Le Corbusier Yansımaları

görsel 1

Mimari mekanın çizim, üç boyutlu model ve maket ile temsil edilmesinin yanı sıra fotoğrafın mekanı anlatmadaki etkisi de yadsınamaz. Fotoğraf bir düşünme biçimidir ve onu çeken kişinin yapıyı nasıl görmek ya da göstermek istediğine göre farklılaşır. Modern mimarlığın kurucularından Le Corbusier yapılarını geleceğe taşımak için eskizlerle başladığı serüvene, kendi bakış açısını yansıttığı fotoğrafları ile devam etmiştir. Mekanın temsilini fotoğraf aracılığı ile gerçekleştiren pek çok mimar ve fotoğrafçı Le Corbusier yapılarını farklı dönemlerde objektifine yansıtmıştır. Bu fotoğrafçılardan olan Cemal Emden de özgün bakış açısını güncel bir sergi ile izleyicilere sunmaktadır.

Cemal Emden’in fotoğrafını çektiği Le Corbusier yapıtlarından bir bölümü “Çapraz Yansımalar/Mimarlık, Fotoğraf ve Metin” sergisine dönüştürülmüştür. Yapıların fotoğrafları Le Corbusier üzerine araştırma ve çalışmaları olan akademisyenlere gönderilmiş ve yazdıkları metinler fotoğraflarla birlikte sergide yer almıştır. Mimar Atilla Yücel’in, Simetrik-Asimetrik Yansımalar başlığı ile kaleme aldığı, Le Corbusier’in Planeix Evi üzerine olan metni de sergi de görülebilmektedir.

Bir heykel sanatçısı için tasarlanmış olan ev ve atölye birleşiminden oluşan yapı, yüzeyin kazandığı önem, yatay pencereleri, sağır cumbası, simetri ve asimetrisi ile Le Corbusier’in modern anlayışının örneklerindendir. Cemal Erdem de fotoğrafında salt binanın olduğu bir çerçeve kullanarak yapının çevre ile olan müzikal ritmini hayal gücümüzle tamamlamamızı istemiştir.

new doc 1_1

‘’Fotoğraf yapıyı bir yüzey kompozisyonu olarak idealize ederken onun çevre içinde farklılaşan ölçeğini de siliyor… Bu kanımca fotoğrafın sihri ve fotoğrafçının yaratıcılık alanına ait bir deformasyon.’’  Atilla Yücel’in bu anlatısı ile fotoğrafın izleyiciye seçim hakkı vermediği düşüncesine kapılıyorum. Yapının başka bir açıdan fotoğrafının da altta yer almasına rağmen fotoğraflar tek bir bakış açısını ve tek bir fotoğrafçıyı yansıtıyor. Fotoğrafta insan ögesi bulunmadığı halde alt köşede fotoğrafa girmiş olan motosiklet tekerleği ölçeği algılamamıza yardımcı oluyor. Yapının arka bahçesinde daha hareketli bir yaşam barındırdığına dair ipuçları yakalayamıyoruz. Bahçede açık heykelimsi bir merdiven olduğunu ve yaşanmışlık barındırdığını Atilla Yücel’in metninden öğreniyoruz. Çerçeve içerisinde ki fotoğraf tam karşıdan çekildiği için cepheyi, tek bir düzlemden oluşuyor gibi algılıyoruz. Giriş kapısının önünde bulunan ve sokak ile mekan arasındaki geçiş bölgesini oluşturan saydam düzlem ise altta bulunan perspektif fotoğrafından algınabiliyor. Atilla Yücel’in metninde belirttiği gibi aynı kare farklı fotoğrafçılar tarafından çekilerek sergilenseydi, mekanı farklı mesafelerden algılamamıza imkan sunulabilirdi. Farklı uzaklıktan çekilmiş başka bir kare, düzlemsel etki ile birlikte üç boyut etkisini de algılatabilirdi.

Roland Barthes ’’Fotoğraf sorgusuz sualsiz bir olgu sayılır, belli bir kompozisyona göre düzenlenen, inşa edilen bir nesne’’  ifadesi ile fotoğrafın bakış açısından çıkarak içinde gezinme imkanı vermediğini vurgulamıştır. Le Corbusier ise buna karşılık fotoğraf içerisinde kendi serüvenini yaratmış, inşa edilmiş nesneleri değiştirerek yeniden inşa etmeyi tercih etmiştir. Bunu üretim sürecinin bir parçası haline getirmiştir. Başka bir ifade ile Le Corbusier ‘’Fotoğrafın özü birikimden ziyade seçimdir.’’ diyerek fotoğrafın fotoğrafçının seçtiği çerçeveyi yansıttığını belirtmiştir. Bu yüzden mekana, fotoğraf ile objektif bir gözden bakmıyoruz ve gördüğümüz fotoğrafı mekana dair bir deneyim olarak sayamıyoruz.

Cemal Emden’in çektiği fotoğraf aslında Le Corbusier’in fotoğraf anlayışını da yansıtmaktadır. Fotoğrafı çerçevelemesi ile yapıyı çevreden soyutlanmış ideal bir düzlem olarak göstermek istemiştir.  Le Corbusier, kendi yapılarının fotoğraflarında ona rahatsız edici gelen kısımları spreyleyerek onu yalınlığa indirgemiştir. Örneğin; Schwob Villası’nda bahçede ki çardak gibi gözüne karmaşık gelen ne varsa temizlemiş nesnenin keskin hatlı biçimini açığa çıkarmıştır. Deneyimlenince güzel gelen ögeler fotoğrafta rahatsız edici ve ifadesiz görünebilmektedir. Eski binalarının fotoğrafları üzerinde yaptığı değişiklikler onun yeni üretimlerine ışık tutmuştur. Çapraz Yansımalar Sergisinde fotoğrafların Le Corbusier tarafından çekilmiş ve yeniden üretim aşamasında değiştirilerek yayınlanmış olan örneklerini de görsek çok daha ilginç bir sergi olabilirdi diye düşünüyorum.

Atilla Yücel fotoğrafa dair metnini, bir mimar gözü, mimar deneyimi ve Le Corbusier’e ait bilgileri ile yazmıştır. Metinleri yazan akademisyenler mimar olmasaydı nasıl yazılar ortaya çıkardı?  Ya da fotoğrafların üzeri kapatılsa ve fotoğraf görülmeden önce metinler okunsa ziyaretçiler üzerinde nasıl bir izlenim yaratılabilirdi?  Le Corbusier’i tanımadan sergiye gelen bir kişi sadece metinleri okuyarak çok daha farklı bir fotoğraf hayal edebilirdi.

G. Damla Öz

Referanslar;

  • “Çapraz Yansımalar/Mimarlık, Fotoğraf ve Metin” Cemal Emden’in objektifinden Le Corbusier yapıları, küratör Burcu Kütükçüoğlu / Atilla Yücel, Simetrik-Asimetrik Yansımalar, Planeix Evi
  • Beatriz Colomina, Mahremiyet ve Kamusallık
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: