Levent-Plazalar-Gültepe Ekseninde Kimlik Değişimi

Levent-Gültepe_DamlaÖz_30x120-TESLİM

  • Levent-Plazalar-Gültepe ekseninde üç ayrı kentsel yapılaşma ve kimlik kendini göstermektedir.
  • Bu kimliklerden birincisi, 1950’lerde modern şehirleşmenin temellerini oluşturan bahçeli levent evleridir. Bölgedeki levent evleri şuan üst gelir grubuna hitap eden ofisler olarak kullanılmaktadır.Levent çarşı ise kendine özgü kimliği ile alışveriş merkezleri ile mücadele etmektedir.
  • Metrocity, Kanyon, Özdilek Park gibi alışveriş merkezi, konut ve ofis fonksiyonlarını bir arada barındıran büyük ölçekli yapılar ise, Büyükdere Caddesi üzerindeki kent dokusunu tanımlamaktadır.
  • Alışveris merkezlerinin arkasında kalan Gültepe bölgesi ise alt gelir grubuna hitap eden ve mahalle dokusunu barındıran bir kimliğe sahiptir. Alışveriş merkezlerinin gölgesindeki Gültepe, kentsel dönüşüm sürecindedir.
  • Levent evleri ve çarşı bölgesi, çevredeki plazaların artmasıyla hızlı bir dönüşüm geçirmiştir. Ofislerin yanı sıra restoran, kafe gibi plazaların yan hizmetleri olarak tanımlanabilecek sektörlerin bölgede yer seçmesiyle konut fonksiyonundan uzaklaşarak ofis çalışanlarına hizmet vermeye başlamıştır.
  • Levent Plazalar bölgesi ekonomik gücü temsil eden çok sayıda gökdelenin yer aldığı, İstanbul’un globalleşen kentler sahasında iş sektörlerine ait imajının önemli bir parçası olan, bir prestij mekanı olarak öne çıkmaktadır. Bu açıdan bakıldığında alanda oluşmuş bir kimlikten söz etmek mümkündür. Ancak bu kimliği destekleyecek altyapı ve kentsel tasarım çalışmaları, fonksiyonel ve estetik uygulamalar henüz yeterli düzeyde değildir. Alışveriş merkezlerinin önleri sahip olduğu işlevlerle dikkat çekici bir alan olmaya aday görünmektedir. Fakat bölgede, kentsel açık alan olarak dikkat çekici nitelikte bir meydan yer almamaktadır. Bu durum plazalar alanının kimliğini olumsuz yönde etkilemekte, bölgede aidiyet duygusunun gelişmesine engel olmaktadır.
  • Uzaydan gelmiş gibi yabancı, çevresiyle ilişkisi bulunmayan bu AVM tipolojisi günümüz kentlerini biçimlendirmekte ancak bir yandan da kendi içine kapalılığı ile kentsel mekana sırtını dönmektedir ve kentsel mekan içerisinde engeller oluşturmaktadır. Issız kapalı sokaklar ve inşaat bariyerleri sınır ve engel kavramlarını sorgulatmaktadır.
  • Kamusal alanlar, toplumun her kesiminden insanın ”ENGELLER” olmaksızın bir araya geldikleri alanlardır. Bu açıdan alışveriş merkezleri, herkese açık olan fakat giriş ve çıkışları denetlenen, sürekli güvenlik görevlileri ve kameralar tarafından kontrol altında tutulan bu yüzden kamusallığı tartışılan mekanlardır.
  • Gökdelenlerden oluşan vitrin bölgesinin arkasında kalan alanın bir yanında, mekânsal ve toplumsal açıdan çelişki yaratan, kaçak yapılaşma koşullarının hakim olduğu Gültepe Mahallesi, diğer yanında 50’li yıllarda yapılan ve artık plazaların baskısı altında sosyal ve fiziksel açıdan hızla çehre değiştiren Levent evleri yer almaktadır.
  • İstanbul’un en yoğun yerleşim alanlarından biri olan Gültepe bölgesine bakıldığında, Gültepe halkının Avm engelleri ile karşı karşıya olduğunu ve mahallelerinin dönüşüme zorlandığını görüyoruz. Kent kimliği, binaların fiziksel niteliklerini içerdiği gibi kentlinin toplumsal yapısını da içerir. Dolayısıyla dönüştürülmek üzere ele alınacak alanda yasayan halk bu geliştirme kapsamında göz ardı edilmemelidir.
  • Kentsel dönüşüm, bir kentin sorunlarının çözülebilmesi, kentin daha sağlıklı ve yaşanabilir bir yer haline gelmesi için yeni bir proje üretilerek uygulanmasıdır. Yaşayan dokulara müdahalenin en büyük direnç noktalarından biri yıkım sürecidir. Bu orada yaşayan insanların, yer ile kurdukları ilişki ve hissettikleri aidiyet duygusunun bir uzantısı olarak görülmelidir. Gültepe halkının bu değişen ölçek farkından dolayı çevreye yabancılaşması mekansal kurgunun eksik yönlerin göstermektedir.
  • Yerleşim alanları ile alışıveriş, konut ve ofis kompleksleri arasında engelleri aşıp sınırları geçirgen yapmak en temel ihtiyaçtır. Bu da Gültepe gibi plansız yerleşimin olduğu bölgelerde komşuluk ilişkilerini zedelemeden, kentin algısında değişim yapmakla mümkündür. Değişim hem dışarıdan bölgeye bakıldığı zaman gelişmiş bir semt görünümü vermeli hem de içinde barındırdığı kültürleri kendine yabancılaştırmamalıdır.

G.Damla Öz

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: