soap catharsis wall, moov

DSC_5858 making-of-soap-20

Moov’u kendi paradigmasıyla ele alırsak yoğun bir değişim arzusu görürüz. Ulvi, büyük, yüce, aşkın olan bir değişimden ziyade, ‘şimdi ve burada’ nın sade olan ama basit olmayan değişimini… Bu aktivist grup şehri keşfetmeye odaklanmıştır. Mimarlığı araçsallaştırmayı, insanın kadim ölçeğindeki bir pratik çerçevesinde ‘yürüyerek’ yaparlar. Yürürken keşfeder, alımlar, haritalar, değişim kıvılcımını, dönüşüm cürretine önceler. Bu kollektivist ‘Flaneur’ler sırf bu yüzden( duyarlılığı gündelik yaşantıya yönelik bir praksis olarak tanımlama amacına sahip olmalarından mütevellit) övgüye değerdir.

Soap Katharsis Wall bu bağlamda birkaç safhada önemlidir. İlki ve en önemlisi, grubun görme edimi çerçevesinde bir sokağın karakteristiğini belirleyen ‘sıradalığını’ onun en büyük gücüne dönüştürmesidir. Bu aslında ‘her gün geçtiğin sokağa farklı bir gözle bakmak’ ya da başka bir deyişle mimari anlamda ontik bir rejenerasyondur. Sağırlıkla kurduğu bağlantı bu durumu daha da kuvvetlendir. Yapılan müdahalenin amacı bu nadir kullanılan ‘geçiş’ mekânını, kente fark ettirmektir; ama öne çıkarmak değil.

İkincisi malzemedir. Burada sabun, sadece patolojik olana, mimari yaralara, Polonya’nın savaşlarla dolu tarihine gönderme yapan bir metafor değil, kendi dokusu, şeffaflığı, yağmurda kendini açığa vuran kokusuyla, içinde barındırdığı ölümle temas halindeki metinlerle tamamen bambaşka bir malzeme haline gelir. Onunla beraber duvarda zaman içinde tuğlaların açtığı bir yara olarak ‘boşluk’ zihnin bir uzvuna dönüşür.

Üçüncüsü ve belki de en önemlisi zengin imgesel örüntüsüyle tuğladır:

Tuğla,  Kahn’ın meşhur sorusunda ya da Pink Floyd’un o ünlü ‘the wall’unda ontik olana doğru fütursuzca boşluklanır. Akılcı bir örüntüden ‘sınır’a devinip olası tüm şiddetiyle zamana kazınır. Üst üste, yan yana, alt alta eksiltir onu. ‘İlk’ in ‘son’a, parçanın bütüne olan şehvetidir o. Topraktan ve güneşten oluşur; ama sadece Berlin’de bir duvarda nedenine parçalanır ve sadece bir kitapta nedeninden parçalanır:

”Nesnelerin her biri diğerlerine karşı varlar, gazeteyi bırakıyorum, ev fışkırıyor önüme; o da var önümde, uzayıp giden duvarı geçiyorum, uzayıp giden duvarla varım.’

Projede yeniden betimlenen her tuğla tek başına ve birlikte bir katharsistir.

soap catharsis wall making of soap

http://www.moov.pt

Ozan Gürsoy, Hüseyin Furkan Balcı

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: