LEBBEUS WOODS’UN “SYSTEM WIEN” PROJESİ ÜZERİNDEN YAPIM VE YIKIM’IN POTANSİYELLERİ VE OLANAKLARI

“System Wien” Sergisi’nde Görevli Ekip

Lebbeus Woods’un mimarlığı yeni tartışmalar açmak ve farklı bakış açıları oluşturmak açısından büyük bir potansiyel taşır. Woods mimarlığı sadece bir yapma eylemi olarak görmez. Tam aksine onu bir yıkım ile birlikte anar. Woods kendi kurgusunu değişkenler ve krizler üzerine kurgularken; yapım ve yıkım ekseninde doğan yaratıcı süreçlere odaklanır. Woods’a göre başı ve sonu olmayan bu süreçlerde yapım ve yıkım ikilisi hep bir aradadır. Savaşların ve afetlerin neden olduğu yıkım çerçevesinde gelişen ortamın dinamikleri Woods’un inceleme alanları arasında yer alır. “Saraybosna” ve “Berlin” projeleri bu konu üzerine yaptığı  önemli çalışmalar arasındadır.

“Mimarlık ve savaş bağdaşmaz değildir. Mimarlık savaştır. Savaş mimarlıktır. Ben zamanımla, tarihle, sabit ve dehşete düşmüş biçimlerde barınan her otoriteyle savaş halindeyim (…)”

Lebbeus Woods

Mimarlığı sıklıkla politika üzerinden okuyan Woods, mimarlığın söylem gücünü de her daim kullanmıştır. Mimarlığı bir direniş aracı olarak görür ve kurduğu mimarlık-söylem ilişkisinde de bunu açık bir şekilde gösterir. Mimarlığın mevcut ve olası senaryolarını defalarca baştan yazar ve her bir değişken üzerinden yeni değişkenler tanımlayarak süreci bir kez daha sonsuza götürür. Krizsiz bir şehrin geleceği olamayacağını iddia eden Woods, bu söylemi üzerinden “System Wien” projesini tartışmaya açar.

“System Wien”de şehrin fiziksel katmanlarının yanı sıra “enerji” ve “enerjinin bileşenleri” de katmanlar arasında ele alınır. Bugün ve gelecekte bir şehrin şekillenmesinde ve tasarlanmasında kullanıcı ile doğrudan ve sıkı bir bağı olan enerji meselesi de büyük rol oynar. Woods “System Wien” üzerine yaptığı çalışmaları şehrin sokaklarında gerçekleşen bir performansa dönüştür. Aynı zamanda bu çalışmalar 200 yılında Viyana’da sergilenir.

Deneysel bir mimarlık örneği olan “System of Wien” sahaya indiği noktada Woods’un diğer çalışmalarından ayrılır. Woods yazılarını yazılarını etkileyici çizimlerle destekler ve bir “kağıt mimarı” olarak anılabilir. Bu projede ise performatif bir dil ile derdini anlatmak istemektedir. Woods’un ifade biçimleri ile mimarlık-söylem ilişkisi bu noktada karşılaştırmalı olarak ele alınabilir. Woods’un kendi oluşturduğu senaryolar ile birlikte çizdiği gelecek kurguları ve yapım-yıkım kavramları üzerinden tartıştığı politik mimarlık da ayrıca değerlendirilebilir.

Diyagram
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: