Taşkışla’da Pencerenin Önü

 

“Identification and orientation are primary aspect of man’s being in the world. Whereas identification is the basis for man’s sense of belonging, orientation is the function which enables him to be that homo viator, which is part of his nature.”

                                                                                            Christian Norberg Schulz

 

Christian Norberg Schulz’a göre identification belirli bir çevre ile arkadaş haline gelmektir. İnsan kimliği bir yerin kimliğine bağlıdır (Schulz, 1980). Ait olma hissiyle bir yeri ilişkilendirmek gerekseydi benim için zamanla yuvaya dönüşen bir yer olarak Yıldız ile ilgili anıları belleğimden bulup çıkarmam gerekirdi. Taşkışla benim için yeni olan.  Genius Loci kavramı ile tanımlanan yerin ruhu; o yerle ilgili henüz uzun süreli bir kişisel geçmişi olmayan, o yeri henüz tam olarak kendisinin bir parçası haline getirmemiş yeni bir göz tarafından nasıl anlaşılır? Fakat Schulz’un da belirttiği gibi belirli bir çevreyle arkadaş olmak için o yerde çok uzun zamanlar da geçirmek gerekmiyor. Eğer insanın yaşamı yerin kimliğini getiriyorsa; insan doğal olarak bir mekanı deneyimleme biçiminin özel oluşuyla o yeri kendisinin bir parçası haline getirebilir. Benim için bu yerin kimliğini oluşturan da; zaman zaman durup zihnimde dönen düşünceleri seyredebileceğim sessiz köşeleri oldu. Bu yazı da düşüncelerimin yoğunlaştığı bu köşelerden birisi olan bir pencerenin önü hakkındadır. Tıpkı Yıldız’da ders bitimlerinde ve güzel havalarda eve gitmeyip saatlerce oturduğum, kitap okuduğum ve düşüncelere daldığım bank gibi.

Auge, deneyimlerin tektipleştiği ve dayatmacı mekanları yok-yerler olarak tanımlamaktadır. Pencere önünü de deneyimlerin tektipleştiği bir yer olarak Auge’nin non-places kavramıyla ilişkilendirmek düşünülebilir. Çünkü pencerenin önü için fiziksel deneyimimiz standart bir biçimde ayakta durup dirseklerimizi pervazına koyup avluyu izlemek, insanların birbiriyle ilişkilenişini ve paylaşım içerisinde olduğunu gözlemlemekten ibaret olabilir.  Fakat aynı zamanda düşüncelerimizin yoğunlaştığı ve kendi içimize döndüğümüz bir yerdir pencere önü. Schulz’un belirttiği gibi; “Bir pencere, bir açıklık; dışarının tamamlayıcısı olarak içeriyi deneyimlememizi sağlar.Fakat aynı zamanda bir eşik dışarıyı içeriden ayırır.  Heidegger ise, bir sınırın -boundary- bir şeyin durduğu değil; aksine var olmaya başladığı yer olduğunu söyler. İnşa edilmiş bir mekanın sınırları döşeme, duvar ve çatı ise; bir doğa parçasınının sınırları da benzer şekilde yer, ufuk ve gökyüzüdür. Bu yapısal benzerlik doğal ve insan yapımı mekanların arasındaki ilişkinin öneminden ileri gelmektedir. Bir sınırı çerçeveleyen özellikler o yerin açıklıkları -openings- tarafından belirlenir, Trakl ‘A Winter Evening’ te şiirsel bir şekilde pencere, kapı ve eşik gibi imgeleri kullanmaktadır.

Pencere bir eşik olarak dışarıyı gözlemleyebilmemizi sağlarken pencere önü ne tam anlamıyla içeride ne de dışarıda olunan bir yer olur. Bedenimiz içerideyken zihnimiz ve düşüncelerimiz dışarıda olabilir. Deneyimlerimiz fiziksel olarak birbirine benzerken ve tektipleşirken, düşüncelerimizin sınırsızlığı ve kişiselliği bu pencerenin önünü bir yer haline getirir. Her kim ki durup o pencerenin önünde çeşitli düşüncelere daldıysa, o pencerenin önü o kişi için kişisel ve özel bir yer haline gelir. Dolayısıyla pencerenin önü, aynı anda hem içeride hem dışarıda olunan bir inzivaya çekilme, düşünme, kendi içine dönme için ideal bir yer kimliği edinir.

Referanslar:

  • Norberg-Schulz, Christian, Genius Loci, Academy Editions, Londra, 1980.
  • Augé, Marc, Non-Places: Introduction to an Anthropology of Supermodernity, çev. John Howe, Verso, New York, Londra, 1995

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: