High Line, New York / Hafiflik / Basitlik

High Line / Hafiflik
High Line Manhattan’ın batı yakasında kullanılmayan yükseltilmiş metro hattının kent parkına dönüştürülmesi elde edilmiş bir kentsel rekreasyon projesidir.
Manhattan’ın inşa edildiği gün için özgün olan silueti inşa teknolojisinde hafiflik arayışının bir sonucu olarak ortaya çıkar. Yüksek olanı inşa etmek için konstrüksiyonu hafifletmek gerekir. Bugün New York kentine baktığımızda hafif birşeyler gördüğümüzü söyleyemeyiz. Kütlelerin ölçekleri düşünüldüğünde ve metropolün hareketliliği ile birlikte yoğun bir kentsel deneyime sebep olur. Kentsel mekanda, gündelik uğraşlar içinde hissedilen bu ağırlığın karşısına kişisel, sakin ve doğal ortamda geçirdiğimiz zamanı koyabiliriz. Kentlerin deneyiminde parklar bu anlamda bir kontrast yaratır. Ağır – hafif, yoğunluk – sakinlik, çalışma – dinlenme, sert zemin – yumuşak zemin, yapay – doğal, vb. karşıtlıklar bu anlamda kurulabilir.
New York, Central Park ile bu karşıtlığın çok keskin ve çarpıcı bir örneğine sahipken, High Line bu karşıtlığın sakin kutbunu mevcut demir yolu aracılığı ile kentsel ağırlığın içlerinde dolaştırarak bu karşıtlıkla eski metro hattının geçtiği yerlerde sık sık karşılaşılmasına aracı olur. Böylece bu hafiflik – ağırlık olarak özetlenebilecek karşıtlık kent içinde mütemadiyen deneyimlenir. Metro hattı olarak işlerken ağır vagonları taşıyan bu gürültülü demiryolu, bugün ortaya çıktığı andaki durumun tersine kentin zemin katında kalan hareket ve gürültüden kaçılabilecek hafif bir mekana dönüşmüştür.
Uğur ÇALDAŞ

High Line / Basitlk

Kullanılmayan bir demiryolu bölgesine yeniden işlev kazandırılmasını amaçlayan High Line projesi, yer kaplamasının farklı foksiyonlara imkan tanıyan potansiyelini kullanarak, temelde basit bir kurguyla, daha önceden atıl olan bir alanı kentsel mekana kazandırmayı başarmıştır.

Projeye ilk bakıldığında kolaylıkla okunabilen tasarım kurgusu, kaplamanın boyutları ile oynamadan kimi yerlerde zeminden yükselerek oturma elemanına dönüşürken, kimi yerlerde yok olarak kendini, demiryolu kalıntılarının görünebilirliğini mümkün kılan yeşil alanlara bırakır.

Geniş bir alanı, zemin dokusundaki farklılaşmalarla kamuya kazandıran proje, bu açıdan basit ve akılcı olarak nitelendirilebilir.

Özge Öztürk

Reklamlar

About ugurcaldas

Mimar, Architect

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: