Düşünceyi çizime dökmek.

bio_robotic_hand_0022-1-compgext

 

Belardi’nin kitaptaki tavrı hoşuma gitti. Girişte de anlatıldığı gibi iki konuyu mimarlık öğrencilerine ders kapsamında anlatır gibi yazıyor kitabında. Ama aslında kitabı okudukça sadece öğrencilere hitap edecek bir okuma değil, eğitimcileri de çok ilgilendirebileceğini düşünüyorum.

Yazar eskiz’i aslında ‘düşünmek’ ile tanımlanıyor. Yani yazar çizimin düşünce ile ilgili olduğunu derinlemesine anlatıyor. Eskiz için kuramsal bir destek arayışı içinde gibi. Bundan olsa gerek, Einstein’e kadar vurgu yapıyor. O halde, eskiz yoruma ne kadar açıktır? Ne kadar mekanı belirler veya o mekan kişiye göre ne kadar değişken olabilir?

Kitap bir araç seti olmak yerinde teorik ağırlıklı. Öyle ki, aslında yazarın savunduğu ‘el çiziminin önemi’ni nasıl koruyabiliriz sorusuna cevap bulamadım. Belki yazar bu kadar net bir cevap vermekten kaçınmıştır, belki de tek bir cevabı yoktur, belkide cevabını veriyordur ama anlamak konusunda sıkınt yaşamışımdır. Bu konuda da örneklendirmeler kullanılmış olsaydı, anlaşılması veya pratiğe vurulması daha kolay olabilirdi. Kitap dışı hareketlerine bakılırsa, Belardi’nin tasarımları genelde hep yoğun bir analizin sonucu olarak ortaya çıkıyor. Kitap bunu savunuyor mu acaba? Veya kendisinin çalışma şeklini tarif ediyor mu? Kitabın çizim üzerine olması, ama kitabın içinde çizim veya herhangi bir ilüstrasyon bulunmaması ilgi çekici. Kasten buna karar verilmiş olmalı, fakat yazarın fiziki olarak kitap içerisinde ilüstrasyon kullanması anlamamız açısından daha da kolay olmazmıydı? Düşünceyi çizime dökmek bir şey, düşünceyi yazıya dökmek ne kadar kolay?

Mesela kapağında bulunan çizimi çok kuvvetli buluyorum. Tamamı el çizimi olsada ıllüstrasyon devasa bir bina sanki engel olamaz bir deformasyona uğruyor. Burada zamanın dijitalleşmesine vurgu yapıyor bence. Dijital araçların varlığı arasında çizimin durumunu tartıştığı zaman, aslında daha önce ki okumalar aklıma geliyor. Pallasmaa’nın mümkün olduğunca zanaatı seçmesi ve geleneksel mimarlık taraftarı olmasından bir parça hissettiğim bu okumada şunu merak ediyorum;

Zaman ilerledikçe ve çizimler dijitalleştikçe çizim gerçeklikten uzaklaşır mı veya samimiyetini kaybeder mi? Yoksa aksine, çizimi zenginleştirmenin bir yolu olabilir mi? Önemli bir nokta olan, her iki yöntemde aklımızın, zihnimizin çalışması –yazara da göre- bizi aslında ne kadar düşündürebildiği değil midir?

 

Tülay Zıvalı

Paolo Belardi, Mimarlar Neden Hala Ciziyor?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: