Author Archives: ipekavanoglu

mimari paralaks

„HİÇBİR ZAMAN BİREYDEN KONUŞULMAMALI, SADECE BİREYLEŞMELERDEN KONUŞULMALI.” (Deleuze’ün Başkaldıran Yapısalcılığı)     Oldenburg’un Thames Nehri üzerine tasarladığı küre anıtlar, içine yerleşmek üzere değildir, ama nehir üzerindekilere yerleşmek mümkündür. Bu yapılar birer anıt olarak inşa edilse içi dolu birer kayanın toprak

mimari paralaks

„HİÇBİR ZAMAN BİREYDEN KONUŞULMAMALI, SADECE BİREYLEŞMELERDEN KONUŞULMALI.” (Deleuze’ün Başkaldıran Yapısalcılığı)     Oldenburg’un Thames Nehri üzerine tasarladığı küre anıtlar, içine yerleşmek üzere değildir, ama nehir üzerindekilere yerleşmek mümkündür. Bu yapılar birer anıt olarak inşa edilse içi dolu birer kayanın toprak

mimari biraradalık

Mimari Biraradalık “Tapınakta taşa kazınmış “Kayıp” adlı bir şiir vardır. Şiir üç kelimedir, ama şair onların üstünü kazımıştır.” [1] “Bir sanat yapıtı, gerçekten olan, yaşanan bir şeyden doğar; bir ülkede, bir insana, sizin yaşamınız sırasında olan bir şeyden.” (Şukşin,1974(?)) Düşüncede

mimari biraradalık

Mimari Biraradalık “Tapınakta taşa kazınmış “Kayıp” adlı bir şiir vardır. Şiir üç kelimedir, ama şair onların üstünü kazımıştır.” [1] “Bir sanat yapıtı, gerçekten olan, yaşanan bir şeyden doğar; bir ülkede, bir insana, sizin yaşamınız sırasında olan bir şeyden.” (Şukşin,1974(?)) Düşüncede

taksim

Hangi elin orjinal olduğu belli değildir. İki el de birbirini çizmektedir.           Galilei: “Mantık bana bir tartışmanın sonucunun kontrol edilişini veya keşfedilmesini, bitirilmiş bir şeyin açıklanmasının nasıl olacağını öğretiyor, ancak yeni keşifler öğreteceğine inanmıyorum.” Kilisenin kendine

taksim

Hangi elin orjinal olduğu belli değildir. İki el de birbirini çizmektedir.           Galilei: “Mantık bana bir tartışmanın sonucunun kontrol edilişini veya keşfedilmesini, bitirilmiş bir şeyin açıklanmasının nasıl olacağını öğretiyor, ancak yeni keşifler öğreteceğine inanmıyorum.” Kilisenin kendine

translatedby

Kulaktan konuşma dinlerken çalışan akıl ile göz   Kulaklıktan dinlenen hikayelere eşlik eden görüntüler dürbünden bakarcasına yakın olabilir. Bir görüntünün arkasından gelen görüntüye geçiş hatırlanmayabilir. Duvardaki çatlaktan sonraki görüntü mermerin dokusu olabilir. Arada göz hareket etmiş olmalıdır. Ses görüntüden ileri

translatedby

Kulaktan konuşma dinlerken çalışan akıl ile göz   Kulaklıktan dinlenen hikayelere eşlik eden görüntüler dürbünden bakarcasına yakın olabilir. Bir görüntünün arkasından gelen görüntüye geçiş hatırlanmayabilir. Duvardaki çatlaktan sonraki görüntü mermerin dokusu olabilir. Arada göz hareket etmiş olmalıdır. Ses görüntüden ileri

ev

  insan boyutları, kollar dimdik havada, kollar yere paralel, beden hazırol duruşunda. insan eğilir, insan tırmanır, insan oturur, insan düşünür, insan çalışır, insan uyur, insan biraraya gelir, insan dikkat eder. ağır trafikli cadde üzerindeki ağaçlarda kuş yuvaları. ağaç dalları arasında

ev

  insan boyutları, kollar dimdik havada, kollar yere paralel, beden hazırol duruşunda. insan eğilir, insan tırmanır, insan oturur, insan düşünür, insan çalışır, insan uyur, insan biraraya gelir, insan dikkat eder. ağır trafikli cadde üzerindeki ağaçlarda kuş yuvaları. ağaç dalları arasında

ürün

        kaybolan bir auradan bahsedilir.       “her ürün bireysel hava taşır.”   “bütünün parçalarını kendi içinde bulunmaya, ama bütünün şartlarıyla bulunmaya ikna oluşun gerçeğidir.”   “aynı şeyleri yiyen, aynı şeyleri içen, aynı şeyleri dinleyen, aynı

ürün

        kaybolan bir auradan bahsedilir.       “her ürün bireysel hava taşır.”   “bütünün parçalarını kendi içinde bulunmaya, ama bütünün şartlarıyla bulunmaya ikna oluşun gerçeğidir.”   “aynı şeyleri yiyen, aynı şeyleri içen, aynı şeyleri dinleyen, aynı