hatırlayış*unutuş*bellek*2_duygu nart

  Kolektif Amnezi *

‘Aşina olduğumuz toplumsal ilişkilerle örülmüş bir yaşam ve çalışma deneyiminin mümkün olmadığı modern dünyada hayatın ölçüsü insan değildir. Bu bellek yitiminin yol açtığı tedirginliğe, geçmiş zaman modalarına ya da anıtlara duyulan tuhaf bir ilgi eşlik ediyor ve bu ilgi nostalji tacirleri tarafından sömürülüyor. Belleğimizi, çağımızı kuşatan kolektif amneziden kurtarmanın yolu ise nostalji aşkı ya da anı yaşama sarhoşluğundan değil modern kapitalizmin unutturduğunu hatırlamaktan geçiyor.’[1]

  Hatırlayış da unutuş kadar önemlidir.

Yine Paul Connerton Toplumlar Nasıl Anımsar? kitabında belleğin geçmişte yaşanmış olayların zihinde yeniden canlandırılmasında ibaret olmadığını anlatır. Yazara göre bellek, geçmişten çok içinde bulunulan anın dinamikleri tarafından belirlenen ve değişken bir süreçtir. Bellek şimdiki anın ihtiyaçlarına göre sürekli yeniden şekillenir. [2]

  Yani bellek her defasında yeniden ve yeniden üretilir.

 

jpeg1görsel 1: kavram haritası

 

Müzeler de modern çağın geçmişi devraldığı kurumlardan biri olarak bir bellek mekanıdır ve belki de en baskınıdır. Belleği oluşturan temsil_mekan olan müzeler aynı zamanda belirli söylemlerin üretildiği ve bu söylemin dışında kalanların belleğe dahil edilmediği sanatsal bellek mekanlarını tarifler. Söylemin sınırlarını belirleyen bir bellek mekanı olarak müzelerin belleğini sorgulamak gerekir belki de…

Arkeoloji müzesi üzerinden bir bellek okumasına gidildiğinde, ilk olarak müze binasının etkisinden söz etmek gerekir. Müze, morfolojisiyle belki içindeki eserlerden önce kendi söylemini oluşturur. Zamansallık açısından bakıldığında, müzenin kendi içinde bir kurgu yakaladığı görülür ne var ki aradaki geçişler başarılı değildir. Müzeyi gezerken dış dünyadan yalıtılmışlık hali kısmen hissedilir fakat eserlerin temsil biçimleri düşünülürse klasik müzecilik tavrının dışına çıkılmadığı görülür.

Modern dönemin hatırlamayı somutlaştıran mekanları [hafıza mekanları] olarak  müzeler aynı zamanda, kültürel belleği saklayan yeri tarifler. Mekanın bilgi tutucu, deneyim saklayıcı yeteneğini fark eden insanoğlu mitolojik devirlerden beri aynı yöntem ile unutmaya meydan okumuştur. Assmann, “Kültürel Bellek” isimli çalışmasında, mekanları belleğin saklama kapları olarak görür. Ona göre mekanlar, toplumun sosyal belleğinin üzerlerine kodlandığı özel uzaysal elemanlardır.[3]

Maurice Halbwash ise kültürel belleğin donmuş gelenekler olduğunu ima eder. Bu donma ile önceden iyi bilinen hikayeler, olaylar, törenler doğal anlaşılırlıklarını kaybederler. Artık gelenekler açıklanmaya muhtaç hale gelmiştir, çünkü doğallıklarını yitirmişlerdir. Arkeoloji Müzesi’nde de koruma altına alınan nesneler, aslında bir geleneğin, bir yaşamın parçasıdır,fakat işin içine süreç girer. Hatırlatma figürleri ara zamanlı ve sabitleşmiş olarak temsil edilirler.

Bellek aynı zamanda güç ve iktidar alanıdır. Güçlü olan söylem kendi bellek tarifini yapar.

  Assmann’ın ifade ettiği gibi aslında hatırlama hiçbir zaman kendiliğinden değildir.[4] Unutulacak olan ve/veya hatırlanması gerekenlerin neler olduğu, bunların seçkisinin nasıl yapıldığı ya da yapılacağı ise bugün olduğu gibi müze kurumunun, küratörlerin ve koleksiyoncunun kontrolündedir. Genel anlamda müzeler maddi ya da somut olanı korumaya yönelmiştir. Arkeoloji müzesinde de durum farklı değildir, maddi ya da somut olan korunmuştur, dolayısıyla oluşturulan bellek bunun pek dışına çıkamaz.

Müzedeki denetim ve kontrol mekanizmaları sadece söylemi oluşturmada değil, beden-mekan iletişiminde  de belirleyicidir. Arkeoloji Müzesi’nde bu iletişimin oldukça zayıf olduğu görülür. Müzede ziyaretçilerin, sadece seyirci konumunda olması bunun bir göstergesidir.

The-Collection-Wall-with-Figure1  görsel 2: interaktif bir deneyim olarak Cleveland Sanat Müzesi

418245285_640 görsel 3: Cleveland Sanat Müzesi

 

  *İnsan hafızası için dozunda unutma bir sağlık belirtisidir. Fakat unutma aşırı derecelere ulaştığında bellek yitimi (amnezi)  ve  karşıtı olarak aşırı anımsama (hipermnezi)  bir hastalık belirtisidir.

 

 

Kaynaklar:

– Connerton,Paul. Modernite nasıl unutturur? [1]

– Connerton,Paul.Toplumlar Nasıl Anımsar? [2]

– J. Assmann. Kültürel Bellek [3],[4]

– Halbwachs, Maurice. On Collective Memory

– Nora, Pierre. Hafıza Mekânları

– Sancar, Mithat. Geçmişle Hesaplaşma: Unutma Kültüründen Hatırlama Kültürüne.

http://www.clevelandart.org/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: