Eleştir(il)en Mimarlık

Image

‘Tüm doktrinleri, tüm formalizmleri, tüm estetik spekülasyonları reddediyoruz.Mimarlık çağın iradesinin yansımasıdır, yaşanan, değişen, yeni.Dün değil, yarın değil, sadece bugün form verilebilir.Ancak bu tür bir yapı yaratıcı olacaktır.Zamanımızın yöntemleri ile form yaratmak.’ ( Bürohaus Haziran – 1933 )

‘ Benim saldırım forma karşı değil, fakat kendinde bir amaç olarak forma karşı.’ ( Die Form, 1927 )

Mies’e göre, tasarlanan bir yapıyı yapılış amacına uygun olarak, işlev ve biçim uyumunu korumak belli bir zaman diliminde mümkündür. Bu zaman dilimi süresince, yapılış amacına uygun olarak kullanılan yapıda yapılacak işlevlerin farklılaşması sonucu, işlev ve form uyumu ortadan kalkacaktır. Bu uyumun ortadan kalkabileceği düşünüldüğünde; tasarlanacak olan bir yapının, çeşitli fonksiyonları ve farklı kullanıcı profillerinin ihtiyaçlarını barındırabilecek bir form verilerek yapılması gerekmektedir.

Bu tanımlamalardan ve söylemlerden yola çıkarak, Mies’in projelerinde farklı işlevlere izin veren ve farklı fonksiyonları barındırabilecek tasarımlar yapma arayışına girdiğini ve bu doğrultu da çalıştığı söylenebilir. Bu tanımlamalar ve söylemlerinin sonucunda, projeleri incelendiğinde, içinde bulunduğu arayış ve uygulamaları, netleştirmek mümkündür:

  1. Değişken plan ve net bir konstrüksiyon
  2. Birbirinden bağımsız taşıyıcı sistem ve duvar kurgusu,
  3. Kapalı bir sistem oluşturmak yerine, tüm hacim içinde yüzen mekân anlayışı,
  4. Karakteristik özelliklerini açıkça dışa vuran hammaddelerin kullanıldığı malzeme tercihi.

 ‘ Değişken bir plan ve net bir konstrüksiyon birbirinden ayrılamazlar. Net bir konstrüksiyon serbest planın temelidir… Eğer planı veya mekan düzenini önce çözerseniz, her şey bloke olur ve net bir konstrüksiyon imkansız hale gelir… Strüktür bütünün omurgasıdır… Bu omurga olmadan plan serbest olmaz, tam tersine kaotik bir biçimde bloke olur. ’

Mies bu bağlamda geleneksel bina ontolojisinin üç temel özelliğini eleştirir Farnsworth Evi’nde: Yere bağlılığa karşı askıda durma hali; yekpareliğe karşı bileşenlerin birbirleriyle kaynaşmaması ; iç-dış ayrımına karşı şeffaflık.

Mies’ in bu geleneksele karşı yaptığı modern eleştiri, Barcelona Pavyon’unda mimarın en ünlü eserine dönüşürken, özel bir yaşam alanı olan evin, gereklilikleri ve yaşam konforu standartları ile birlikte düşünüldüğünde ise eleştirilebilmektedir. İç-dış ayrımı-özel hayat, iklim etkileri-şeffaf cephe ilişkisi ve özellikle evin sular altında kalması bu eleştirilerin kaynağını oluşturmaktadır.

Ayrıca yapının tek başına bir yenilik olarak düşünülmesi de eleştirilmektedir. Yapının sahip olduğu özellikler, Loos’un Muller Evi, Schröder’ün Evi, Corbusier’in Dom-ino Evi ile birlikte düşünüldüğünde, aslında birbirini etkileyen birikimler olduğu da gözlemlenebilmektedir.

Kaynak

Hays, Michael.  Critical Architecture, Between Culture and Form

Mies Van Der Rohe ve Gökdelen, Boyut Yayınları, 2002

Bilgin, İhsan. Fol Dergisi, Kasım 1997

Arredamento Mimarlık, “Ayrıntı” Bölümü (s.92-95), Mayıs 1998

Ammar Tok & Pınar Demirel Etli

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: