“Konut”un Üretimi ve Tüketimi: Reklam İmgeleri Üzerinden Bir Okuma Denemesi

Yaşam kolay, yalın olacaktı burada. Maddi yaşamın tüm sorunlarına, tüm yükümlüklerine doğal bir çözüm bulunacaktı. Temizlikçi kadın her sabah gelecekti. Şeker, yağ, şarap on beş günde bir eve getirilecekti. Geniş, aydınlık, karoları mavi armalı bir mutfak olacaktı, mutfakta sarı renkli Arabesk bezemeli, madeni ışıltılar saçan üç seramik tabak bulunacaktı; her yanda gömme dolaplar, ortada beyaz ahşap bir masa, tabureler, banklar bulunacaktı. Her sabah duştan sonra yarı giyinik olarak buraya gelip oturmak hoş olacaktı. Masanın üstünde greli seramikten kocaman bir yağ kabı, marmelat, bal kavanozları, tostlar, ortadan ikiye bölünmüş greyfurtlar duracaktı. Günün erken bir saati olacaktı. Uzun bir mayıs gününün başlangıcı olacaktı bu.

(Georges Perec, Şeyler)

Türkiye’de konut, uzun bir süredir gündemi meşgul ediyor. Neredeyse her gazetenin ya da derginin orta, arka sayfalarında, dizi aralarına ansızın giren reklamlarda, siyasetçilerin yüksek perdeden vaatlerinde, kent içinde neredeyse her inşaat gürültüsünün arasından yükselen parlak, ışıklı panolarda ve küçük, olağanüstü mimarlık deneyleri olan satış ofislerinde, herkes için bir konut var.

Konut uzun zamandır mimarlığında gündeminde; La Rotonda, Karl Marx Hof, Existenzminimum, Ville Radieuse, Fallingwater, Glass house, House VI ve sayısız durum, örnek ve tartışmanın mimarlığın kuramsal ve pratik bilgi alanının önemli bir kısmını işgal ettiğini söylemek mümkün.

Mimarlık özelinde olsun ya da olmasın, birer “seyirci” ya da “tüketici” olarak konutlarla ilk karşılaşmalar, konutların fiziksel gerçekliklerinden ziyade onların üretilmiş ve tekrar tekrar yeniden üretilmiş göstergeleri üzerinden gelişiyor. Bu yazı, bu karşılaşmaları Türkiye’deki güncel örnekler üzerinden inceleyip, çeşitli ilişkileri deşifre etmeye çalışacak. Söz konusu örnekler, ana akım medyada olduğu kadar mimarlık medyasında yoğun bir biçimde yer almış kentsel dönüşüm, konut projeleri olan Yenitepe Kadıköy ve Hi-Fit Dumankaya.

İnsan aklı,

en fazla İstanbul kadar güzel bir şehir,

en fazla bu kadar çağdaş bir mimari

hayal edebilir!

Şehir yaşamı,

en fazla bu kadar çağdaş bir yapıda,

en fazla bu kadar doğal bir ortamda,

en fazla bu kadar merkezi bir konumda

rahat olabilir.

(http://www.yenitepe.com.tr/)

Yenitepe Kadıköy

Yenitepe Kadıköy

Türkiye’deki kent içi konut üretim ve tüketim pratiğini iki temel evreye ayırmak mümkün. Bu evrelerin ilki ve konutun daha çok üretimiyle alakalı olan “gizli” ya da “örtülü” kısmı, diğer evrelere göre daha gözden uzak olarak şekilleniyor. Konutun yapılacağı alanın seçimi, yatırımcıların kim olduğu, yerel yönetimlerin pozisyonları, mimarın seçimi, tasarıma ilişkin kriterler gibi kent ve kamu için önem arz eden durumları, büyük bir beton temel çukurunu nerdeyse bir hediye paketi gibi çevrelemiş parlak sac panellerin arkasından çıkan şantiye tabelasında yazmadan öğrenebilmek mümkün değil. Konutun üretimine ilişkin bu gizli evre birçok sosyal spekülasyonu ve problemi de beraberinde getiriyor. Bu “gizli” evre henüz tamamlanmadan başlayan ve artık konutun üretiminden çok tüketimini ifade eden ikinci evrede ise medyanın önemli bir kısmını kaplayan reklamları, pahalı tanıtım etkinliklerini, inşaat halinde olan konutun ve yaşam tarzının küçük mekânsal demolarını sunan satış ofislerini, maketleri ve örnek daireleri örnek vermek mümkün. Tüketime ilişkin bu ikinci evre, ilk evrenin tam aksine, hiçbir boşluk bırakmaksızın kamunun nazarına sunuluyor / sokuluyor ve bu ikinci evreden kaçmak mümkün değil.

Konutun tüketimine ilişkin bu ikincil süreç, çeşitli göstergeler ve bu göstergeler ile inşa edilen/üretilen ortamlar üzerinden tüketiciye ulaşıyor. Söz konusu göstergeler çoğunlukla görsel imgeler olarak üretilirken bu görsel göstergelerle bağlantılı olan metinler de önem kazanıyor. Kentsel mekanda üretilen konut projelerinin isimlerini, vaatlerini ve metrekare bilgilerini içeren metinler tek elden çıkmışçasına benzerlik gösteriyor.

Yenitepe Kadıköy projesi için de yukarıdaki durum benzer. İstanbul’un Anadolu yakısında bulunan ve 1950’lere kadar herhangi bir yerleşim bulunmayan Fikirtepe, 1950’li yıllardan sonra yoğun nüfus artışı ile birlikte tekinsiz bir gecekondu alanına dönüşmüş ve yakın geçmişte deprem önlemi adı altında başlayan kentsel dönüşüm söylemlerinin odağındaki semtlerden biri olmuştur. Uzunca bir süredir Fikirtepe’nin tekinsiz, deprem gibi bir felaket sonucu yıkılmanın eşiğinde ve kentsel dönüşüm alanı olarak ilan edilmesinin Fikirtepe’de yaşayan insanlar için ne kadar önemli bir maddi şans olduğuna ilişkin mesajları çeşitli medyalar aracılığıyla okumak mümkün.

5 katı baza olmak üzere, 26 katlı 4 konut bloğundan oluşan tasarımın İstanbul Four Seasons Otel’de düzenlenen tanıtım toplantısında konuşan, Nuhoğlu İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nuhoğlu, Fikirtepe projesine başlanırken proje paydaşlarının öncelikle alanı şimdi olduğu gibi değil gelecekte olacağı gibi görmelerini istediklerini belirterek “5 yıl içinde 1,5 milyon metrekare alanda hepsi birbirinden iddialı yaklaşık 50 bin konut yer alacak. İstanbul’un merkezinde, 5 ana arteri bulunan, bulvar ve caddelerin yer alacağı, planlı yapılaşmış yeni bir semt doğacak. Fikirtepe’de İstiklal, Bağdat, Abdi İpekçi, Nispetiye ve Rumeli caddelerinin kalitesinde 5 ana cadde tek bir semtte yürüyüş mesafesinde bulunacak,” dedi.

Proje sürecinde öncelikle tüm maliklerle bir araya geldiklerini ve Fikirtepeliler’in yaygın kamuoyu algısından farklı olarak çok uzman olduklarını, toplantılara kendi mimarları, avukatları ve finansçıları ile geldiklerini belirtirken aynı zamanda alanda çalışan diğer tüm firmaları davet ederek başka bir toplantı da yaptıklarını ve kapalı site yaratmamak, çekirdekler oluşturmamak için çözümler aradıklarını belirten Nuhoğlu, “Fikirtepe’de ortak mahalle kültürünü içinde barındıran bir yaşam olacak. Yenitepe, Kadıköy’ün Kadıköylü olmanın tüm avantajlarını sağlayacak,” dedi.

(http://www.arkitera.com/haber/14019/tabanlioglundan-fikirtepeye-yenitepe)

Yenitepe Kadıköy, Peyzaj Alanları

Yenitepe Kadıköy, Peyzaj Alanları

Tanıtım toplantısında dile getirilenlere olumsuz bir şekilde yaklaşmak neredeyse imkansız görünüyor. Fikirtepe’yi deprem tehlikesinin gölgesindeki tekinsiz bir gecekondu alanından, İstanbul’un en güzide semtlerinin sahip olduğu caddelerin benzerlerine sahip, Fikirtepeliler’in bilinçli katılımıyla kapalı sitelerin olmadığı, mahalle kültürünün sürdürüldüğü ve Kadıköylü olmanın avantajlarının yaşandığı çağdaş bir yere dönüştürmek, insan aklının hayal edebileceği en iyi projelerden biri olabilir.

Yenitepe Kadıköy, İç Mekan

Yenitepe Kadıköy, İç Mekan

Projeye ilişkin hazırlanmış görseller de benzer şekilde, İstanbul’un yoğun karmaşasından, yeşil alanların azlığından, konutunun dar pencerelerinden, manzarası olmayan balkonlarından ve içindeki anlamsız eski mobilya yığıntısından sıkılmış her kentlinin hayali olarak göz önüne sunuluyor. Proje alanını tamamen saran yemyeşil ve neredeyse doğal bir çeşitliliğe sahip bir peyzaj, yaya olmanın keyfe dönüştüğü sokaklar, caddeler, inanılmaz bir İstanbul manzarasına sahip balkonlar, yerden tavana camlar ve bu camlara eşlik eden seyir dürbünleri, sade, modern bir anlayışın hakim olduğu mobilyalar, piyanolar, banyolar, mutfaklar ve kusursuz aydınlatma…

Yenitepe Kadıköy, İç Mekan

Yenitepe Kadıköy, İç Mekan

Yukarıda özetlenen göstergeler sistemi neredeyse her konut projesi için aynı şekilde yapılanıyor. Bu göstergelerin bizlere işaret ettiği bir durum var. O da konutun kentli için bir tür arzu nesnesine dönüştüğünü söyleyebiliriz. Bu nesneye dönüşme hali tek taraflı bir durum değil. Üretilen bu göstergeler dil aracılığıyla kentlinin anlam dizgelerini ve dolayısıyla kendini yeniden üretiyor, şekillendiriyor. Söz konusu göstergeler, imgeler toplumun hangi kısmını temsil ettiğini bilmediğimiz fakat üzerine düşünülmüş ve belirlenmiş bir yaşam tarzını işaret ediyor ve bu işaret edilen yaşam tarzının işaret ettiği ilişkileri tamamlayan bir tür figüran olmaya ikna etmeye çalışıyor, ya da bu imge bombardımanını göz önüne aldığımızda; zorluyor.

Bu “figüran” olma durumu, üretilen konutların mekansal potansiyellerine (bulundukaları konum, oda sayıları, kat adetleri, iç mekan tefrişleri, sosyal donatılar vs.) göre çeşitlilik gösteriyor. Örneğin, mekansal olarak sınırlı olanaklara, az oda sayısına ve az yeşil alana sahip konutlar kolaylıkla kapalı spor donatılarıyla ilişkilendirilip, kentliyi sportif ve hızlı bir yaşam tarzının figüranları olarak yapılandırabiliriyor. Bu durumda söz konusu göstergelerin herhangi bir boşluk bırakmayacak şekilde tanımlı, kusursuz, çok çeşitli ve yeni “kentli” kimlikleri üretebildiğini rahatlıkla söylebiliriz.

Dumankaya Hi-Fit

Dumankaya Hi-Fit

Dumankaya projelerinin bugüne kadar yüzde 65 değer kazandırdığını hatırlatan Dumankaya, “Türkiye’de milyonlarca konut var ama, Hi-Fit bunların tamamından ayrı. Çünkü burada hem teknik hem hizmet var. Biz, Hi-Fit’te tekniği hizmet ile buluşturuyor; sağlıklı konutları müşteriye sunuyoruz.” dedi. Projede yer alan konutların şehir otelleri mantığında olduğunu, büyük bölümünün stüdyo, 1+1, 2+1 dairelerden teşekkül ettiğini aktardı.

(http://www.arkitera.com/haber/20798/yabancilara-konut-satisi-yuzde-317-artti)

Bu noktada, Baudrillard’ın Nesneler Sistemi isimli kitabında söz konusu göstergeler ve reklam imgeleri üzerinden üretilen anlamlar üzerine yazdıkları önemli gözükmektedir; “…yeni bir model olarak sunulan “dekoratör vatandaş” tipininin yalnızca mal sahibi ya da evde yaşayan bir kişi olmayıp, aynı zamanda içinde yaşadığı ortam konusunda bizi bizzat bilgilendiren bir araca benzediği söylenebilir. Mekanı bir bilgi tanıtım merkezi olarak gördüğünden, bu mekanı egemenliği altına aldığında her türlü karşılıklı ilişki kurma olasılığını ve nesenelerin oynayabileceği her türlü rolü de denetleyebileceğini düşünmektedir. ( Eşyaları belli bir şekilde yerleştirerek mesajlar üretip gönderen ve almak isteyen bir insan bizzat “işlevsel” bir konuma sahip olmak, mekanla benzeşmek durumundadır.) Onun sorunu mülkiyet ya da haz almak değil, sorumluluk almak, yani kesintisiz bir şekilde “çözümler” sunmaktır. Bu tamamıyla biçimsel bir uygulamadır, zira modern insanın sahip olduğu nesneleri “tüketmesi” söz konusu değildir. ( Burada da “beğeni” duygusunun konuyla ilişkisi yoktur, zira sözcüğün her iki anlamında üretilmiş nesnelere gönderme yapmaktadır. Biçim sanki içselleştirilmek üzere sunulan “tüketilebilecek” bir töze benzemektedir.) Bunlara hakim olmaya, denetimi altına almaya, düzenlemeye çalışan modern insanın aslında bir sistem tarafından güdümlendiği ve kendisine biçilen taktik role boyun eğmekten başka bir şey yapmadığı görülmektedir.” ( Baudrillard, 1968: 35)

Peki, bu anlamları ve göstergeleri üreten mekanizmanın bir parçası olan mimarlığı ve mimarı nasıl değerlendirebiliriz?

Emre Özdemir

Kaynakça

Baudrillard, J., (1968) Nesneler Sistemi, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi.

Dağtaş, B., (2003) Reklamı Okumak, Ütopya

Perec, G., (1965) Şeyler, Metis

Reklamlar

About Mimarlıkta Kuram ve Eleştiri

Bu alan İTÜ Mimari Tasarım Tezsiz Yüksek Lisans Programı dahilinde açılan Mimarlıkta Kuram ve Eleştiri yüksek lisans dersinin blog sayfasıdır. Sayfadan ders kapsamında düzenlenen seminerlere, katılımcıların yazılarına ulaşılabilir.

2 comments

  1. fundauz2

    Konunun ele alınma biçimine,kurgusununa yönelik eleştirilerim var. Konunun başlığı ilginç, üretim ve tüketim mekanizmalarını, aralarındaki ilişkiyi açmaya yönelik bir vaad var. ancak yazının devamında vurgunun, tüketiminde olduğunu görüyoruz. Burada seçilen araç reklamlar. ancak Araçsallaştırırken, sadece iki örnek üzerinden konuşmak değil, örnekleri artırmak ve tekrarları vurgulamak daha doğru bir yaklaşım olacaktır, diye düşünüyorum. İmgeler böylelikle, reklamın kendisinden koparak, üzerinde konuşmaya değer kavramlarla tartışılabilir. Sonuçta sorulan soru, tartışmanın odağını bambaşka bir yere, nedenini hiç anlamadığım bir şekilde, kaydırıyor. “Mimarlığı ve mimarları, reklamlardaki imgeler üzerinden nasıl değerlendirebiliriz?” sorusunu ikna edici bulmamam bir yana, yazının başlangıcında kurulan niyetin oldukça uzağına düşen bir soru, sanıyorum.

  2. fundauz2

    Ayrıca yazı yeterli referansla tartışmaya açılmıyor :/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: