Category Archives: eleştirinin mekanı tasarım sanat

13 Nisan Cuma
Eleştirinin Mekânı Olarak ‘Tasarım’ ve ‘Sanat’: Üçüncü… Eisentain, Deleuze, vd. üzerinden,
Ayşe Şentürer

Radikal Yansıma

  Architecture Against Architecture Roemer van Toorn     Roomer Van Toorn’un sinema ve mimarlık arasındaki benzerlik ya da farklılıklar hakkında konuştuğu ‘eleştiri’ yazısı, yabancılaşma, eşzamanlılık ve yansıma kavramları irdelenerek mimarlıkta eleştirinin nasıl varolabileceği hakkında cevaplar aramıştır. Yazının başında Van

Radikal Yansıma

  Architecture Against Architecture Roemer van Toorn     Roomer Van Toorn’un sinema ve mimarlık arasındaki benzerlik ya da farklılıklar hakkında konuştuğu ‘eleştiri’ yazısı, yabancılaşma, eşzamanlılık ve yansıma kavramları irdelenerek mimarlıkta eleştirinin nasıl varolabileceği hakkında cevaplar aramıştır. Yazının başında Van

PATATES YEMEK, PATATES YEMEKTİR

  İşbirliğine girişirlerken bir yerde toplanma zeminlerini şöyle temellendirmişlerdir: “Her birimiz de ayrı bir kişi olduğumuz için karşılaşmanın coğrafyanın deneyimleneceği bir topluluk çoktan oluşmuş durumda: Artık her ikimiz de kendimiz değiliz; yardımlaşacak, birbirimizden esin alacak, kendimizi çoğaltacağız. Deleuze ve Guattari

PATATES YEMEK, PATATES YEMEKTİR

  İşbirliğine girişirlerken bir yerde toplanma zeminlerini şöyle temellendirmişlerdir: “Her birimiz de ayrı bir kişi olduğumuz için karşılaşmanın coğrafyanın deneyimleneceği bir topluluk çoktan oluşmuş durumda: Artık her ikimiz de kendimiz değiliz; yardımlaşacak, birbirimizden esin alacak, kendimizi çoğaltacağız. Deleuze ve Guattari

montaj

Mimarlığın zamansal boyutu temsil ortamlarında çoğu kez ifade edilmeyen bir boyut. Mimari üretimlerde  en çok kullanılan temsillerin iki boyutlu hareketsiz yüzeylerdeki klasik mimarlıkla ortaya çıkmış olan plan, perspektif, kesit ve görünüş gibi ölçekli temsiller ve son yüzyılda kullanımı yaygınlaşmış olan,

montaj

Mimarlığın zamansal boyutu temsil ortamlarında çoğu kez ifade edilmeyen bir boyut. Mimari üretimlerde  en çok kullanılan temsillerin iki boyutlu hareketsiz yüzeylerdeki klasik mimarlıkla ortaya çıkmış olan plan, perspektif, kesit ve görünüş gibi ölçekli temsiller ve son yüzyılda kullanımı yaygınlaşmış olan,

eleştiri-hareket

Architecture Against Architecture – Roemer van Toorn   Her şeyin her an her şekilde algılanmasının mümkün olmaması, herhangi bir şeyi herhangi bir şekilde algılatmaya götürüyor ve bazı anları donduruyor.  Bu elbette belirli bir zamanda yaşanıyor. Birebir tekrarının olmamasının gücü bunu

eleştiri-hareket

Architecture Against Architecture – Roemer van Toorn   Her şeyin her an her şekilde algılanmasının mümkün olmaması, herhangi bir şeyi herhangi bir şekilde algılatmaya götürüyor ve bazı anları donduruyor.  Bu elbette belirli bir zamanda yaşanıyor. Birebir tekrarının olmamasının gücü bunu

Yaratım Problemi

Zeynep Melike Atay Algılanan şeyleri ifade edememe problemi yaratım sürecini baltalar mı, tetikler mi? Herhangi bir nesne karşısında farklı hissetme durumu, nesnenin içerdiğinden daha fazla anlam içerdiğini, ifade ettiğini düşünme; daha önceden kurgulanmamış anlık deneyimlerle gerçekleşmiş bir olayın sonrasında karşılaşılan

Yaratım Problemi

Zeynep Melike Atay Algılanan şeyleri ifade edememe problemi yaratım sürecini baltalar mı, tetikler mi? Herhangi bir nesne karşısında farklı hissetme durumu, nesnenin içerdiğinden daha fazla anlam içerdiğini, ifade ettiğini düşünme; daha önceden kurgulanmamış anlık deneyimlerle gerçekleşmiş bir olayın sonrasında karşılaşılan

karşılaşıldığında

Deleuze’in Başkaldıran Yapısalcılığı Üzerine; “Karşılaşmalarda bizi duygulandıran, bize çok derinden dokunan, nesneyi tükenmez kılan bir şeyler var.Sanki karşılaşılan nesne kendisinden taşıyormuş, sanki verili olanda aslında verilemeyecek bir şeyler varmış, fakat bizim hiç durmaksızın yeniden onu istememize yol açıyormuş gibi… Böyle

karşılaşıldığında

Deleuze’in Başkaldıran Yapısalcılığı Üzerine; “Karşılaşmalarda bizi duygulandıran, bize çok derinden dokunan, nesneyi tükenmez kılan bir şeyler var.Sanki karşılaşılan nesne kendisinden taşıyormuş, sanki verili olanda aslında verilemeyecek bir şeyler varmış, fakat bizim hiç durmaksızın yeniden onu istememize yol açıyormuş gibi… Böyle

GÖRSELLİK VE ÇELİŞKİLER

Görüneni soymak, altındaki katmanlara ulaşmak, gösterinin sisteminden farklı bir uzaydan teoriye tekrar bakabilmek nasıl mümkün olabilir sorusu van Toorn’un “radikal içkin eleştiri”(1) önerisinin ana vurgularından birini temsil ediyor. Var olana tekrar dahil olabilmek, belki de sinemanın gözüyle zaman, mekan ve

GÖRSELLİK VE ÇELİŞKİLER

Görüneni soymak, altındaki katmanlara ulaşmak, gösterinin sisteminden farklı bir uzaydan teoriye tekrar bakabilmek nasıl mümkün olabilir sorusu van Toorn’un “radikal içkin eleştiri”(1) önerisinin ana vurgularından birini temsil ediyor. Var olana tekrar dahil olabilmek, belki de sinemanın gözüyle zaman, mekan ve