Posts Tagged: Mektup

Jeremy Till’e Mektup-Architecture Depends Üzerine

Jeremy Till’e, Architecture Depends kitabınızı lisansüstü eğitimimin ilk yılında, bir yandan da bir mimarlık okulunda asistan olarak çalışmaya başladığım dolayısıyla mimarlık eğitimi, teori ve pratik üzerine düşüncelerimin yoğunlaştığı bir dönemde okudum. Mimarlık okulundan itibaren belleğinizde yer eden mimarlık fikrini oldukça

Jeremy Till’e Mektup-Architecture Depends Üzerine

Jeremy Till’e, Architecture Depends kitabınızı lisansüstü eğitimimin ilk yılında, bir yandan da bir mimarlık okulunda asistan olarak çalışmaya başladığım dolayısıyla mimarlık eğitimi, teori ve pratik üzerine düşüncelerimin yoğunlaştığı bir dönemde okudum. Mimarlık okulundan itibaren belleğinizde yer eden mimarlık fikrini oldukça

rem koolhaas’a

Rem Koolhaas’a   Merhaba, Sizden çok farklı bir coğrafyada benim için bir miktar da uzak bir zamansallıkta kaleme almış olduğunuz delirious new york sonrası zihnimde oluşan şehirler ve fantazyalar hakkında kaleme alma ihtiyacı hissettiğim birkaç sözü içeriyor bu mektup. Coney

rem koolhaas’a

Rem Koolhaas’a   Merhaba, Sizden çok farklı bir coğrafyada benim için bir miktar da uzak bir zamansallıkta kaleme almış olduğunuz delirious new york sonrası zihnimde oluşan şehirler ve fantazyalar hakkında kaleme alma ihtiyacı hissettiğim birkaç sözü içeriyor bu mektup. Coney

feride çiçekoğlu’na mektup

Feride Hanım merhaba,   Kitabınızı çok önceden bir hocamın tavsiyesi üzerine alıp kapağındaki fotografın, yakın ve uzak hallerin bir araya gelişi ve onun kendine has naifliği beni oldukça etkilemiş bir türlü okumaya fırsat yaratamayışıma üzülüp durmuştum. Sonunda okuyabildim! Ve bu

feride çiçekoğlu’na mektup

Feride Hanım merhaba,   Kitabınızı çok önceden bir hocamın tavsiyesi üzerine alıp kapağındaki fotografın, yakın ve uzak hallerin bir araya gelişi ve onun kendine has naifliği beni oldukça etkilemiş bir türlü okumaya fırsat yaratamayışıma üzülüp durmuştum. Sonunda okuyabildim! Ve bu

‘Flesh’, Diller ve Scofidio’ya

Sevgili Diller ve Scofidio, Mimari tasarım bölümünde yüksek lisans öğrencisi olarak mimarlığa, beden(ler), hareketleri ve hareket halinde olma durumunun mekan kurgusundaki açılımlarını merak ederek yaklaşıyorum.19 yıl önce yazdığınız ‘Flesh’ kitabınızda mimarlığı, okuyucuyu karşı karşıya bıraktığınız kavramlarla ele alışınız ve bedenin

‘Flesh’, Diller ve Scofidio’ya

Sevgili Diller ve Scofidio, Mimari tasarım bölümünde yüksek lisans öğrencisi olarak mimarlığa, beden(ler), hareketleri ve hareket halinde olma durumunun mekan kurgusundaki açılımlarını merak ederek yaklaşıyorum.19 yıl önce yazdığınız ‘Flesh’ kitabınızda mimarlığı, okuyucuyu karşı karşıya bıraktığınız kavramlarla ele alışınız ve bedenin

Bernard Tschumi’ye Mektup

Sevgili Tschumi, Sizinle yazılarınız üzerinden kurduğumuz tanışıklığımız, sinema ve mimarlık arakesiti üzerine düşünmeye başladığım zamanlara denk geliyor. “Eylem olmadan mimarlık olmaz” düsturu doğrultusunda kurmuş olduğunuz “olay mimarlığı” ve bu çerçevede anlamlandırdığınız mimarlık yaklaşımınız ile mekan temsili üretimlerinde sinematografik yöntemlere başvurmanız,

Bernard Tschumi’ye Mektup

Sevgili Tschumi, Sizinle yazılarınız üzerinden kurduğumuz tanışıklığımız, sinema ve mimarlık arakesiti üzerine düşünmeye başladığım zamanlara denk geliyor. “Eylem olmadan mimarlık olmaz” düsturu doğrultusunda kurmuş olduğunuz “olay mimarlığı” ve bu çerçevede anlamlandırdığınız mimarlık yaklaşımınız ile mekan temsili üretimlerinde sinematografik yöntemlere başvurmanız,

Stavros Stavrides’e mektup

                                                                                                     Merve Çiltaş                                                                               

Stavros Stavrides’e mektup

                                                                                                     Merve Çiltaş                                                                               

Mark Gottdiener’e Mektup

     Mark Gottdiener, sizi saygılarımla selamlıyorum. Tanışmamıza vesile olan ’’Postmodern Göstergeler’’ isimli kitabınızı okuyorum. Kitabınız, beni içine alıp sayfaları merakla çevirmemi sağlamakta. Ayrıca mesleğimin bakış açısına katkıda bulunduğunuz için size öncelikli olarak teşekkürlerimi sunuyorum. Kitabınızın ilk bölümünde, yapısalcılığın terk

Mark Gottdiener’e Mektup

     Mark Gottdiener, sizi saygılarımla selamlıyorum. Tanışmamıza vesile olan ’’Postmodern Göstergeler’’ isimli kitabınızı okuyorum. Kitabınız, beni içine alıp sayfaları merakla çevirmemi sağlamakta. Ayrıca mesleğimin bakış açısına katkıda bulunduğunuz için size öncelikli olarak teşekkürlerimi sunuyorum. Kitabınızın ilk bölümünde, yapısalcılığın terk

Bernard Tschumi’ye Mektup

                                                                            İstanbul, 8 Mart 2019 Sevgili Bernard Tschumi, Seninle ilk tanışmam lisans eğitimimin ilk yıllarında, popüler bir kanal olan archdaily internet sitesi üzerinden olmuştu. Ne yazık ki çoğunlukla görsel olarak incelediğim projelerin, genç bir mimar olarak söyleyebilirim ki, beni oldukça

Bernard Tschumi’ye Mektup

                                                                            İstanbul, 8 Mart 2019 Sevgili Bernard Tschumi, Seninle ilk tanışmam lisans eğitimimin ilk yıllarında, popüler bir kanal olan archdaily internet sitesi üzerinden olmuştu. Ne yazık ki çoğunlukla görsel olarak incelediğim projelerin, genç bir mimar olarak söyleyebilirim ki, beni oldukça

Uğur Tanyeli’ye Mektup ve “Yıkarak Yapmak”

Merhaba hocam, Öncelikle bu kitabı özenle kaleme aldığınız için size teşekkür ederim. Son dönemlerde üzerine sıklıkla konuşmak, tartışmak ve okumak istediğimiz konulara dair bir derleme görmenin birçoğumuzu sevindirdiğini ve bunları bir kez daha kitapta anlatılanlar üzerinden masaya yatırmanın faydalı olacağını

Uğur Tanyeli’ye Mektup ve “Yıkarak Yapmak”

Merhaba hocam, Öncelikle bu kitabı özenle kaleme aldığınız için size teşekkür ederim. Son dönemlerde üzerine sıklıkla konuşmak, tartışmak ve okumak istediğimiz konulara dair bir derleme görmenin birçoğumuzu sevindirdiğini ve bunları bir kez daha kitapta anlatılanlar üzerinden masaya yatırmanın faydalı olacağını

K. Michael Hays’a Mektup

Sevgili Hays, Mimarlık kuramı üzerine çalışmaya başladığımdan beri yazılarınızı sıklıkla takip etmekteydim ancak “Mimarlığın Arzusu_ Geç Avangardı Okumak” isimli kitabınız nedendir bilinmez uzun zamandır kitaplığımda okunacaklar arasında beklemekteydi. Bugünlerde mimarlık eleştiri üzerine düşünürken, kitabınızı okumanın vaktinin geldiğini düşündüm. Kitapta 70’lerden

K. Michael Hays’a Mektup

Sevgili Hays, Mimarlık kuramı üzerine çalışmaya başladığımdan beri yazılarınızı sıklıkla takip etmekteydim ancak “Mimarlığın Arzusu_ Geç Avangardı Okumak” isimli kitabınız nedendir bilinmez uzun zamandır kitaplığımda okunacaklar arasında beklemekteydi. Bugünlerde mimarlık eleştiri üzerine düşünürken, kitabınızı okumanın vaktinin geldiğini düşündüm. Kitapta 70’lerden

Pier Vittorio Aureli’ye Mektup

Sevgili Pier Vittorio Aureli, ‘Az Yeterlidir: Mimarlık ve Asketizm Üzerine’ (orijinal adı ile Less is Enough: On Architecture and Asceticism) adlı kitabınızı okumamın üzerinden iki sene geçti. Minimalist tasarımın çok uzun zamanlar mottosu olan ‘Az çoktur’ ile ilişkilendirdiğim kitabın kapağı

Pier Vittorio Aureli’ye Mektup

Sevgili Pier Vittorio Aureli, ‘Az Yeterlidir: Mimarlık ve Asketizm Üzerine’ (orijinal adı ile Less is Enough: On Architecture and Asceticism) adlı kitabınızı okumamın üzerinden iki sene geçti. Minimalist tasarımın çok uzun zamanlar mottosu olan ‘Az çoktur’ ile ilişkilendirdiğim kitabın kapağı

Hilde Heynen’e Mektuplar

Sevgili Hilde, “Bugün güzelliğin, çelişkileri çözümleyen bir eserin derinliği olmak dışında hiçbir ölçütü olamaz. Bir eserin çelişkilerin üstesinden, onları örtbas ederek değil, peşine düşerek, yarıp geçerek gelmesi gerekir.” Theodor W. Adorno, 1965 Adorno’nun bu alıntısıyla başladığın ve 1999 yılında yayınlanan

Hilde Heynen’e Mektuplar

Sevgili Hilde, “Bugün güzelliğin, çelişkileri çözümleyen bir eserin derinliği olmak dışında hiçbir ölçütü olamaz. Bir eserin çelişkilerin üstesinden, onları örtbas ederek değil, peşine düşerek, yarıp geçerek gelmesi gerekir.” Theodor W. Adorno, 1965 Adorno’nun bu alıntısıyla başladığın ve 1999 yılında yayınlanan