Yürüyüşçünün hikayesi kendi yürüyüşümüzü etkilerse

Language_Shahana_Rajani_pic02web

Kentsel mekân toplayıcı bellek’ten oluştuğunu be insan biçimsel bir karakteri reddedişini, geometrik, metaforlardan arındırılmış mimari yapıtları savunuyor okuma. Ama aslında toplumsal çevre zaten o geometrik, ölçülebilir, somut çevreden oluşmaz mı? O yüzden zaten toplumsal bellek oluşmaz mı?

Bunun içinde mekânsal hikayeler çok bireysel ve özel anlatılar/veriler değil midir? Bu nedenle o mekânla alakalı farklı algılar ortaya çıkmaz mı? Veya aksine, o mekân hakkındaki düşüncelerimizi etkilemez mi? Etkilemesi mi gerekir?

Haritacılık tarihi ile beraber okuma gelişen ve değişen yerlerin ve rotaların bilgisini anlatır. Okumanın yürüyüşçünün deneyimini ve dolaysıyla o rota ile alakalı hikayesini söz konusu etmesi o mekan nasıl ölçülebilir kılabilir diye düşündürüyor. Yani, bugünkü bildiğimiz harita aslında o mekânı algılamamızda bizi özgür kılmaz mı?

Tülay Zıvalı

 

Ömür Harmanşah, Mekânsal Hikayeler – Kentin Kalbine Bir Yürüyüş

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: