rota | Gündelik Sürüklenme Atlası | beşiktaş

harita

Haritalar dünyayı ve içinde bulunduğumuz çevreyi anlama arzusu ile doludur. Fakat gündelik hayatta sürekli karşımıza çıkan haritaların, pragmatik ve hedefe yönelik statik bilgiler içeren yapısı, aslında haritanın hikayeleri, anıları içeren yazınsal bir anlatı olduğu gerçeğinden bizi uzaklaştırır. Bir harita kişiselleştirilerek, genellikle herkesin aynı şeyi gördüğü ve yoruma kapalı bir temsil şekli olmaktan çok daha öte anlamlar içeren bir anlatıya dönüştürülebilir. Guy Debord’un da bahsettiği şekilde hayalgücü, arzu ve hazzı gündelik hayata entegre ederek, şehirde oyun oynayan insanı ve onun oyun mekanlarını keşfetmek, farklı bir haritalama metodunu açığa çıkarabilir.

Kent kullanıcısı, kendini kentin ruhuna teslim ettiğinde, sürüklenerek her türlü karşılaşmaya açık hale gelir. Bu da kenti heyecanlı, deneysel bir oyun alanına dönüştürür. Bu durum, kenti Lynch’in bahsettiği şekilde belirlenmiş birkaç kurala göre okumaya çalışmanın belki de tam tersi olarak ifade edilebilir. Kent içinde yürüyen gezgin, kenti haritada gördüğü şekilde bütüncül olarak algılamaz bu yüzden alışılagelmiş nesnel haritaların aksine, sokak kotundaki gezginin algısı daha parçalanmış ve yeni karşılaşmalara her an açık durumdadır. Kentte hangi parçanın hangi parçaya bağlanacağını, gezginin rotası belirlerken, rota üzerinde hangi bölge, bina ve ya nesnenin daha önemli olacağını ise gezginin bakış açısı belirler. Böylece kentsel gezgin, kişisel atlasını oluşturur, mekansal deneyim kişisel kent topografyalarına dönüşür. Haritalar her yolculuğun günlüğü sayılabilir (Bal, 2012). Bu tarz haritalar ise sadece A noktasından B noktasına ulaşımı sağlamaz, onlar aynı zamanda hayal gücünü tetikleyen bir araç görevi görürler (Harmon,2004).

Gündelik Sürüklenme Atlası olarak adlandırılan bu çalışmada, kentsel bir gezgin olarak her gün geçilen noktalar, sadece kişisel görme var algılama farklılıklarından yola çıkılarak parçalanıp tekrar birbirine entegre edilmiştir. Debord’un Naked City çalışmasından esinlenilerek yapılan bu çalışmada, odak noktalarını gezginin kendi bakış açısı belirlemiş ve oklar da bu kendiliğindenliği desteklemiştir. Böylece bir gezgin olarak Taşkışla Mimarlık Binası ile Beşiktaş Çarşı arasında “bir günlük kişisel atlas” ortaya çıkarılmıştır.Referanslar

Bal, B., (2012). Arzu Mimarlığı Mimarlığı Düşünmek ve Düşlemek içerisinde Düşsel Atlaslar:Constant’ın Yeni Babil’i ve Calvino’nun Görünmez Kentleri ile Zaman Ötesi Yolculuklar, İletişim Yayınları, İstanbul.

Harmen, K., (2004). You Are Here, Personal Geographies and Other Maps of the Imagination, Princeton Architectural Press, New York

Debord, G., (1957). Naked City.

Lynch, D., (2016). Kent İmgesi, (Başaran, İ., Çev.), Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, Orijinal eser 1960 tarihlidir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: