Posts Tagged: adorno

Cezaevlerinde Yersizleşme ve Ev Olana Yabancılaşma Üzerine

ÇAĞIN SERGİN 502111106 Özet   Türkiye’deki cezaevleri ve mekansal etkilerinin bir sonucu olan mahkumlarda yersizleşme ve ev olana yabancılaşma üzerinden bakarak yapılan değerlendirme çalışmasıdır.  Ağırlıklı olarak ele alınan konu; özellikle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan ve uzun süreler cezaevlerinde yaşamak

Cezaevlerinde Yersizleşme ve Ev Olana Yabancılaşma Üzerine

ÇAĞIN SERGİN 502111106 Özet   Türkiye’deki cezaevleri ve mekansal etkilerinin bir sonucu olan mahkumlarda yersizleşme ve ev olana yabancılaşma üzerinden bakarak yapılan değerlendirme çalışmasıdır.  Ağırlıklı olarak ele alınan konu; özellikle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan ve uzun süreler cezaevlerinde yaşamak

kop[ama]mak!

theodor  w. adorno “sahicilik jargonu” üzerinden taksim topçu kışlası gündemine bakış geçmişe tutunmak, bir türlü oradan kopamamak, tarihe/tarihsel olana öykünmek.. taksim meydanının sınırlarında tam da gezi parkının olduğu yerde eskiden var olduğu gibi(!) topçu kışlaşını yeniden üretme çabasının ardındakileri eşeleyince

kop[ama]mak!

theodor  w. adorno “sahicilik jargonu” üzerinden taksim topçu kışlası gündemine bakış geçmişe tutunmak, bir türlü oradan kopamamak, tarihe/tarihsel olana öykünmek.. taksim meydanının sınırlarında tam da gezi parkının olduğu yerde eskiden var olduğu gibi(!) topçu kışlaşını yeniden üretme çabasının ardındakileri eşeleyince

Kültür Endüstrisi, Aura ve Büyü

Çizgi roman yazarı Alan Moore, sanatın büyü olduğuna inanır. Dahası, sanatçı da büyücünün ta kendisidir. Büyü yapmak aslen, karşısındakinin bilincini ve algısını değiştirmektir. Sözlerin (spell) bu bağlamda salt mecazi olarak değil gerçekten de büyü (spell) olduğuna inanır. Sanatın ve ötesinde

Kültür Endüstrisi, Aura ve Büyü

Çizgi roman yazarı Alan Moore, sanatın büyü olduğuna inanır. Dahası, sanatçı da büyücünün ta kendisidir. Büyü yapmak aslen, karşısındakinin bilincini ve algısını değiştirmektir. Sözlerin (spell) bu bağlamda salt mecazi olarak değil gerçekten de büyü (spell) olduğuna inanır. Sanatın ve ötesinde

Yeniden Üretim ve Erişilebilir Olmak

-Adorno ve Benjamin çapraz okuması üzerinden Kültür Endüstrisi- Adorno ve Horkheimer, kapitalizm ve seri üretim çağının kavramlarını tartışırken Aydınlanma’nın yarattığı tümel, evrensel aklın da bireyi sürekli olarak yeniden üreten bir olgu olduğunu söyleyerek Kültür Endüstrisi kavramını ortaya atmışlardır. Yere ve

Yeniden Üretim ve Erişilebilir Olmak

-Adorno ve Benjamin çapraz okuması üzerinden Kültür Endüstrisi- Adorno ve Horkheimer, kapitalizm ve seri üretim çağının kavramlarını tartışırken Aydınlanma’nın yarattığı tümel, evrensel aklın da bireyi sürekli olarak yeniden üreten bir olgu olduğunu söyleyerek Kültür Endüstrisi kavramını ortaya atmışlardır. Yere ve

zihin bulanıklığı içinde.. “aynılaşma”

kant.. klasik alman felsefesi.. dışavurumculuk-opera ilişkisi.. hans cornelius.. frankfurt!.. freud.. “okul” baglamında idoloji üretmek.. akım/gelenek.. marksist yaklaşım.. aydınlanma.. aydınlanmanın diyalektiği.. marcuse.. horkheimer.. habermas.. benjamin.. “yanlış yaşam, dogru yaşanamaz.” ?!.. idealizm-materyalizm.. özne-nesne ilişkisi.. açık uçlu diyalektik.. negatif diyalektik.. sentez >> özdeşlik..

zihin bulanıklığı içinde.. “aynılaşma”

kant.. klasik alman felsefesi.. dışavurumculuk-opera ilişkisi.. hans cornelius.. frankfurt!.. freud.. “okul” baglamında idoloji üretmek.. akım/gelenek.. marksist yaklaşım.. aydınlanma.. aydınlanmanın diyalektiği.. marcuse.. horkheimer.. habermas.. benjamin.. “yanlış yaşam, dogru yaşanamaz.” ?!.. idealizm-materyalizm.. özne-nesne ilişkisi.. açık uçlu diyalektik.. negatif diyalektik.. sentez >> özdeşlik..

ÖZEL EFEKTLERİ KALDIRIN

Akıl diye bir şey keşfettik daha doğrusu uydurduk. Akılcı olmaya çalıştık. Ve olduk ama bütün akıllar birdik, aynıydık… Oysa keşfimizden önce hayallerimiz vardı. Her şeyin belli kuralları, kalıpları olmayan bir dünyamız vardı. Hayal dünyamızı bir kenara attık ve akıl dünyamızın

ÖZEL EFEKTLERİ KALDIRIN

Akıl diye bir şey keşfettik daha doğrusu uydurduk. Akılcı olmaya çalıştık. Ve olduk ama bütün akıllar birdik, aynıydık… Oysa keşfimizden önce hayallerimiz vardı. Her şeyin belli kuralları, kalıpları olmayan bir dünyamız vardı. Hayal dünyamızı bir kenara attık ve akıl dünyamızın

Sentetik İnsan-cıkların Uyku Arası

“Teknolojiyi ve bilimi ele geçiren sanayi toplumu, kaynaklarından her zaman daha etkili biçimde yararlanabilmek için insana ve doğaya her zaman daha etkili bir biçimde egemen olmak üzere düzenlendi.”  Herbert Marcuse Tüketim, artık, insanın işliklerin içinde iken de dışında iken de

Sentetik İnsan-cıkların Uyku Arası

“Teknolojiyi ve bilimi ele geçiren sanayi toplumu, kaynaklarından her zaman daha etkili biçimde yararlanabilmek için insana ve doğaya her zaman daha etkili bir biçimde egemen olmak üzere düzenlendi.”  Herbert Marcuse Tüketim, artık, insanın işliklerin içinde iken de dışında iken de