Nitelikli Yapı

2014-05-16 10.27.30

NİTELİKLİ YAPI

“Yaklaşık 40 bin m2 üzerine kurulan çarşı bu gün müzik ve mefruşat başta olmak üzere muhtelif iş alanlarının merkezi ve piyasası durumundadır.Temennimiz bir süredir ihmale uğramış gibi gözüken çarşının yeniden ihya olunarak, var olan dinamizmini artırması ve ticari hayatımız için ifa ettiği fonksiyonunu kaybetmemesidir.”   R.Tayyip Erdoğan, 1996

Mimarlarının ekonomik anlamda zarar ederek yaptıkları İMÇ çarşısı mahkeme tasdiki olmak üzere güzel sanat eseri kategorisinde yer alıyor. Manifaturacılar Çarşısı bunun yanında hala çalışan bir mimari ürün olarak insanların alışveriş hareketlerinde bir yer tutmaya devam ediyor.

21. yy girmeden önce müzik parçalarını internette ücretsiz bulmanın zor olduğu dönemde albümler, plaklar satan yan yana dizilmiş çok sayıda işletmenin günümüzde ayakta kalmasını sağlayacak bir mimari çözüm yok. Bunun yanı sıra dünya tekstil pazarında 14.yy dan bu yana  tekstil hammaddesi üreten ve işleyen hatta dış pazarda bulunan markaların ucuz iş gücü sebebiyle üretim fabrikası olarak görülen ülkemizde tekstil ürünlerinin toptancı mağazalarını bulunduran  bir yapının işlememesi için mimari bir facia olması gerekiyor.  Manifaturacılar çarşısı günümüz için ileri teknoloji olan nanoparçaçıklı, enerji üreten, içerisinde yazılımlar barındıran ve bu yüzden üretimi ve dağıtımı pazarlaması farklılaşan tekstil ürünlerinin yaygınlaşmasıyla şuan ki haline nazaran değişebilir, dönüşebilir. O zaman bu yapı grupları niteliksiz mimari eser mi olacaktır? Kapalıçarşı’nın altın, Mısır Çarşısı’nın baharat gibi medeniyetin başlangıcından günümüze anlamında ve kullanımında bir değişim yaşamayan ürünleri barındırması onların mekansal işleyişini sürekli kıldıysa bu yapılar nitelikli yapı hüviyeti mi kazanmıştır?

Her ne kadar değinilen 3 çarşının içerisindeki sirkülasyon alanı-satış birimleri alanı oranı benzer olsa da İMÇ’yi onlardan ayıran, döneminin siyasi ve kültürel gerilimlerini üzerinde taşımak yerine bulunduğu araziye yükünü yaymak olduğu gözüküyor. Bu da yapıyı tarihsel niteliğinden öte mimari niteliği üzerinden konuşmamıza neden oluyor. Jonathan Hill, Immetarial of Architecture kitabında Van Der Rohe’nin Barcelona Pavillion plan ve kesit çizimlerinde boşlukların ‘mekansal olduğu kadar algısal’ yorumunda bulunurken bu sözünün üstünde yer verdiği imajda Pavillion, karşısındaki suda kendini yansıtarak tekrar ediyor, kendisi başka bir kotta yeniden yorumluyor. İMÇ’de her kotta kendisini hafif kırılmalarla yansıtan, tekrar eden  yapı blokları, aralarındaki boşlukların mekansal tanımını yapmakla beraber  neredeyse birbirleri arasında yer alan havanın yoğunluğu arttırıyor, o boşluğu muğlaklaştırıyor. Mesafeyi tanımlatmıyor. Yapı net işlevsel halini her bloktan sonra tekrar bozuyor ve tekrar canlandırıyor. 1. bloktan 4. bloğa götüren akışı topografyanın eğimi değil bu boşlukların muğlaklığını çözme merakı oluşturuyor. İçinde manifaturacıları hala barındırabilmesinden öte, işlevselliğini bu çeşit bir sirkülasyon üzerinden okutabildiği için mekan, nitelikli bir mimari eser haline geliyor.

 

Özgün Yücetürk

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: