Author Archives: certen

Gerçek ile Kurgunun birbiri içinde Erimişliği ve Rüya Vitrinler: Masumiyet Müzesi

(Görsel 1. Fotoğraf: Refik Anadol, “Objelerin Masumiyeti” Kitabından, 2012)   Masumiyet Müzesi’nin girişinde bulunan Müze’nin tanıtım broşürü, prestijli bir gazetenin ismiyle imzalanmış, kısa ve övgülü bir yorumla,  çok satanlar listesinde kendine yer bulmayı amaçlayan yeni piyasaya çıkmış kitabın arka kapağını

Gerçek ile Kurgunun birbiri içinde Erimişliği ve Rüya Vitrinler: Masumiyet Müzesi

(Görsel 1. Fotoğraf: Refik Anadol, “Objelerin Masumiyeti” Kitabından, 2012)   Masumiyet Müzesi’nin girişinde bulunan Müze’nin tanıtım broşürü, prestijli bir gazetenin ismiyle imzalanmış, kısa ve övgülü bir yorumla,  çok satanlar listesinde kendine yer bulmayı amaçlayan yeni piyasaya çıkmış kitabın arka kapağını

Heterotopya Olarak Müze ve Modernite-2, Canan Erten

Görsel 1. Giuseppe Maria Mitelli’nin Cage of fools (1684) ve Mies van der Rohe’nin Berlin’deki yeni Ulusal Galeri Binası Kolajı   Foucault’ya göre, her yüzyılın kendine özgü bir takıntısı (obsesyonu) vardır. 19.y.y.’ın büyük takıntısı ise tarihtir (Foucault,1986). Bunu söylerken, tarihin insan eliyle

Heterotopya Olarak Müze ve Modernite-2, Canan Erten

Görsel 1. Giuseppe Maria Mitelli’nin Cage of fools (1684) ve Mies van der Rohe’nin Berlin’deki yeni Ulusal Galeri Binası Kolajı   Foucault’ya göre, her yüzyılın kendine özgü bir takıntısı (obsesyonu) vardır. 19.y.y.’ın büyük takıntısı ise tarihtir (Foucault,1986). Bunu söylerken, tarihin insan eliyle

Heterotopya Olarak Müze ve Modernite, Canan Erten

Görsel 1. Giuseppe Maria Mitelli’nin Cage of fools (1684) ve Mies van der Rohe’nin Berlin’deki yeni Ulusal Galeri Binası   Foucault’ya göre, her yüzyılın kendine özgü bir takıntısı (obsesyonu) vardır. 19.y.y.’ın büyük takıntısı ise tarihtir. Bunu söylerken, tarihin insan eliyle

Heterotopya Olarak Müze ve Modernite, Canan Erten

Görsel 1. Giuseppe Maria Mitelli’nin Cage of fools (1684) ve Mies van der Rohe’nin Berlin’deki yeni Ulusal Galeri Binası   Foucault’ya göre, her yüzyılın kendine özgü bir takıntısı (obsesyonu) vardır. 19.y.y.’ın büyük takıntısı ise tarihtir. Bunu söylerken, tarihin insan eliyle