Bir Eleştiri Olarak Mimarlık Üretmek

Screen Shot 03-10-16 at 04.59 AM

Mimarlıkla ilgili tarih yazılırken, projeler değerlendirilirken ya da mimarlık eğitimi verilirken bile daima eleştiri söz konusudur.

İpek Akpınar mimari eleştirinin çerçevesini şöyle çiziyor: “Mimari eleştiri, sürece, yer seçimine, çevre ile ilişkilere, katılımcı projelendirip projelendirilmediğine değerlendirerek yapının hikayesini anlatabilir; bağlamsal çerçeveyi ve bağlamsal ilişkileri vererek süreçte egemen sosyal oyuncular üzerinden ele alınabilir; mimari değerler ve kriterler doğrultusunda eleştiri geliştirebilir; etik, estetik, kültürel, sosyal okumalar üzerinden mimari eleştiri tamamlanabilir.“ Fakat bu tanımlama muhtemelen Ole Fisher için eksik kalacaktır.

Günümüz ortamında eleştirinin biçimsel ve kuramsal varlığı da değişime uğrayabilir mi? Ole Fisher, performatif ve interaktif bir hale dönüşen, nesnesi olmayan ve soyut özelliklerle ancak mimarlığın kendi özerkliğini kazanabileceğinden bahsediyor. Eleştiri konusunda da bu fikriyle paralel olarak Blur Building yapısı ile yapının kendisinin başlı başına bir eleştiri olduğunu, yani mimari nesnenin bir eleştiri niteliği taşıyabileceği fikrini örnekliyor.

Sürekli sis üreten bu yapı görsel ve işitsel referansları daima siler ve mekâna ait izleri yok eder. Beyazlığın devinip durduğu mekânsızlığın içindedir kullanıcı. Artık iletişim de farklı bir boyuta gelmiş çeşitli teknolojik verilerin de yardımıyla gündelik diyalog kalıplarının dışına çıkmıştır. Blur Building, keskin tanımlanmışlıklara ve ortogonal simülasyon teknolojilerine karşı bir tepkidir. “Bulanıklık” yoluyla bu tepkisini ortaya koyar.  Yaratıcıları “Kahraman olmayan mimarlık objesini hedefledik.” diyerek, yapılarını “formsuz, anlamsız, zamansız, yüzeysiz, içeriksiz ve dikkate değer olmayan” olarak tanımlar.

Vittorio Gregotto Mimarlığın İçinde isimli kitabında mimari üretimleri, eleştirinin tekdüzeliliğinden dolayı içeriksiz bulur: “Projeler aynı geleneklerin kuralları ve simgeleriyle tıkış tıkış olmuştur. Sistemin ortasında kendi yarattığı imgelerin peşine düşmekten kurtulamayan basit bir cevaba indirgenerek gerçekliği ve gerekliliği taklit eder hale gelmiştir.”

Mimari projeler, asla sadece teknolojinin imkânları ve öğretilmiş şeylerin bir sunumu haline dönüşmemeli. Hali hazırda olan bitene ve yeniden örgütlenmesi gerekene karşı bir eleştiri de kurmalıdır. Acaba bu, sınırları çizilen eleştirinin dayattığı “yönteme karşı” olarak mı elde edilebilir?


 

Vittorio Gregotto – Mimarlığın İçinde
Ole Fisher – Atmospheres – Architectural Spaces between Critical Reading and Immersive Presence
İpek Akpınar – Yeni Cumhurbaşkanlığı Binasının mimarlık eleştirisi mümkün mü?
(imaj: Blur Building, early sketch, courtesy of the architects. Image: Diller & Scofidio, 1998)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: