Author Archives: aysegultaskin

Modern Dünyada Bireyin Mahremiyeti ve Kamusallık İlişkisi Üzerine: Adolf Loos ve Le Corbusier Üzerinden Değerlendirme

  “Modernlikle birlikte mimari üretim sokaklardan fotoğraflara, filmlere, basılı yayınlara ve sergilere kaydı. Bu kaymaya paralel olarak duvarlardan ziyade imgelerle tanımlanan yeni bir mekan kavrayışı ortaya çıktı. Modernlik böylece mahrem olanın kamusallığı haline geldi. Modern mimarlık, mahrem ile kamusal arasındaki

Modern Dünyada Bireyin Mahremiyeti ve Kamusallık İlişkisi Üzerine: Adolf Loos ve Le Corbusier Üzerinden Değerlendirme

  “Modernlikle birlikte mimari üretim sokaklardan fotoğraflara, filmlere, basılı yayınlara ve sergilere kaydı. Bu kaymaya paralel olarak duvarlardan ziyade imgelerle tanımlanan yeni bir mekan kavrayışı ortaya çıktı. Modernlik böylece mahrem olanın kamusallığı haline geldi. Modern mimarlık, mahrem ile kamusal arasındaki

kop[ama]mak!

theodor  w. adorno “sahicilik jargonu” üzerinden taksim topçu kışlası gündemine bakış geçmişe tutunmak, bir türlü oradan kopamamak, tarihe/tarihsel olana öykünmek.. taksim meydanının sınırlarında tam da gezi parkının olduğu yerde eskiden var olduğu gibi(!) topçu kışlaşını yeniden üretme çabasının ardındakileri eşeleyince

kop[ama]mak!

theodor  w. adorno “sahicilik jargonu” üzerinden taksim topçu kışlası gündemine bakış geçmişe tutunmak, bir türlü oradan kopamamak, tarihe/tarihsel olana öykünmek.. taksim meydanının sınırlarında tam da gezi parkının olduğu yerde eskiden var olduğu gibi(!) topçu kışlaşını yeniden üretme çabasının ardındakileri eşeleyince

re-translate

“translated by”.. tercüme edilen.. sergiyi anlayabilmek için önce ilgi çekici ismi üzerine düşünmek gerekiyor. “tercüme” ifadesini karşılayan “çeviri” çıkıyor karşımıza biraz düşünmeye başlayınca. peki sergide anlatılmak istenen neyin “çeviri”si? ya da neyin çevirisi yapılabilir? binaya girdiğinizde elinize bir kulaklık ve

re-translate

“translated by”.. tercüme edilen.. sergiyi anlayabilmek için önce ilgi çekici ismi üzerine düşünmek gerekiyor. “tercüme” ifadesini karşılayan “çeviri” çıkıyor karşımıza biraz düşünmeye başlayınca. peki sergide anlatılmak istenen neyin “çeviri”si? ya da neyin çevirisi yapılabilir? binaya girdiğinizde elinize bir kulaklık ve

az]!]

Yalın. Sade. Lineer. Uyum. Ahenk. Kesişim. Paralel. Dik. Mininmum. Hareket. Derinlik… çağrışım; imajın zihin bulanıklığı içerisinden çekip çıkardıkları. Az olmak, “az” olanla “çok” olanı anlatmak, bunu anlatmaya çabalamak.. çok olanın özünü bulup içinden çıkarmak, çıkarmaya çabalamak.. yalın olmak.. bazen basit

az]!]

Yalın. Sade. Lineer. Uyum. Ahenk. Kesişim. Paralel. Dik. Mininmum. Hareket. Derinlik… çağrışım; imajın zihin bulanıklığı içerisinden çekip çıkardıkları. Az olmak, “az” olanla “çok” olanı anlatmak, bunu anlatmaya çabalamak.. çok olanın özünü bulup içinden çıkarmak, çıkarmaya çabalamak.. yalın olmak.. bazen basit

zihin bulanıklığı içinde.. “aynılaşma”

kant.. klasik alman felsefesi.. dışavurumculuk-opera ilişkisi.. hans cornelius.. frankfurt!.. freud.. “okul” baglamında idoloji üretmek.. akım/gelenek.. marksist yaklaşım.. aydınlanma.. aydınlanmanın diyalektiği.. marcuse.. horkheimer.. habermas.. benjamin.. “yanlış yaşam, dogru yaşanamaz.” ?!.. idealizm-materyalizm.. özne-nesne ilişkisi.. açık uçlu diyalektik.. negatif diyalektik.. sentez >> özdeşlik..

zihin bulanıklığı içinde.. “aynılaşma”

kant.. klasik alman felsefesi.. dışavurumculuk-opera ilişkisi.. hans cornelius.. frankfurt!.. freud.. “okul” baglamında idoloji üretmek.. akım/gelenek.. marksist yaklaşım.. aydınlanma.. aydınlanmanın diyalektiği.. marcuse.. horkheimer.. habermas.. benjamin.. “yanlış yaşam, dogru yaşanamaz.” ?!.. idealizm-materyalizm.. özne-nesne ilişkisi.. açık uçlu diyalektik.. negatif diyalektik.. sentez >> özdeşlik..

fikir doğumu üzerine

sorgulamak ögretilmedi bize, hep kabullerle basladık işe. aile içi eğitimimizde başladı belki de bu. belki de bu yüzden kolayca terk edemiyoruz bu kötü alışkanlığımızı. ya da belki de bu yüzden iyice zorlaşıyor tekrardan sorgulamanın ne demek oldugunu ögrenmek. cogu zaman

fikir doğumu üzerine

sorgulamak ögretilmedi bize, hep kabullerle basladık işe. aile içi eğitimimizde başladı belki de bu. belki de bu yüzden kolayca terk edemiyoruz bu kötü alışkanlığımızı. ya da belki de bu yüzden iyice zorlaşıyor tekrardan sorgulamanın ne demek oldugunu ögrenmek. cogu zaman

//düş.düşünce.dil.anlam

varolabilme gereği/ gerekçesi düş-ünmek? düş-lemek?..etimolojik olarak aynı kökten mi türetilmiştir bu iki kelime? belki de değildir. ancak fikir olarak orjinlerinin aynı oldugu yadsınamaz. düşünmenin temelinde düş kurabilmek/ düşlemek yetisi vardır. insan düşlediği kadar düşünebilir ya da düşünebildiği kadar düşleyebilir. ikisi

//düş.düşünce.dil.anlam

varolabilme gereği/ gerekçesi düş-ünmek? düş-lemek?..etimolojik olarak aynı kökten mi türetilmiştir bu iki kelime? belki de değildir. ancak fikir olarak orjinlerinin aynı oldugu yadsınamaz. düşünmenin temelinde düş kurabilmek/ düşlemek yetisi vardır. insan düşlediği kadar düşünebilir ya da düşünebildiği kadar düşleyebilir. ikisi