B2 Evi’nin Eleştirel Olma Durumları Üzerine

B2 EVİ

2001’de Ayvacık’ın Büyükhüsun Köyü’nde yapımı tamamlanan projeden üç yıl evvel 1998’de Ankara’da gerçekleşen Anytime konferansında Han Tümertekin’in sunduğu metnin başlığı “Sıfırda Başlamak”tı.  “Her yeni tasarım, kendi sıfır noktasını arar. Sıfır noktası mutlak hafıza kaybı gerektirir. Mimar çözümlerden değil, sorunlardan yola çıkmalıdır. Sorun, ‘Öteki’  ile kurulacak bağın tanımlanmasıdır. ‘Öteki’ ile kurulacak olan bağlar arttıkça tasarımın bağlamı netleşir…”1

B2 Evi denize yakın mesafede tepelik bir alanda konumlanan Ege’nin bir köyünde yer almaktadır ve bu konumuyla yere ait malzeme ve kültürle biçimlenmiş özel bir mimari dokunun içindedir. Diğer tarafta ise evin kullanıcıları olan kent yaşamından “bir süreliğine” kopup gelen modern kentlinin istekleri ve yapının o gün içinde var olduğu modern üretim teknikleri vardır. Bu ikili durum, Mimarın sonradan kuracağı “diyalektik” düşünceye zemin hazırlar.

Mimarının “köydeki prizmaların bir yenisi”2 dediği konut, yerel mimari dilin içinde yer alan en okunaklı anlamıyla bir prizmadır. Bu prizma içinde kurgulanacak yaşantı ise köy hayatını sürdürmek üzerine değil, bir kentlinin “orada” olma arzusu üzerinedir.

Kullanıcının orada olma nedeni, manzarayla kuracağı doğrudan ilişkidir. Bu ilişkinin mekansal karşılığı “manzaraya açılan bir boşluk”tur. Bu boşluk, yapının U şeklinde betonarme taşıyıcıları ile sınırlanır ve bir çerçeve çizilir. Yalnız bu sınır, aynı zamanda hem içerisi hem de dışarısı olan uzamsal bir boşluğu tarifler. U taşıyıcıların arası ise yerel ustalara bırakılarak taş malzemenin örgüsü ile yapıya eklemlenir.

Alüminyum çerçeveli hasır cephe elemanları, kapandığı zaman prizmanın saf geometrisini bütünler ve sessizce kendi içine kapanıverir. Hasır elemanların geçirgenliği, doğal ışığın içeriye sızdığı içeriden dışarının görülebildiği ama tersinin mümkün olmadığı bir ilişki doğurur. Bu, evin ihtiyacı olan mahremiyet ilişkisidir. Elemanların açık olduğu durumda ise boşluğun doğaya açımlandığı ve içerisinin dışarısı olduğu zamanlardır.

“Kullanıcının isteklerini Mimar asgarinin sınırlarını en iyi biçimde çizerek yanıtlar.  Evin sınırları prizmanın çeperlerine kadar çekilir. O kadar ki bu kompozisyonda merdivene bile yer yoktur, merdiven dış çepere taşınır.”3Kentlinin konforunu yerinden eden bu durum diğer taraftan “öteki” yi anlama ve köyde olduğunu hissetmeye dairdir.

B2 evi, konutun yatırım, sosyal kimliğin dışavurumu, başlıca tüketim nesnesi olma durumlarını dışarıda bırakarak insanın orada varolmasının sebebi olan “öteki” –doğa, güneş, sessizlik, rüzgar, tepe, deniz ve yerel kültür- ler ile kurduğu yeni iletişim biçimlerinin varolduğu bir Ev’dir. Aynı zamanda Ev, taşıyıcı sistemin bir tasarım öğesine dönüştürülerek yapının yaşantısıyla bütünleşmesi ve duvar / çatı mimari olgularının “sıfır noktasında” sorgulanarak tekrar ele alınış biçimleriyle de eleştireldir.

Derya Ekim Öztepe

1. Sıfırda Başlamak”, 1998, Anytime Konferansı, Ankara.

2. Konut Yapıları, Vitra Çağdaş Yapı Dizisi, İstanbul.

3. Bülent Tanju, Mimarlıkta Sıfır Noktasını Aramak? , 2003, İstanbul.

4. İhsan Bilgin ve Han Tümertekin Söyleşisi, Arredamanto Mimarlık, 1999 Aralık, İstanbul.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: