unutuş*hatırlayış*bellek, Duygu

Assmann’ın ifade ettiği gibi aslında hatırlama hiçbir zaman kendiliğinden değildir.
Mekanın bilgi tutucu, deneyim saklayıcı yeteneğini fark eden insanoğlu mitolojik
devirlerden beri aynı yöntem ile unutmaya meydan okumuştur.
Belleği cisimleştiren temsil-mekan olan müzeler aynı zamanda belirli söylemlerin
üretildiği ve bu söylemin dışında kalanların ise belleğe dahil edilmediği sanatsal
bellek mekanları tarifler. Söylemin sınırlarını belirleyen bir bellek mekanı olarak
müzelerin belleğini sorgulamak gerekir belki de.

Peki hangi bellek?

Müzenin ana belleğinde yer edinemeyenler müzenin dışında kendi kıyısal belleklerini
inşa ediyor olmaları da önemlidir. Sanki bir merkezi bellek bir de periferde yer alan
kıyısal bellek var gibi. Kıyıda yer alan toplumsal ve sanatsal belleğin merkezi sanat
düzleminde görünebilmesi, müzenin belleğinde yer etmesi için piyasanın görünmez
elinin devreye girmesi gerekiyor.
Bellek aynı zamanda güç/iktidar alanıdır. Güçlü olan söylem kendi bellek tarifini
yapar. Unutulacak olan ve/veya hatırlanması gerekenlerin neler olduğu ve bunların
seçkisinin nasıl yapıldığı/yapılacağı ise bugün müze kurumunun, küratörlerin ve
koleksiyon sahibinin kontrolündedir !
Modern dönemin hatırlamayı somutlaştıran suretidir müzeler. Bir efsaneyi taşıyan
taş, mağara, mezar taşı gibi müzeler de belleği saklayan yeri tarifler ve maddi ya da
somut olanı korumaya yönelmiştir.

Maurice Halbwash; kültürel belleğin donmuş gelenekler olduğunu ima eder. Bu
donma ile önceden iyi bilinen hikayeler, olaylar, törenler doğal anlaşılırlıklarını
kaybederler. Artık gelenekler açıklanmaya muhtaç hale gelmiştir, çünkü doğallıklarını
yitirmişlerdir. Müzelerde koruma altına alınan nesneler, aslında bir geleneğin, bir
yaşamın parçasıdır, işin içine süreç girer fakat ara zamanlı ve sabitleşmiş olarak
temsil edilir.
Arkeoloji Müzesi, kendi zamansallığını ve dış dünyanın gerçekliğinden yalıtılmış halini
hissettiriyor fakat eserlerin temsil ediliş biçiminde çoğu zaman eserin kendisi ya
da fotoğrafıyla beraber yazılı bilginin ötesine geçememiştir. Bununla beraber,
müzenin organize olmuş hatırlatma çabası içinde olması ziyaretçileri, seyirci
konumunda bırakıyor.

Reklamlar

One comment

  1. aslihan

    Bu yazıda bellek ve nesne arasındaki ilişkide önemli noktalara değiniliyor. Özellikle nesnenin temsil niteliği, zamanı dondurması, ve iktidarla ilişkisinin potansiyel tartışma alanları olduğunun farkında bir yazı. Fakat, fazla derinleşememiş. Özellikle de Arkeoloji Müzesi’ ne bu kadar az yer ayrılması, tartışmaya temel oluşturacak durumların incelenmemesini özgün ve zengin bir yazı için bir fırsatın kaçırılması olarak görüyorum.
    Aslıhan

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: