Divanyolu’nda Gündelik Hayat

10042019-01Divanyolu’nda Gündelik Hayat

Milyon Taşından başlayarak, Alman Çeşmesi, Hipodrom Meydanı sonrasında da üzerinde önemli yapıların önünde kısa konuşmalar yaparak, bazen de ara sokaklara girerek Divanyolu’nu tamamlayıp vefa bozacısına devam ettiğimiz yürüyüşün sonunda Divanyolu ve çevresine dair bir mimarın bilmesi gereken başlıca yapılar üzerine konuşulmuş alanın çok katmanlılığı ortaya serilmiş oldu. Çok katmanlı kentsel bir alanda tarihin izlerini taşıyan – mimari niteliği olan- yapıların uç uca eklenmesi ile oluşan bir rota ile yapılan çıkarımlar gündelik hayat hakkında bize ne söyler?

Bu sorudan yola çıkarak düşünüldüğünde böyle bir rotanın yürüyen kişiyi o alandaki gündelik hayatın içine dahil ettiği -turistik gezilerin alanın gündelik hayatının bir parçası olduğu düşünülerek- ancak tam da bu sebepten tam anlamıyla algılatmadığı söylenebilir.  Mekân,  zaman ve gündelik hayat üzerine yazdığı Ritimanaliz’de1 (1992) Henri Lefebvre ritimleri kavrayabilmek ve analiz edebilmek için onların hem dışında hem de içinde konumlanmak gerektiğini söyler, çünkü ancak “belli bir dışsallık, analitik aklın işlemesini sağlar.”

İkinci yürüyüş, gündelik hayatın ritmini anlamak amacıyla sadece kentin ikincil aktörlerini –sokak satıcıları, turistler, esnaf, büfeler, sokak hayvanları vs.- gözlemlemeyi amaçlıyor.

Vezneciler metro durağından başlayan rotanın ilk eşiği yayalaştırılmış Büyük Reşitpaşa Sokak’tan, yoğun trafiğin, tramvayların ve kalabalığın olduğu Ordu Caddesine geçiş noktasında fark ediliyor. Sokağa atılan esnaf tabureleri, tavla oynayan esnaf, yol kenarında dinlenen kağıt toplayıcıları yerini yoğun bir araç trafiği ve hızlı bir kent hayatına bırakıyor. Caddede ilerledikçe genişleyen noktalarda, kendi çeperlerinde tarifledikleri alanla bu mekanlardaki hareketin temel belirleyici olarak seyyar satıcılar yoğunlaşıyor.  Caddenin hemen her noktasında karşılaşılan hamallar sürekli bir noktadan diğerine hareket halindeler. Kiminin yükü sırtında kimi iki tekerlekle işini kolaylaştırıyor. Delikli Taş çevresinde yoğunlaşan turist sayısı ve tekrar daralıp araç trafiğinden kurtulan Divanyolu girişi rotanın ikinci eşiğini oluşturuyor. Bu noktadan sonra hamallar da kayboluyor, seyyar satıcılar ve sokaktaki esnaf da karakter değiştiriyor. Mekan; Fes, bıyık, nargile dumanı ve dondurma şakalarıyla geçmişten günümüze bir kültür potporisi ile turistlere eşsiz bir deneyim sunmaya çalışıyor. Böylece ‘gerçek’ gündelik hayattan ve deneyimden de uzaklaşıyor.

‘Turistler için, gösterilere ve pitoreske susamış estetizm için kültürel bir tüketim nesnesinden başka bir şey değildir. Onu sahiden anlamaya çalışanlar için bile (kent) ölüdür’’.

 

Henri Lefebvre, Ritimanaliz: Mekân, Zaman ve Gündelik Hayat, Çev. A.L. Batur, İstanbul: Sel Yayıncılık, s. 53. 2017
Henri Lefebvre, Şehir Hakkı, çev. Işık Ergüden, İstanbul: Sel Yayıncılık aktaran: Cihan Uzunçarşılı Baysal (https://xxi.com.tr/i/kent-hakkindan-kentsel-muhalefete-bakmak)
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: