnin devamında şehrin katmanları ve dinamikleri hakkındaki tartışmaların öncülü olmuştur. Mimarlık da bu çok yönlü düşünme pratiğiyle beraber, yazarın evcilleştirilmiş akıl olarak bahsettiği sonuç

jacques herzog’a mektup

Sevgili Bay Herzog, Size Jacques diyebilir miyim? Fotoğraflarda ifadeniz hep keskin, mesafeli ve tepeden bakar şekilde. En azından sizi sadece görsel medyadan takip edenler bunu böyle algılıyor olabilir. Fakat sizinle yapılan herhangi bir tartışmayı izleyebilme şansına sahip olan kişiler, gerçeğin

jacques herzog’a mektup

Sevgili Bay Herzog, Size Jacques diyebilir miyim? Fotoğraflarda ifadeniz hep keskin, mesafeli ve tepeden bakar şekilde. En azından sizi sadece görsel medyadan takip edenler bunu böyle algılıyor olabilir. Fakat sizinle yapılan herhangi bir tartışmayı izleyebilme şansına sahip olan kişiler, gerçeğin

Zümrüt Kadehin Kubbeleri – Bursa

‘Hiçbir şey düşünmek istemiyorum. Sadece bu anı ve aydınlığı Bursa ovası denen büyük ve zümrütten yontulmuş kadehten içmekle kalacağım.’ ‘Tabiat, bereketiyle sanki bütün etrafı ezmek istiyormuş da sonra tam zamanında yetişen bir ölçü hissiyle bundan vazgeçmiş gibi.’      

Zümrüt Kadehin Kubbeleri – Bursa

‘Hiçbir şey düşünmek istemiyorum. Sadece bu anı ve aydınlığı Bursa ovası denen büyük ve zümrütten yontulmuş kadehten içmekle kalacağım.’ ‘Tabiat, bereketiyle sanki bütün etrafı ezmek istiyormuş da sonra tam zamanında yetişen bir ölçü hissiyle bundan vazgeçmiş gibi.’