rota: av. süreyya ağaoğlu sokak

“should i give up, or should i just keep chasing pavements?”

-Adele

rotanın sökümünde, atina akropol diyagramlarını anımsatır bir yöntem kullanılmıştır: sequential juxtaposition, çekimlerin ardışık dizilmesi. beden hareket ettikçe der eisenstein, yapıların birbiriyle olan ilişkileri değişir. eklemek gerekir ki, elbette yapılar bu katmanlardan yalnızca biridir.

böyle bir rotanın sökümüne dair söylenebilecek ilk şey, topografik ilişkilere dairdir. görme ve görülmenin mekanı olan kentin, sokak dokusunun ağırlıkla barınma fonksiyonlarını taşıdığı bu izi takip ederken, topoğrafya iki farklı şekilde okunabilir. birincisi yersel, ikincisi ise göksel ilişkiler. bunların tümü fiziksel çevre koşullarına referans olmaktadır. öncelikle hatırlamaya dair bir yöntem olarak, vücudun beyindeki ve kulaktaki kristallerini eğip bükerek, yürünen zeminin eğimi ile belleğe dönüşmesi bir çeşit hatırlamadır. barthes, fotoğrafın mekanı kodlamadan kaydettiğinden bahseder. burada avukat süreyya ağaoğlu sokak rotasında, teşvikiye cami’nin duvarına sırt verilerek başlanmış ve elli adımda fotografik bir fragmanla okunmuş olan rotanın, yolun perspektfinde meydana gelen değişimleri ile her fragmanda aktarılan kesitlerde taranan konut yüzey alanı ve sokak zemini ile gökyüzü yüzeyindeki taranan leke farklılaşmıştır. bu fragmanların ötesinde, mekan deneyimi, der steven holl,  fizik sınırlardan çok hareket, paralaks ve ışığın oluşturduğu bir ağdır. buradaki örnekte en başlarda eğimin sertliğinden binaların sadece cephelerini algılayabildiğimiz bir sokak kesiti mevcutken, giderek, yükseklik ilişkileri, bizim binaların çatıların algılayabildiğimiz bir konuma bizi taşımıştır. bu da en başta sadece yatay ilişkiler kurulan bir kent parçasından düşey ilişkilere imkan veren bir parçaya geçtiğimizi gösterir.

rota-avsas

burada göksel olarak belirtilen ilişkilerde ise ışık şiddetinin, giderek yapı stoğunun bitişik nizamdan ayrık nizama geçiş ve sokağın yer aldığı vadinin açılan bir kısmına doğru yapılan bu yürüyüşte aldığı ışık oranının hem bellekle kurduğu hatırlama ilişkisi, hem de barınmanın konforuna dair bir bilgi olabileceği açıktır. denilebilir ki, ışık bu doğrultunun eşiklerinden biridir. bir diğer eşik ise tepede ve çöküntüde sosyal düzlemlerin bu sokak hattına takılı oluşudur. sokak kendi başına bu iki yatay meydanımsı sosyal mekanlar arasında bir bağlantı, bir sakin hat gibi durmaktadır. bunu, giderek ölçeği genişleyen kamusal fonksiyonlar taşıyan binalar ve tüketimin ipuçlarını taşıyan billboard vb. tabelaların varlığından da anlamaktayız. oysa bu hat üzerinde daha çok parketmiş araçlar, iri çöp konteynerları ise bize burada daha statik bir eylemin olduğuna ilişkin hisler uyandırmaktaydı.

bir diğer önemli eşik ise konut dokusunun kentsel dokudaki çözünürlüğüdür. bunu ise teşvikiyeye yakın duran yöndeki parselizasyonda daha iri lekeler şeklinde yerleşmiş apartman lekeleri ile rotanın sonunda karşılaşacağımız sık kentsel dokunun birlikte okunmasıyla söyleyebilmekteyiz.

bu parçaların bir araya gelişlerine dair zizek, hiçbir zaman gösterilmeyen bütünün parçalarını görürüz der. bu parçalı okumada yakalanan fragmanlar sözgelimi başka bir sıraya sokularak yeni ilişkiler kurmaya ve anlatılar oluşturmaya imkan verebilir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: