Gezi Notları: Seyahat ve Temsil[i]

Bu makalede , 2014 senesinde Portekiz mimarisinde ünlü figürü Álvaro Siza’nın, mimar Carlos Castanheira ve İspanya’nın tanınmış mimarlık fotoğrafçılarından biri olan Fernando Guerra, ile gerçekleştirdiği Asya seyahati ile seyahat eden mimarın “görme ve aktarma şekilleri” ile mimari gelişimi nasıl etkilendiği irdelerken mimari temsil aracı olan eskizin doğasına “seyahat” kavramı üzerinden genel bir bakış ortaya koyacağız.

Álvaro Joaquim de Melo Siza Vieira ya da bilinen ismiyle Alvaro Siza 20. Yüzyıl ünlü mimarlarından biridir. Portekizli mimar modern hareketin içinde kendi gelişimini sağlamış olmasına rağmen öznel ve geleneksel olmayan yaklaşım sunabilmektedir. [Resim.1] Kendini tanımladığı biçimiyle “yalnızlığın sakini” olduğu için, hal ve tavır gereği değil, yoksulluk gururu nedeniyle minimalist.[1] En az mimari eserleri kadar üne sahip eskizleri de kendine has bu tanımı destekler nitelikte. Siza yapılarının arka planlarındaki etkileşimler minimalist tarzına rağmen tek yönden okunamayacak kadar karmaşıktır. Yapılarının bulunduğu yerlerin farklı bölgelerde olması nedeniyle yapmış olduğu geziler yaşamı ve mimarlığını etkileyen çeşitli faktörlerden biridir. Yapmış olduğu bu gezilerden 90’lı yıllarda geçekleşen Macau gezisi dikkat çekicidir. Kentin büyüme planı üzerinde çalışan mimar yapmış olduğu çizimler ile kenti daha iyi tanımaya amaçlar. Siza’nın ”Apaçıklığı Simgelemek” kitabında görebildiğimiz bu eskizler yapmış olduğu değerlendirmeler anlatılmak isteneni kolaylıkla aktarmasını sağlamaktadır.

 

2014 yılında Pritzker Ödüllü Álvaro Siza, mimar Carlos Castanheira ve İspanya’nın en tanınmış mimarlık fotoğrafçılarından biri olan Fernando Guerra, eşi pek fazla görülmeyen bir maceraya başladı. Farklı Birlikte seyahat eden üç kişi 22 gün boyunca birçok Asya ülkesini gezdi.[2] Bu gezilen ülkelerden biri olan Macau, Alvaro Siza için ayrı bir öneme sahipti. 1983 yılında kent büyüme planı tasarlamak için gördüğü kenti 30 yıl sonra tekrar görme imkânı bulan Siza, üzerinden uzun bir zaman geçen deneyim fikirlerinin üzerinden nasıl geçtiğini Guerra ‘nın fotoğraflarından görülebildi [Resim3]. 30 yıl boyunca edinilen deneyim eskizlerine bakarken onu ne denli etkilediği merak konusu olurken, aynı eskizin iki kere yapılmasının olanaksızlığı düşüncesini düşünmeye sevk eder.

Diğer bir konu ise yapılan bu gezinin mimarlık fotoğrafçısıyla yapılması çünkü çoğunlukla temsil araçlarından eskizi kullanan mimarın, neden farklı araçları bir araya getirdiği ayrı bir merak konusu olmuştur. Gezi sonunda Fernando Guerra tarafından yapılan sergi, “Shadow of Light- a potrait of Alvaro Siza”, çekilen fotoğraflarla birlikte yapılan eskizleride içermektedir. Sergi posteri için kullanılan eskiz Alvaro Siza’nın kişiliğini yansıtan önemli bir etmen olurken, el çizimi yaparken duyduğu heyecan ve hazzın eskizlerinden yani asıl kaynağından örneklenmesi olumlu bir etki yaratmaktadır.

Siza mimarlığın çıraklık kısmının sadece referans alanını geliştirme ile geçtiğini söyler. Bir analiz alanı olarak “seyahat” kavramı, mimari temsil aracı olan eskiz üzerinden yorumlanırken, seyahatin mimari kimliğin oluşumundaki rolünü irdeler. Bu referansların genişlemesinde büyük etkiye sahip olan seyahatler aracılığıyla algılanan dünya ile temsiliyeti arasındaki farklılığı eskizler üzerinden okumak mümkündür. Yanlış zamanda yanlış yerde bulunmak, seyahat kavramını belki de tehlikeli hale getiren durumlardan en önemlisi çünkü o yeri anlama ve kavrama yeteneğimiz yeterli düzeyde değilse, seyahat sırasında edindiğimiz bilgiler de gereksiz bilgiler olup çıkar [3]. İşte bu nedenle, Belardi’nin dediği gibi “Gözler beklenmeyeni görmez”[4]. Siza’nın Macau büyüme planı için yaptığı eskizde de görüleceği gibi kenti var olanın dışında kendi fikirleri ile aktarmasının yanı sıra kendi bilgi birikimiyle var olan bilgilerin harmanlanması şeklinde ortaya çıkarır [Resim2]. Öyle ki, seyahatlerimiz sırasında çizim yapmamız konusunda bizi cesaretlendiren Alvaro Siza, etkisini üzerimizde artırarak gezi notlarının yazılı olmaktan çok eskizlerle ile de aktarılabileceğini gösteren önemli örneklerden biridir. Öğrencilerine seyahat etmelerini ve gördüklerini dikkatle gözlemlemelerini söyleyen Siza, görmeyi öğrenmenin en temel şey olduğundan bahseder.[5][Resim4] Öyle ki temsil araçlarından eskiz zihindekinin dışa vurumudur.

 

Eskizin günümüz mimarlığındaki yeri, geleceği ve önemi hala tartışıla dururken, geçirdiği dönüşümler ilgi çekici hale gelmektedir. Van Gogh “kurşun kalem düşün kilidini çözüp kapısını açan maymuncuktur” der. Bu nedenledir ki fikirlerin soyutlaşmasını sağlayan araç olarak düşünülen temsil kavramı bir bakıma hafızanın izlerini yapan kişinin hayallerini, fikirlerini taşır. Aslında, yalnızca çevredeki biçimlerin algılanmasından doğan bir aktarım değil, aynı zamanda çizen kişinin hissiyatını yansıdığı ortamdır. Temsil araçlarından olan eskiz diğer temsil medyaları ile ilişkilendirilerek günümüz ve gelecek için kaybolma kaygısında ziyade yeniden canlanma belirtileri gösterebilir. Alvaro Siza,Carlos Castanheira ve Fernando Guerra yaptıkları bu seyahat ile eskiz ve fotoğraf gibi temsil araçlarını bir araya getirerek aslında bir seyahatten de öte günümüzde hala geçerliliğini koruyan “Mimarlar neden hala çiziyor” sorusuna cevap olma niteliği taşıyor. Bu nedenle, günümüz iletişim araçlarından hayatımızda önemli yere sahip sosyal medya platformları ile bu deneyimin aktarılması başka bir boyutta ki kurgunun içine bizi kolaylıkla sokuyor. Yayınlanan fotoğraflar çarpıcı olmakla birlikte karşılaştırma imkânı sunduğu içinde önemli gözükmektedir. Fotoğrafların yansıttığı kadarıyla mimar-şehir, mimar-yapı, mimar- eskiz ve sonucunda oluşturulan mimar-sergi karşılaşmaları geçirilen aşamaların, 30 yıl sonra tekrar deneyimlenen yer ile ilgili fikirleri, hissiyatları gözler önüne seriyor.[6]

El çiziminin günümüzde temsiliyet kavramları ile daha az kesiştiği göz önüne alındığında, fikir üretmenin sadece tek bir ortama bağlı kalmadığı birbirini yok etmek yerine birbirini besleyen kavramlar olarak mimari gelişimde önemli rol oynayacağı düşünülmektedir. Bir analiz alanı olarak “seyahat” kavramı temsil aracı olan “eskiz” kavramı ile bütünleşince ortaya çıkan gezi notları mimarın gelişiminde ne denli etkiye sahip olduğu Alvaro Siza örneğinde görülmekle birlikte Vittori Gregotti’nin dediği gibi gözün ve ellerin hareketinin bilgelik kaynağını harekete geçirmenin bir yoludur[7]. Gezi notlarının, görsel notlar olarak karşımıza çıktığı bu gibi seyahatler aslında yoğun ve kolayca dönüşebilen eskiz ortamının zihinsel olan ile fiziksel olanını nasıl birbirine ilişkilendirdiği üzerinedir. Keşfetme alanı olarak eskiz daha farklı araçlarla beslendikçe kaybolup gitmek yerine güçlenerek yeniden eski gücüne kavuşabilecektir.

Kaynaklar:
[1][5][7] Alvaro Siza ,Apaçıklığı Simgelemek,çev.Alp Tümertekin,İstanbul:Janus Yayıncılık, 2015
[2] Travel Diary: Álvaro Siza and Carlos Castanheira by Fernando Guerra
http://www.archdaily.com/551385/travel-diary-alvaro-siza-and-carlos-castanheira-by-fernando-guerra
[3] Alain De Botton, Seyahat Sanatı,çev. Ahu Sıla Bayer,İstanbul:Sel Yayıncılık,2016
[4] Paolo Belardi, Mimarlar Neden Hala Çiziyor?, çev. Atilla Erol, İstanbul: Janus Yayıncılık, 2015.
[6] Fernando Guerra’nın sosyal medya hesabı https://www.instagram.com/fernandogguerra/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: