O’Doherty’ye Mektup

 

Sevgili Brian O’Doherty,

Sizinle tanışıklığım Roland Barthes’e, Aspen dergisinin özel bir baskısı için “Yazarın Ölümü” makalesini yazmaya teşvik ettiğinizi öğrenmemle başladı. Editörlük ve sanat eleştirmenliği yaptığınızı öğrenmemle, Beyaz Küpün İçinde – Galeri Mekanın İdeolojisi kitabınızı keşfetmem aynı zamana denk geliyor.

Araştırmalarım için başvurduğum kitabın nesnelerin sanat statüsü kazanmasındaki süreçleri ve özellikle de modern sanatın ardındaki mekanizmaları görünür kılan noktalara değiniyor ve eleştiriyor olması beni cezbetti diyebilirim. Sanat mekanının duvarları üzerinden kurduğunuz eleştiri, mimarlık üzerinden de sorulabilecek bir takım soruları da beraberinde getirdi.

Modernizmin tariflediği “benzersiz estetik mekan” algısının fiziksel karşılığı olarak tanımlanabilecek “Beyaz Küp” metaforu, bu terimden kaynaklanan göstergesel bir anlama atıfta bulunuyor ve de mimariyi simgeliyor.1 Sanat – mekan işlevi gören galeri duvarları ile mimarlığın fiziksel tasarım elemanları üzerinden kurulabilecek benzerlik üzerinden ortaya konabilecek bu iki yönlülük sanat – mekan – mimarlık bağlamında bir dönüşümsel durumu da tarifliyor.

Kapitalizm, bu yüzyıllık süreçte büyümeyi başarmıştır. Bu durumu nasıl bir araçla gerçekleştirdiğini biliyoruz; mekânı işgal ederek ve mekânlar üreterek.2  diyerek tarifleyen Lefebvre’nin tanımından yola çıkarak, sanat galerilerinin estetik bir sosyal elitizmi simgelediğinden, galeri mekanını ayrıcalıklı yer olarak tariflersek Lefebvre’nin bahsettiği üretilmiş mekanlardan söz etmiş oluruz. Mimarlığın mekansal örüntü tarifinin ticarete dönüştürülmesi üzerinden yola çıkarak, mekânın barındırdığı fiziksel anlam ile yerin barındırdığı anlamın, değerlerin, bireysel ve sosyal ilişkilerin somut olarak görülebileceği sahnelerden biri olarak kentin de Lefebvre’nin söz ettiği işgal edilmiş mekana referans verdiği rahatlıkla söyleyebiliriz.

Kitapta Daniel Buren’den aktarılan söz ilginç değil midir?: “Bir sanat yapıtını bir ekmek fırınına koymak ya da onu orada sergilemek, fırının işlevini değiştirmez ama fırın da sanat yapıtını bir dilim ekmeğe dönüştüremez.”3 karşılaştırması ilginçtir. Galeri mekânı yazarın deyimiyle “Beyaz bir Küp” müdür yalnızca? Yoksa fiziksel, sosyal, ekonomik ve politik anlamlarıyla bir bütün olan mekân, sürekli tekrarlanan çatışmaların ve uzlaşmaların da alanı mıdır? .Tarihsel süreçte değişen ideolojilere göre dönüşüm geçiren olgular silsilesi midir? Ne biri ne öteki; belki de her ikisi…

Hem sahne hem nesne olarak toplumsal katmanlaşmanın içinde, gündelik yaşam pratikleri dahilinde üretilen mücadele ve taktikler ile mekan dönüşmeye, anlam kazanmaya ve toplumsal bellekte yer etmeye devam edecek. Bu bakımdan tuval mekanının sınırlarını sorgulayarak, gerçek “mekan” ve onun tüm katmanları ile kurduğu ilişkileri anlayabilmek adına ne yaratabiliyorsak mekan belki de biraz da o’dur. Elif Gökçen Tepekaya

 

1 O’Doherty, B., & Antmen, A. (2010). Beyaz küpün İçinde: galeri mekanının idelolojisi. İstanbul: Sel Yayıncılık.

2 Lefebvre, H. 1970. “Kentsel Devrim”, Sel Yayıncılık, İstanbul. 2013.

3 Daniel Buren, ’Function of Architecture’: Thinking About Exhibitions, ed. Reesa Greenberg, Bruce W. Ferguson, Sandy Nairne ( Londra&New York: Routledge, 2009), s. 314.

Reklamlar

About elifgokcentpky

architect | graduate student | dreamer

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: