kartpostal okuması

Floransa

1959 yılına tarihlenen kartpostal, Floransa’nın yapılı çevresinin yüksek bir noktadan bakışla, gökyüzü ve ufuk çizgisiyle birleşerek oluşturduğu sıradan, durağan ve olağan bir manzara fotoğrafına dönüşebilirdi eğer ki bize Floransa’yı, daha önceden konumlandırılmış fotoğraf makinesini de içine alarak göstermeseydi. O fotoğraf makinesinin kadrajında ne olduğunu da düşündürmeseydi. Bakanı iç içe geçmişlik ve çok katmanlılık hissine götürmeseydi. Kimin gösteren kimin gösterilen olduğunun bütünleştiği, ayrıştırılamadığı bir ana dönüşmeseydi. Bir film setindeymiş ama bir yandan da değilmiş gibi ya da sahnenin hem içinde hem dışındaymış gibi hissettirmeseydi. Fotoğrafı bir an olmaktan çıkarıp dinamikleştirmeseydi. Barthes’ın değişiyle bir tekil fotoğraf olurdu; bizi dolaysız olarak imgenin içine bırakan, durağan, ikirciksiz, tutarsızlık barındırmayan bir fotoğraf olurdu.

Dinamizm, gerilim, hareket potansiyeli çoklu okumanın kapılarını açmaya başlıyor bu fotoğrafta. Farklı görme biçimleri yaratıyor. İç içe geçmiş temsiller yaratıyor. Manzaranın anlık bir temsilini elde etmekte olan fotoğraf makinesinin ve fotoğrafçının temsili ile bütünleşik bir Floransa temsili yaratıyor. Bu bütünleşik temsillerin yanı sıra, fotoğraf makinesine asılı eşyalar zaman ve mekan bağlantısı arasındaki kesin çizgileri, olup bitme halini yok etmeye başlıyor. Bir manzara fotoğrafının ait olabileceği zamansızlığı, fotoğrafı çeken kişinin oradan yeni ayrılmasına ya da gelmek üzere olmasına bağlayan bir zaman-mekan ilişkisine taşıyor. Fotoğrafı çeken her an bir yerden çıkacakmış ve eylemine devam edecekmiş gibi dinamik tutuyor fotoğrafı. Gerçeklik fotoğrafta yakalanan gerçeklik ile geçmişin bir çakışması gibi duruyor daha da ötesi her an varlık bulacak bir gelecek beklentisini vadediyor.

Bir kartpostalın bize ulaştırmasını beklediğimizden çok daha fazlasını ulaştırır bize burada gördüğümüz Floransa ya da Floransa’yı fotoğraflayan makine. Bir fotoğrafa bakıp orada anlatılanı anlama halini karmaşıklaştırır. Bir durup, uzaktan bakıp bir kez daha düşünmeyi gerektirir. İşte budur tam da bu fotoğrafı kartpostal olmaktan çıkaran. Düşündürebilme, gerileme sokma, dinamik tutma becerisidir.

tülay erenoğlu

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: