Author Archives: volkantaskin

Son Ev

Modern mimarlığın açmazlarından birisidir ev. Heynen (1999), evin, modern sanatın ve düşünce sisteminin bütün soyutlamalarına rağmen, mimarlar için hala “güvenli, huzurlu” bir mekan olarak görülmek istemesini, modern mimarlıktaki en önemli ikilemlerden biri olarak görür. Adorno, “bildiğimiz anlamda ev (barınma” sona

Son Ev

Modern mimarlığın açmazlarından birisidir ev. Heynen (1999), evin, modern sanatın ve düşünce sisteminin bütün soyutlamalarına rağmen, mimarlar için hala “güvenli, huzurlu” bir mekan olarak görülmek istemesini, modern mimarlıktaki en önemli ikilemlerden biri olarak görür. Adorno, “bildiğimiz anlamda ev (barınma” sona

Parallax View : Kabuk ve Cephe

“Yabancılaşmanın ve metalaşmanın kol gezdiği bir toplumda yaşıyorsak eğer, mimarinin yapması gereken şey nedir? Bizi huzursuz ederek, şaşkına çevirip, dehşete düşürerek yabancılaşmanın farkına varmamızı mı sağlamalı, yoksa hakikati yok eden güzel bir hayat yanılsaması mı sağlamalıdır?”   Zizek’in sorusu düşünmeye

Parallax View : Kabuk ve Cephe

“Yabancılaşmanın ve metalaşmanın kol gezdiği bir toplumda yaşıyorsak eğer, mimarinin yapması gereken şey nedir? Bizi huzursuz ederek, şaşkına çevirip, dehşete düşürerek yabancılaşmanın farkına varmamızı mı sağlamalı, yoksa hakikati yok eden güzel bir hayat yanılsaması mı sağlamalıdır?”   Zizek’in sorusu düşünmeye

Merkezini Yitiren Mimarlık Dünyasında Türkiye İçin Zamansız Bir Öncü : Turgut Cansever / Volkan Taşkın / 502111136

Özet : Mimarlık ortamındaki değişimler, Türkiye gibi geçmişte periferi olarak tanımlanmış ülkelerin gittkçe bağımsız bir kültür üretim alanı olmalarını sağlarken, mimarlık alanındaki aktörlerin de “birey” olarak kendi konumlarını yeniden gözden geçirmelerini gerektirmektedir. Bu bağlamda, ülkedeki mimarlık aktörlerine rol modeli olabilmesi

Merkezini Yitiren Mimarlık Dünyasında Türkiye İçin Zamansız Bir Öncü : Turgut Cansever / Volkan Taşkın / 502111136

Özet : Mimarlık ortamındaki değişimler, Türkiye gibi geçmişte periferi olarak tanımlanmış ülkelerin gittkçe bağımsız bir kültür üretim alanı olmalarını sağlarken, mimarlık alanındaki aktörlerin de “birey” olarak kendi konumlarını yeniden gözden geçirmelerini gerektirmektedir. Bu bağlamda, ülkedeki mimarlık aktörlerine rol modeli olabilmesi

modernizm, küreselleşme

Kafayı açan kitaplar arasında John Hobson’ın “Batı Medeniyetinin Doğulu Kökenleri” kitabını ilk sıraya koyarım, zira bize ilkokuldan beri öğretilen “batılılar bizim pusulamızı, cebirimizi, barutumuz aldı ve bize karşı kullandılar” argümanının ötesine geçip, 10.-19. yy. arasında gerçekten neler olup bittiğini yalın

modernizm, küreselleşme

Kafayı açan kitaplar arasında John Hobson’ın “Batı Medeniyetinin Doğulu Kökenleri” kitabını ilk sıraya koyarım, zira bize ilkokuldan beri öğretilen “batılılar bizim pusulamızı, cebirimizi, barutumuz aldı ve bize karşı kullandılar” argümanının ötesine geçip, 10.-19. yy. arasında gerçekten neler olup bittiğini yalın

Modernite’nin Taksimi : Jargon Savaşları

  İstanbul’un tarihinde 1923-1950 arası dönemin özel bir yeri vardır. Tarih boyunca, ilk (ve belki de son kez) İstanbul bulunduğu bölgenin merkezi olma pozisyonunu başka bir kente kaptırmıştır. Yeni Cumhuriyet’in yeni kenti Ankara, bu süreçte mimarlık ve şehircilik bağlamlarında çağın

Modernite’nin Taksimi : Jargon Savaşları

  İstanbul’un tarihinde 1923-1950 arası dönemin özel bir yeri vardır. Tarih boyunca, ilk (ve belki de son kez) İstanbul bulunduğu bölgenin merkezi olma pozisyonunu başka bir kente kaptırmıştır. Yeni Cumhuriyet’in yeni kenti Ankara, bu süreçte mimarlık ve şehircilik bağlamlarında çağın

Sözlerle Boyamak

SALT’taki sergide kentler var ama sadece duyduğumuz kadarıyla… Görsel hiç bir şey yok o kentleri anlatan sadece bir ses bize uzaktan gelen bir gezgin gibi kenti anlatıyor. Bazıları gerçek kentler bile değiller, (Metaverse) aslında kulaktan dolma bir hikayenin öznesi olunca

Sözlerle Boyamak

SALT’taki sergide kentler var ama sadece duyduğumuz kadarıyla… Görsel hiç bir şey yok o kentleri anlatan sadece bir ses bize uzaktan gelen bir gezgin gibi kenti anlatıyor. Bazıları gerçek kentler bile değiller, (Metaverse) aslında kulaktan dolma bir hikayenin öznesi olunca

Kime El Sallıyorlar

Geçmişten bir an, hiç kullanmamış olsak da kollektif görsel belleğimize kazınmış bir elveda sahnesi. Transatlantik gemileriyle iki kıta arasında yolcu taşınması bugün önemini yitirmiş, gemi yolculukları da tatil köylerinin yüzer hali olan “cruise” gemiciliğine doğru evrilmiş olsa da, sadece bir

Kime El Sallıyorlar

Geçmişten bir an, hiç kullanmamış olsak da kollektif görsel belleğimize kazınmış bir elveda sahnesi. Transatlantik gemileriyle iki kıta arasında yolcu taşınması bugün önemini yitirmiş, gemi yolculukları da tatil köylerinin yüzer hali olan “cruise” gemiciliğine doğru evrilmiş olsa da, sadece bir

Kültür Endüstrisi, Aura ve Büyü

Çizgi roman yazarı Alan Moore, sanatın büyü olduğuna inanır. Dahası, sanatçı da büyücünün ta kendisidir. Büyü yapmak aslen, karşısındakinin bilincini ve algısını değiştirmektir. Sözlerin (spell) bu bağlamda salt mecazi olarak değil gerçekten de büyü (spell) olduğuna inanır. Sanatın ve ötesinde

Kültür Endüstrisi, Aura ve Büyü

Çizgi roman yazarı Alan Moore, sanatın büyü olduğuna inanır. Dahası, sanatçı da büyücünün ta kendisidir. Büyü yapmak aslen, karşısındakinin bilincini ve algısını değiştirmektir. Sözlerin (spell) bu bağlamda salt mecazi olarak değil gerçekten de büyü (spell) olduğuna inanır. Sanatın ve ötesinde

KENT 2.0 VE ŞİDDETİN MİMARLIĞI

Kentleşmenin gerçek yüzyılı şu anda içinde bulunduğumuz 21. yy olacak gibi. Bu bir bakıma, Morales’in ifadesiyle mimari şiddetin de yüzyılı olacak. Daha önce tarihte hiç yapılmamış oranda yeni yapı, kent alanlarına yapılacak, kentler daha fazla “kırsal” alanı devşirip, zorla kendi

KENT 2.0 VE ŞİDDETİN MİMARLIĞI

Kentleşmenin gerçek yüzyılı şu anda içinde bulunduğumuz 21. yy olacak gibi. Bu bir bakıma, Morales’in ifadesiyle mimari şiddetin de yüzyılı olacak. Daha önce tarihte hiç yapılmamış oranda yeni yapı, kent alanlarına yapılacak, kentler daha fazla “kırsal” alanı devşirip, zorla kendi

KRİZİ BEKLERKEN… MİMARLIK KURAM VE ELEŞTİRİ

Mimarlığı eleştirmek ise başlıbaşına bir meslek eleştirisi. Bu açıdan bakıldığında herhangi bir mesleki dergide çıkan ilgili meslek eleştirilerinden ne farkı olabilir? Mesleğin mitleştirilmesinde -ki bu aslında her meslekte olan bir durum- ve uzmanlaşmanın getirdiği iletişim kopukluğunda her meslek sahibi kendi

KRİZİ BEKLERKEN… MİMARLIK KURAM VE ELEŞTİRİ

Mimarlığı eleştirmek ise başlıbaşına bir meslek eleştirisi. Bu açıdan bakıldığında herhangi bir mesleki dergide çıkan ilgili meslek eleştirilerinden ne farkı olabilir? Mesleğin mitleştirilmesinde -ki bu aslında her meslekte olan bir durum- ve uzmanlaşmanın getirdiği iletişim kopukluğunda her meslek sahibi kendi

Bir vazgeçiş ve eylem alanı olarak düşünce

Düşünce bir vazgeçişdir. İnsanın aklından geçenlere set çekmesi ve sonrasında öylesine birikenler arasından kendince bir düzen kurgulaması düşüncenin temelindeki sıkıntıdır. Bilinci akış haline bırakınca varoluşsal sıkıntılara, oradan karşısında gördüğü objenin rengine, açlığına, tokluğuna, arzularına ya da duyularına takılanlara düzensizce hareket

Bir vazgeçiş ve eylem alanı olarak düşünce

Düşünce bir vazgeçişdir. İnsanın aklından geçenlere set çekmesi ve sonrasında öylesine birikenler arasından kendince bir düzen kurgulaması düşüncenin temelindeki sıkıntıdır. Bilinci akış haline bırakınca varoluşsal sıkıntılara, oradan karşısında gördüğü objenin rengine, açlığına, tokluğuna, arzularına ya da duyularına takılanlara düzensizce hareket