Yer ve Yersizlik Ekseninde Hapishanenin Yeri

CarcelEnvigadoCatedral

Yer, doğanın ve yapılı çevrenin ürettiği ölçüde var olandır. O görünen olmaktan öte deneyimlendiği ölçüde mekansallaşır. ‘Yer’in imkan verdiği sınırlar içinde insan yaşamının ürettiği hareket belirli zamansallık dahilinde mekanı tanımlar. Mekansallaşan yer ise artık insana aittir; dönüşümünden insan sorumludur.

Auge’ye göre mekan üretiminde yapmak ve görmek eylemleri devinim içindedir; ‘yapmak’ yeri mekana dönüştürürken; ‘görmek’ ise mekanı yere dönüştürür. Yer ve mekan arasındaki bu kutuplaşma yer ve yersizlik arasındaki ayrımı doğurur. Doğrudan dahil olunan yer mekanı üretirken; dolaylı olarak dahil olunan yer ise yersizlik olarak tanımlanır.

Eğer yersizlik dolaylı olarak ilişki kurduğumuz mekanlar olarak tanımlanıyorsa Auge’nin örnek verdiği transit geçtiğimiz otoyolun arka planındaki yerle kurduğumuz ilişki ile turizm şirketlerinin reklamlarında bize sunulan yerle kurduğumuz ilişkiyi aynı kefeye koymak ne kadar mantıklıdır? Yolda kenara çekip o ‘yer’e dahil olabilme imkanımız varken reklamın bize belki de çarpıtarak gösterdiği yer imgesine dahil olmak aynı şekilde mümkün müdür?

Yersizliğin kullanıcısı ona veya onu yöneten kişilere sözleşmeli bir şekilde bağımlıdır ve anonimliğe yer yoktur; bağımlı olunan duruma veya kişiye karşı masumiyetini kanıtlaması gerekir. Bu masumiyetin kanıtı kimlik ve pasaport gibi araçlarla kimliğin ifşa edilmesidir. Yersiz mekanda kullanıcı kendine biçilmiş rolü oynamaktadır. Yer, yersiz mekanda sürgündedir. Yersiz mekan ütopyanın karşıtıdır; vardır ve içinde organik bir toplum üretimi barındırmaz.

Bu durumda belirli kurallar dahilinde ve zorunlu sebeplerden ötürü insanların bir arada olduğu ve anonomliğin yitirildiği bir mekan olarak hapishane yersizlik örneği olarak gösterilebilir mi? Bir mahkum için ‘dış’ uzaktan izlenen hakkında konuşulan ve tariflenen bir yer olarak kalır sadece; ‘iç’ ise mecburiyetten zamanını belirli kurallar içinde geçirmesi gereken mekandır. Peki yer ve yersizlik birbiriyle yer değiştirebilir mi? İçteki kişinin aslında dışta; dıştaki kişinin ise aslında içte olduğu bir durum mümkün müdür? Yine hapishane örneğinden yola çıkarak içteki mahkumun dıştaki özgür olduğunu düşünen insandan daha özgür olduğu bir durum üretilebilir mi?

Dünyanın en büyük uyuşturucu tacirlerinden biri olan Kolombiyalı Pablo Escobar 1991’de teslimiyeti karşılığında kendi hapishanesini inşa ettiği; içerisine istediği her şeyi getirtebildiği ve hapishaneyi kendi adamları tarafından korunan bir kale olarak kullandığı bilinmektedir. Bu durumda Escobar’ın kendi iktidar alanı olarak kullandığı hapishanenin içi, yersiz bir mekan olmaktan çıkıp hapishanenin dışını mı yersizliğe sürüklemiştir?

Buse Özçelik

Fotoğraf: Escobar’ın hapishanesi dış / iç mekan

Referanslar

Biography: Pablo Escobar. http://www.biography.com/people/pablo-escobar-9542497#profile

Christian Norberg-Schulz, Genius Loci

Marc Auge, Non-Place

Peter Zumthor, Atmospheres

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: