Barthes’ın dili : Kule & Köprü

9.jpg

Boğaz köprüsünün İstanbul’la olan ilişkisini Eiffel kulesinin Paris ile ilişkisiyle olan benzerlikleri metni okurken sıkça gözüme çarptı. Köprünün şehre bakışı, İstanbul’a yukarıdan bakan kişinin onu deşifre etme isteği(edilgen olmayan bakış), tıpkı Kuledeki gibi şehir tarafından çevrelenme durumu. Bunlar belki de hemen hemen (sayıları hızla artan) tüm yüksek yapılarda olan niteliklerdir. Daha özele inersek; Köprünün anıtsallığı, geometrisinin hafifliği, işlevinin sadece üzerinden geçilip gitmek olması –Kulede olduğu gibi– insanların ona sonsuz işlevler ve anlamlar vermesine olanak tanıyor.
Kuledeki yaşanan dünyadan kopmuşluk hissi Köprüde bir gerçekliktir. O ne Avrupa Yakasındadır ne de Anadolu Yakasında. Kulenin şehirden kopuk bir dünya sunmasına karşın Köprü şehirle bağlantılı bir dünya verir. İki yakanın da dışında olurken aslında ikisine de sahiplik gösterir.
İstanbul’un güçlü deniz ile bölünme durumunu Köprü azaltmaz, aksine yukarıdan bakışla bu kopukluğu daha çok hissettirir. Kopukluk artık üstünde bulunulabilen, tutulup görülebilen bir yer haline gelir.
Ne var ki Paris’i İstanbul’la karşılaştırırken ucu açık kalan bir nokta da boğazın kendi mekânsallığıdır. Vapurla karşı yakaya geçmenin verdiği, manzaranın içinde bulunurken onu gözlemleme ilişkisini denize olan bakışıyla şekillenmemiş bir şehirde bulmak mümkün mü?

Sena Tansık

Referanslar
Roland Barthes, Eiffel Kulesi ve Açılış Dersi

Roland Barthes, Yazarın Ölümü

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: