Eleştirel Mimarlık ve Mimarlık Eleştirisi

Image

Eleştirel mimarlık ve mimarlık eleştirisi üzerinden art-eleştirelliğe baktığımızda, eleştirel kurama ‘dil’ üzerinden bir yorumu yapılabilir. Hays’e göre mimarlıkta tek doğru olmadığı ve pek çok okuma biçimi olduğundan, her okuma kendinden öncekinin devamı ve temsili haline geliyor. Ancak sonuç ürün, kendi yeniliğinin başlangıcı oluyor. Bu durum başkasının işini yorumlarken hiç bitmeyen bir yazı sürecine girmek gibi düşünülebilir. Belki de art-eleştiriyi yazarın egemenliğinin bir nebze kırılmaya çalışılması, yazarın tamamen yok olması değil de okuyanın/dönüştürenin metni tekrardan yazması gibi düşünebiliriz. Bu durum mimarlıkta mekanın bize empoze edilen biçimiyle kullanılmayabilmesi gibi, ya da ona atfedilen istenmeyen anlamların çıkması gibi, mekanın kullanım biçiminin kullanıcıyla birlikte tekrar üretilmesiyle kendi performatif haliyle ‘burada-şimdi’ yazılması olarak yorumlanabilir.

Tasarlama pratiğinin kendisinin de bir eleştiri olmasından yola çıkarak Fischer “Atmospheres”de, bildiğimiz proje yapma durumuna ek olarak algısal bir takım girişimlerle kullanıcı ve deneyim odaklı önerileri inceliyor. Yani teori ve eleştirinin bittiği yerde –ki bu objenin dışarıdan gözlemlenmeyip, bir mekan deneyimi olması gerektiği yerde- başlayan, daha performatif ve interaktif bir halden söz ediyor. ‘Soyut, boyutsuz, beklenmedik, sözü edilemeyen’ olarak bahsedilen bu anlamsız özelliklerle mimarlık artık objesi olmayan bir şeyden bahsetmeye başlayarak kendi özerkliğini kazanabiliyor. Çünkü artık mekan kullanıcısıyla tartışıyor ve karşılıklı bir deneye dönüşüyor. Fischer’a göre bu mimari üretimin kültür pratiklerimizi eleştiren bir hal alması; yani medya, teknoloji, savaş üzerinden mekanı sorgulatması, mimarlığı bir hizmet olmaktan çıktığı hal oluyor.

Mimari sürecin eleştirel olup, sonuç ürünün eleştirel olmaması halinden söz etmek gerekirse tekrar Hays’e dönebiliriz. Kültürün yapılaşmış formun nedeni ve içeriği olduğunu belirten Hays, bu durumun hegemonyayı destekleyici ve devamlılığını sağlayıcılığından bahsediyor. Yani yapıyı yapmanın ve onu gerçek bir ürüne dönüştürmenin, artık onu gerçek dünyanın bir objesi haline getirerek yerin mekansallığı ve zamansallığıyla aynı ortamda bulunduruyor. Tasarım süreci kendisi bir eleştiri oluşturken ortaya çıkardığı form da kültürel anlamıyla başka bir eleştiri sunarak bitmeyen bir yazı haline dönmüş oluyor, çünkü form yorumlanabilen ve çok katmanlı bir halde karşımıza çıkıyor.

___

Michael Hays, “Critical Architecture: Between Culture and Form”, vol.21, 1984.

Ole W. Fischer, ‘Atmospheres – Architectural Spaces Between Critical Reading and Immersive Presence’, field, vol.1, Eylül 2007.

Roland Barthes, “Yazarın Ölümü”, Heves, cilt 14, Nisan 2007.

Sarah Wigglesworth, ‘Critical Architecture’, Critical Architecture, Rendell, Hill, Fraser & Doriadn (ed.), Routledge, Londra, 2007.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: