Anıların Metalaşması

      bu ağaçlar, öğrencilik yıllarını geçirdiği bu sokaklar,

      ilk şiirlerini kurup söktüğü bu şehir zamandır

     

      onun adına üst üste içtiğim kahveler, yaktığım sigaralar,

      bu gri gökyüzü zamandır

 

      bizden biri çekip gittiğinde ,

      bizi birbirimize bağlayan, kenetleyen, mıhlayan yalnızlıkların    

      bütün o yalnızlıların bir araya geldiğinde kurdukları

      büyük yalnızlık çadırının içinden sorarız

      o sorular da zamandır

 

      yağmur dindi

      başka bir yerde başlamak için…

 

                                                                         Zamandır / Enis Batur / Mayıs 88/ Gergedan 15

An-ıları toplamak , an-ı üretmek, an-ılara mekan tasarlamak ve bir dönemi yazmak.  Anılar nesnelerle ne kadar ilişkilidir?

Masumiyet Müzesi bir tür tersten okuma mekanı. Kitap tutkulu bir aşk öyküsünü okuyucuya aktarırken, müze ise bir döneme ait  eşyalarla izleyicinin zihninde öyküler türetiyor. Görsel olan ile dilsel olanın bir mekanda kesişimi…

Zihninde kurulanın ötesinde kitapta yer alan neredeyse her nesnenin bir mekanda somutlaşmış olması izleyiciyi tuhaf bir gerçekliğin içerisine sokuyor.Mekanda yer alan her nesne hikayenin, Kemal’in tutkusunun bir kanıtı. Füsun’un içtiği sigaralar , Kemal’in onların anısına olan bağlılığı bizi hikayenin içerisine alıyor. Üst kata çıktığımızda hikayeyi okumaya başlıyoruz. Mekanı betimleyen her nesne teker teker karşımıza çıkıyor.İşte tam da bu gerçekliği fark ettiğimiz anda bence  Füsun ve Kemal mekanı terk ediyorlar. Çevremize baktığımızda hepimizi geçmişimize ait bir noktadan yakalayan eşyalar içerisinde kalıyoruz. Bu andan sonra artık o eşyalarla çocukluğumuzu, gençliğimizi çağrıştıran öyküler yazabilir, onları hatırlayabiliriz.

Romanın bölümlerini kronolojik biçimde aktaran pencereler bizi tam olarak içine alamasa da şimdinin, birbirinden bağımsız zamanların ilişkisinin fizikle ilişkilendirilen bir yorumu olarak başarılı olduğu söylenebilir.*

Bir öykünün metalaşması ve bir görüntüye dönüşmesi, gerçekliğini bu denli kanıtlıyor olmasının gereksiz olduğunu düşünüyorum. Bence edebiyat okuyucunun zihninde canlandırdığı şekliyle ve içinde taşıdığı belirsizliklerle değerlidir. Masumiyet Müzesi dilin gücü ve muğlaklığının da değerini bu somutlaştırmayla ortaya koyuyor.

*”Aristo, Fizik’inde ‘şimdi’ dediği tek anlar ile zaman arasında ayırım yapar. Tek tek anlar, tıpkı Aristo’nun atomları gibi bölünmez, parçalanmaz şeylerdir. Zaman ise, bu bölünmez anları birleştiren çizgidir.”    

 

GİZEM KAYA

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: