Author Archives: melikeozkan

Tepegöz

Kente tepeden bakan, kenti tepeden izleyen bir göz, bir üçüncü göz neleri görebilir? Yüksekte, kente hakim olabileceği, belki de dünyaya hakim olabileceği kozmik bir perspektiften, altında olup bitenleri, kentin hızını, rengini, uğultusunu, dünyanın kalabalığını, hareketini izleyebilir. Dünyanın bilgisine ve denetimine

Tepegöz

Kente tepeden bakan, kenti tepeden izleyen bir göz, bir üçüncü göz neleri görebilir? Yüksekte, kente hakim olabileceği, belki de dünyaya hakim olabileceği kozmik bir perspektiften, altında olup bitenleri, kentin hızını, rengini, uğultusunu, dünyanın kalabalığını, hareketini izleyebilir. Dünyanın bilgisine ve denetimine

Kamusal Mekanda İktidar Baskısı ve Direniş Olanakları / Melike Özkan

ÖZET Mekan üretimi iktidarın toplumu ve kenti kontrol ve denetiminde tarihin her döneminde belirleyici bir rol oynamıştır. Mekanı üretme hakimiyetini elinde bulunduran iktidar, toplumsal hakimiyeti kurmada fiziksel mekan üzerinden hareket ederek soyut mekanı üretmekte ve toplumsal karakteristiği biçimlendirmektedir. Böylece politikalarını

Kamusal Mekanda İktidar Baskısı ve Direniş Olanakları / Melike Özkan

ÖZET Mekan üretimi iktidarın toplumu ve kenti kontrol ve denetiminde tarihin her döneminde belirleyici bir rol oynamıştır. Mekanı üretme hakimiyetini elinde bulunduran iktidar, toplumsal hakimiyeti kurmada fiziksel mekan üzerinden hareket ederek soyut mekanı üretmekte ve toplumsal karakteristiği biçimlendirmektedir. Böylece politikalarını

ARA UZAM ÜTOPYALARI/MİMARİ PARALAKS

Bilgi toplumunda sömürü ilk önce hayal gücümüzden başlıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde sömürü ve işgal fabrikadan değil, bilme, öğrenme, hayal etme, yaratma, tasavvur etme, eleştirme pratiklerimizden bilişsel olarak başlıyor. Mekan da bu kodlayıcı sürecin başlıca silahı haline gelmiş durumdadır. İstanbul’da son

ARA UZAM ÜTOPYALARI/MİMARİ PARALAKS

Bilgi toplumunda sömürü ilk önce hayal gücümüzden başlıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde sömürü ve işgal fabrikadan değil, bilme, öğrenme, hayal etme, yaratma, tasavvur etme, eleştirme pratiklerimizden bilişsel olarak başlıyor. Mekan da bu kodlayıcı sürecin başlıca silahı haline gelmiş durumdadır. İstanbul’da son

MODERNİN GENETİĞİ

Yerel kimliklerin yükselişe geçtiği bir dönemde yaşıyoruz. Bir yandan dünyayı tek bir pazara dönüştüren ve herkese standart yaşama alışkanlıkları aşılayan ekonomik bir küreselleşme sürecine, diğer yandan da etnik, dinsel, dilsel vb. farklılıkların öne çıktığı bir yerelleşme sürecine tanıklık ediyoruz. Bu

MODERNİN GENETİĞİ

Yerel kimliklerin yükselişe geçtiği bir dönemde yaşıyoruz. Bir yandan dünyayı tek bir pazara dönüştüren ve herkese standart yaşama alışkanlıkları aşılayan ekonomik bir küreselleşme sürecine, diğer yandan da etnik, dinsel, dilsel vb. farklılıkların öne çıktığı bir yerelleşme sürecine tanıklık ediyoruz. Bu

BİLİNÇSİZ BİR YENİDEN ÜRETİMİN MEKANI OLARAK YERSİZ İNSAN

“Yersizleşme ve Homi Bhabha Okuması Üzerine” Bhabha ‘The World and the Home’ adlı metninde, özetle, sömürgecilik sonrası kültürel yer değiştirmenin yarattığı tarihsel ve kültürel melezlikten bahseder. Yersizleşmiş bireyde arada olma durumunun yaratıcılığını inşa ederken, sabitlik ve yerleşme kavramlarının yapı sökümünü

BİLİNÇSİZ BİR YENİDEN ÜRETİMİN MEKANI OLARAK YERSİZ İNSAN

“Yersizleşme ve Homi Bhabha Okuması Üzerine” Bhabha ‘The World and the Home’ adlı metninde, özetle, sömürgecilik sonrası kültürel yer değiştirmenin yarattığı tarihsel ve kültürel melezlikten bahseder. Yersizleşmiş bireyde arada olma durumunun yaratıcılığını inşa ederken, sabitlik ve yerleşme kavramlarının yapı sökümünü

KÜLTÜR ENDÜSTRİSİNİN İÇİNDEKİ TOPLUMSAL SANAT-ÜRETCİ BİREY

“Kültür Endüstrisi ve Adorno Okuması Üzerine” Endüstriyel yeniden üretim çağında sanat yapıtı da nesneler gibi yeniden üretilerek çoğaltılmakta, güncellenmekte, bu sırada geleneğinden koparılmaktadır. Geleneğinden koparılan ve kült değeri sarsılan sanat yapıtı, Benjamin’in ifadesiyle halesini yitirmiş ve ‘şeyleşmiştir’. Kültürün dönüşümünden bahsedilirken

KÜLTÜR ENDÜSTRİSİNİN İÇİNDEKİ TOPLUMSAL SANAT-ÜRETCİ BİREY

“Kültür Endüstrisi ve Adorno Okuması Üzerine” Endüstriyel yeniden üretim çağında sanat yapıtı da nesneler gibi yeniden üretilerek çoğaltılmakta, güncellenmekte, bu sırada geleneğinden koparılmaktadır. Geleneğinden koparılan ve kült değeri sarsılan sanat yapıtı, Benjamin’in ifadesiyle halesini yitirmiş ve ‘şeyleşmiştir’. Kültürün dönüşümünden bahsedilirken

PRAGMATİZM VE ELEŞTİRİ

Mark Linder’in Architectural Theory is No Discipline adlı metninde, mimari teori ve pratik arasındaki ayrım/ilişki tartışılmıştır. Bu teori ve pratik meselesi de pragmatik görüşle birlikte okunmaya çalışlımışır. Pragmatizm ana fikir olarak teori ve pratik arasındaki ayrımın gerekli ve mümkün olmadığını

PRAGMATİZM VE ELEŞTİRİ

Mark Linder’in Architectural Theory is No Discipline adlı metninde, mimari teori ve pratik arasındaki ayrım/ilişki tartışılmıştır. Bu teori ve pratik meselesi de pragmatik görüşle birlikte okunmaya çalışlımışır. Pragmatizm ana fikir olarak teori ve pratik arasındaki ayrımın gerekli ve mümkün olmadığını