Author Archives: busrakara485

Kim Dovey’e Mektup

Sevgili Kim Dovey, Bu mektubu, Becoming Places adlı kitabınız hakkında birkaç şey söylemek, yerin (place) anlamına, algısına ve duygusuna ilişkin sorduğunuz sorulara yenilerini eklemek ve kitabınızı okumamla birlikte önümde açılan bu yeni sorgulama alanı için teşekkür etmek amacıyla yazıyorum. Söyleyeceğim

Kim Dovey’e Mektup

Sevgili Kim Dovey, Bu mektubu, Becoming Places adlı kitabınız hakkında birkaç şey söylemek, yerin (place) anlamına, algısına ve duygusuna ilişkin sorduğunuz sorulara yenilerini eklemek ve kitabınızı okumamla birlikte önümde açılan bu yeni sorgulama alanı için teşekkür etmek amacıyla yazıyorum. Söyleyeceğim

Gördüğünü Tamamlamak: İstanbul Deniz Müzesi

Müzenin içinde, sahil kıyısına paralel olarak yürürken, manzarayı çerceveleyerek dışarıdaki manzarayı iç mekana taşıyan saydamlık oldukça baskın. Hep daha fazlasını görmek istenci yaratan bakışı sınırlayan, ters ışıktan dolayı kısmi olarak algılanan objelerin aslında sergilenen içerik olması ve bu haliyle görünümü

Gördüğünü Tamamlamak: İstanbul Deniz Müzesi

Müzenin içinde, sahil kıyısına paralel olarak yürürken, manzarayı çerceveleyerek dışarıdaki manzarayı iç mekana taşıyan saydamlık oldukça baskın. Hep daha fazlasını görmek istenci yaratan bakışı sınırlayan, ters ışıktan dolayı kısmi olarak algılanan objelerin aslında sergilenen içerik olması ve bu haliyle görünümü

Çerçevelenmiş Bakışın İnisiyatifi: Sydney Opera House

Yapı, gökyüzü ile yeryüzü, su ile kara ikilikleri arası çizdiği koordinat düzleminin sıfır noktasında yer almasıyla başrol niteliğini vurguluyor. Bunu destekler şekilde açı konusunda ısrarcı davranan kadraj, bakışı yönlendirerek görünümü dikte ediyor ve beraberinde yapıya bir hafiflik ve biriciklik iddiası

Çerçevelenmiş Bakışın İnisiyatifi: Sydney Opera House

Yapı, gökyüzü ile yeryüzü, su ile kara ikilikleri arası çizdiği koordinat düzleminin sıfır noktasında yer almasıyla başrol niteliğini vurguluyor. Bunu destekler şekilde açı konusunda ısrarcı davranan kadraj, bakışı yönlendirerek görünümü dikte ediyor ve beraberinde yapıya bir hafiflik ve biriciklik iddiası

Yazıyla Örülen Bellek: Divanyolu Kahveleri

  “Hikâyelerdi kendisini ayakta tutan. Bir körün el yordamıyla bulup tanıdığı nesneler gibi sezgileriyle bulup çıkardığı hikâyeler. Üç gündür şehirde yüzeylere burnunu sürte sürte dolaşırken işaretlerden bir hikâye kurabildiği için ayakta kalabilmişti. Çevresindeki insanların da hikâyeler yüzünden ayakta durabildiğinden hiç

Yazıyla Örülen Bellek: Divanyolu Kahveleri

  “Hikâyelerdi kendisini ayakta tutan. Bir körün el yordamıyla bulup tanıdığı nesneler gibi sezgileriyle bulup çıkardığı hikâyeler. Üç gündür şehirde yüzeylere burnunu sürte sürte dolaşırken işaretlerden bir hikâye kurabildiği için ayakta kalabilmişti. Çevresindeki insanların da hikâyeler yüzünden ayakta durabildiğinden hiç

“Hişt hişt!”

İstiklal’de bulunduğum yerden çıkıp meydana doğru biraz yürür, Meydana doğru yürürken, dersteki tartışmaların da etkisiyle, yaklaşık bir ay önce caddede yaşananları düşünüyorum ister istemez. 8 Mart üzerinden, yaşanan toplumsal olayların hafızada oluşturduğu yeni eşikleri sorguluyorum. Önce İstiklal Caddesi’ne girişi engellenen,

“Hişt hişt!”

İstiklal’de bulunduğum yerden çıkıp meydana doğru biraz yürür, Meydana doğru yürürken, dersteki tartışmaların da etkisiyle, yaklaşık bir ay önce caddede yaşananları düşünüyorum ister istemez. 8 Mart üzerinden, yaşanan toplumsal olayların hafızada oluşturduğu yeni eşikleri sorguluyorum. Önce İstiklal Caddesi’ne girişi engellenen,

Yaşama Alan Açmak: Büyük Beşiktaş Çarşısı

1985’te tamamlanan Büyük Beşiktaş Çarşısı, Sedat Gürel ve Radi Birol imzalı bir yapı. Tekil bir biçimde ele alındığında olduğundan daha zayıf bir tutum sergilerken kentsel bağlamına oturtulduğunda oluşturduğu eksik bir yapboz parçasını tamamlıyormuş hissi, yapıyı görünür özelliklerinin ötesindeki sosyal dinamikler

Yaşama Alan Açmak: Büyük Beşiktaş Çarşısı

1985’te tamamlanan Büyük Beşiktaş Çarşısı, Sedat Gürel ve Radi Birol imzalı bir yapı. Tekil bir biçimde ele alındığında olduğundan daha zayıf bir tutum sergilerken kentsel bağlamına oturtulduğunda oluşturduğu eksik bir yapboz parçasını tamamlıyormuş hissi, yapıyı görünür özelliklerinin ötesindeki sosyal dinamikler

Bernard Tschumi’ye Mektup

Sevgili Tschumi, Sizinle yazılarınız üzerinden kurduğumuz tanışıklığımız, sinema ve mimarlık arakesiti üzerine düşünmeye başladığım zamanlara denk geliyor. “Eylem olmadan mimarlık olmaz” düsturu doğrultusunda kurmuş olduğunuz “olay mimarlığı” ve bu çerçevede anlamlandırdığınız mimarlık yaklaşımınız ile mekan temsili üretimlerinde sinematografik yöntemlere başvurmanız,

Bernard Tschumi’ye Mektup

Sevgili Tschumi, Sizinle yazılarınız üzerinden kurduğumuz tanışıklığımız, sinema ve mimarlık arakesiti üzerine düşünmeye başladığım zamanlara denk geliyor. “Eylem olmadan mimarlık olmaz” düsturu doğrultusunda kurmuş olduğunuz “olay mimarlığı” ve bu çerçevede anlamlandırdığınız mimarlık yaklaşımınız ile mekan temsili üretimlerinde sinematografik yöntemlere başvurmanız,