gündelik zaman eşikleri / 2

GÜNDELİK ZAMAN EŞİKLERİ: ARKEOLOJİ MÜZESİ ÖRNEĞİ

Ars Memorativa- Yerler ve İmajlar Metodları

Ortaçağ’da hatırlamayı, belleği, suni hafızayı oluşturmaya yönelik bir metod var. Ulus Baker’in anlatımıyla bu metod kabaca şöyle;

“ … zihninizde herhangi bir bina kuruyordunuz-mesela bir ev;ve odaların her birine sonradan anımsamak istediğiniz imajları serpiştiriyordunuz.Bu sayede imajların serpiştirilme sırası bile birbirlerini çağrıştırmalarına olanak sağlıyordu.Hatırlamak ise hayaldeki bu binanın, bu evin sanal olarak ziyaret edilmesiydi.Cicero’nun bir hatırlatmasını analım:Düşüncenin içinde ayrıksı yerleşimlerin tespit edilmesi gerekir; ardından bu imajları çeşitli yerlere koymak gerekir.O zaman yerlerin sırası şeylerin sırasını takip edecek, belirginleşecektir.Çünkü imajları doğrudan şeyleri hatırlatacaktır. “

Ortaçağ’da kullanılan bu metod bize müzenin geçmişi çağrıştırması, anımsatması, bilgi vermesi açısından benzer bir işlev yürütmektedir

Geriye Doğru Düşünme

Müzede; tıpkı yerler ve imajlar metodunda olduğu gibi zamanın farklı tarihsel katmanlarına ait kalıntıların içerisinde gezintiye çıkarız. Artık gündelik düşünme hızından farklı bir zamansallığın içerisindeyizdir.Düşünme eşiklerimiz dakika ve saniyeler üzerinden değil mekanın ve bizi içerisine aldığı zamanın değişkenliğine göre 10,100,1000,50.000 yıl ölçeklerine dönüşür.

Parametrelerimiz saniyelerle değişen aktarılan bilgiler olmaktan çıkıp , yüzlerce yıldır neredeyse hiç değişmeden yada tamamen yok olarak bize ulaşmış nesneler, izler olarak karşımızdadırlar.

Tarihsel Zaman Eşiği Olarak İstanbul Arkeoloji Müzesi

J. Mordaunt Crook’a göre müze; 18. yy. aydınlanmasının , 19. yy. demokratikleşmesinin ve 20. yy modernleşmesinin bir ürünüdür.

Arkeoloji müzesi dünyada müze olarak inşa edilmiş sayılı yapılardan biridir. Mimari karakterinde içerisinde sergilenen İskender Lahdi’nden esinlenildiği söylenir. 18, 19 ve 20. yy. tarihsel kırılmalarının hepsine tanıklık etmiş olması bakımından da önemlidir.

Burçak Mardan, müzeyi batılı düşünce yapısının getirisi , Batılı bir kurum olarak yorumlar. Osmanlı’dan günümüze kalan müze mirasının diğer Batı’dan uyarlanan kamu kurumlarının aksine ihtiyaçtan değil, tamamen Batı’nın ilgisini yoğunlaştırdığı bir alanda otorite göstermek amacıyla kurulduğunu söyler.

16 Ağustos 1880’de dönemin Maarif Nazırı Münif Paşa’nın Çinili Köşk’ün Müze-i Hümayun olarak düzenlendiği açılışında yaptığı şu açıklama hem dönemin tarihe bakış açısını hem de Arkeoloji Müzesi’nin geçmişini ve bugününü anlama açısından önemlidir.

Eskiden bizde eski eserlerin kıymeti pek bilinmezdi… Halen Avrupa ve Amerika müzelerinde mevcut eski eserlerin çoğu ülkemizdendir… Bunu da bizde bu konuya eğilim ve rağbet görülmemesinden dolayı yapıyorlardı. Bir süreden beri Osmanlılar arasında bu ilgi başlamış ve eski eserlere ilişkin kanun dahi çıkarılmıştır. Müze-i Hümayun’un kurulması ise bunun en açık örneği olduğundan, artık Avrupalıların bu konuda hakkımızdaki fikir ve davranışlarını değiştirmeleri ümit edilir.

Kopuş

Nora’ nın Hafıza Mekanları’nda belirttiği şekliyle; Tarih artık bulunmayan şeylerin yeniden oluşturulmasıdır, ama bu hep sorunlu ve eksiktir.

Bu nedenle de müzeler geçmişi yeniden hatırlatma, bilgi verme ve çağrıştırma açısından belli bir eşiğe kadar bize yaklaşabilirler.

Müzeleri gündelik yaşantımızın içerisine sokmak, yapıyı yalnızca sergiledikleri nesneler arasında gezinilen odalar bütününden çıkarmak bu tarihsel yakınlaşmayı kolaylaştıracaktır.

1 2

Atıllaşma

Benim anladığım anlamda arkeoloji, ne jeolojiye (toprak altının analizi) ne de jenealojiye (soykütügüne; başlangıcın ve ardından gelenlerin tarifi) yakındır; arkeoloji, söylemin arşiv kipinde analizidir
(Foucault Live, 25).

Arkeoloji müzesi açısından hem binanın tarihsel önemi hem de içerisinde sunulan bilginin bir aradalığını kurmak bunu izleyiciye okutabilmek önem taşımaktadır. Müze’deki bazı kullanım hatalarının yapıyı atıllaştırdığını düşünüyorum. Örneğin Hitit, Frig… dönem eserlerinin sergilendiği üst bölümü bağlayan yapının modernliğini de vurgulayan merdivenler kullanılmayıp, merdivenler de müzede sergilenen tarihi eserler gibi nesnelleşmiştir. Bir düğer durum ise zemin ve üst kat arasında yer alan galeri boşluğundaki üst örtü yalnızca alt katı tanımlayan bir dekor halinde kalmış ve üst katı atıllaştırmaktadır. Bu farklı tarihsel katmanları bir arada görebilmemizi sağlayabilecek galeri boşluğunu da kitsch’e dönüştürmektedir.

İmkan

Mekan ve bellek arasındaki ilişkiyi dinamik bir biçimde örgütleyen şey oradaki hareketin sürekliliğinin sağlanmasıdır. Gündelik hayattaki anlar ve saniyeler bazındaki düşünme biçimiyle , müze vb. mekanlara girildiğinde bu zaman eşiğinin 100’lerce katına çıkarak anlamaya çalışma çabası bu kopuşu beraberinde getirir.

“Dönem”e yapılan vurgu önemlidir, çünkü bu arşivler zamansal olarak sınırlıdır ve olgusaldır;çıkarım değil, kesiflerdir; arşivler, yorumlanması gereken “belgeler” olarak değil, karşılaşılan “müspetlikler” olarak pratiklerin mahalidir.
M. Foucault – Bilginin Arkeolojisi

Müzeler özellikle de arkeoloji müzeleri tıpkı Foucault’un belirttiği gibi çıkarım değil keşifleri, bugüne erişilebilmiş sınırlı sayıdaki bilginin yer aldığı mekanlardır. Bu nedenle de sergilendiği yapının sahip olduğu mekansal karakter, farklı tarihi katmanlar arasındaki ilişkinin tasarımı müzenin sahip olduğu arşivi izleyicisine eriştirebilmesi açısından önemlidir. Yerler ve imajlar metodu bir anımsama şeklidir.İçerisinde gezinilen odaların atıllaşması bellekteki kopuşları da beraberinde getirir.

Kaynakça

BAKER ULUS , Beyin Ekran , Birikim Yayınları 1. Baskı 2011

DRAAISMA DOUWE, Bellek Metaforları, Metis Bilim Yayınları, Haziran 2007

FLYNN THOMAS, Foucault’un Tarih Haritası, (çeviri: Özgür Sert ekopolitik.org)

(Thomas Flynn, “Foucault’s mapping of history”,Gary Gutting (ed.), The Cambridge
Companion to Foucault, 29–48, Cambridge University Press, 2. Baskı, 2005 içinde)

LANDA DE MANUEL, Çizgisel Olmayan Tarih, Metis Yayınları 1. Baskı 2006

MADRAN BURÇAK, İstanbullaşmak/Müze, Garanti Galeri Yayınları 2009

NORRA PIERRE, Hafıza Mekanları, Dost Kitabevi Yayınları , Şubat 2006

ZIZEK SLAVOJ, Ahir Zamanlarda Yaşarken, Metis Yayınları, 2. Baskı Kasım 2011

GİZEM KAYA 502111170
Mimari Tasarım ve Eleştiri
Nisan 2013

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: