Mekanlaşma Anı

Didim Apollon Tapınağı’nda, iç alana inen merdivenlerin sağında, duvar üzerine kazınmış belli belirsiz izler bulunur. Aslında, iki bin yıldan daha eski olan duvardaki bu izler bazen bulunamaz da. Zaman içinde o kadar silikleşmişlerdir ki bakanın görmek için dikkat etmesi yetmez, o gün ışık da iyi olmalıdır. Bir araya gelerek tapınağın kuş bakışı görünüşünü yansıtırlar. Antik keskinin taşı kazımasıyla, keskiyi tutan kolun uzanma mesafesi içinde şekillenen biçimler tapınağın inşaatı sırasında gerçekleşmiş mekansal bir yaratım anının tanığıdırlar.1

Derrida’ya göre an, zaman ekseni üzerinde kayarak zamansal olan ve olmayan her şeyi ve bu sırada kendini de dinamik olarak sürekli bölen bir aralıktır. Derrida, bu bölme olgusunu ise spacing, zamanın mekanı ya da mekanın zamanının oluşu olarak tanımlar.2 Grosz, bu kavramı açıklarken zaman ve mekan arasındaki ayrımın felsefede tam olarak açıklanamadığından, mekanın “kaderinin” ise zaman öncesi zaman, zaman aralığı (an) ve zamansızlık zamanında tayin edildiğini söyler. Grosz zamana bakışı iki şekilde yorumlayarak; ilkini, zaman mekan sürekliliğinin bölümlenmesi-eklemlenmesinde mimarlığın akışa değil, yücelten, anıtlaştırarak korumayı amaçlayan bir “tarihselci” bakış açısına sahip oluşu üzerinden tanımlar. Ona göre ikinci bakış açısı ise; görselliği, görselleştirmeyi içine alan, yalnızca geçmişe değil, geleceğe de yönelen, anın yaratma potansiyelini kendi içindeki ayrılmalarla inceleyen anlayıştır. Sözü edilen anın bu yaratıcı potansiyelinin, görsellikle bağ kurması mekanı oluşturur.3

Mimarın keskiyi taşa sürttüğü zaman, tapınak fikrinin maddeselleştiği an mıdır? Keski duvarda izler açtıkça beliren bütün tapınağın nasıl bir yansımasıdır? Onu hangi açılardan yansıtır? İzlerin duvara işleniş sürecinin her anı mekanın “kaderinin” farklı olabileceği bir gerilimler zamanı mıdır?

Tschumi, mimarlığı kendi dışındaki anlamlara yönelmiş bir dil olarak anlamanın mekan üretimi üzerindeki önemini vurgular. Ona göre mimarlık yapmak, mimarlık dilinin yapısının, bilgisinin devamlı sorgulanarak yeniden biçimlendirilmesidir.4 Tapınak krokisi bu bağlamda yaratılacak mekan fikrini dilleştirerek yansıtır.

Dilleştirme süreci bir anlamlandırma süreci midir? Keskiyi tutanın gözünde imgeleşen kehanet merkeziyle, bu gün krokiyle tapınak arasında bağ kuran izleyicinin önünde anıtlaşan tapınak anlamları neden farklıdır? Bunun nedeni belleğin farklılığı mıdır? [1]

 

 

 

1 Sözü geçen krokiyi, 2008-2009 öğrenim döneminde İlk Çağ, Bizans Mimarlık Tarihi Dersi teknik gezisinde Didim Apollon Tapınağı’na yaptığımız ziyarette eynep Kuban göstermişti. Bize, onu fark eden ilk araştırmacının buluşunu paylaşmak için arkadaşlarıyla duvarın önüne döndüğü seferde krokiyi bulamadığını anlatışını hatırlıyorum. Ne yazık ki fotoğrafını bulamadım, o yüzden yazıda da yer alamadı.

 

2 Jacques Derrida, “Différance,” in Margins of Philosophy, trans.Alan Bass (Chicago: University of Chicago Press, 1982), 13.

 

3 Elizabeth Grosz, Architecture from the outside : essays on virtual and real space (Massachusetts Institute of Technology, 2001), 110

 

4 Tschumi, The Architectural Paradox

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: