“konu dışına baş(ını) başvurmak – eksiklik – çerçeve eleştirisi” yazısı üzerine

Bahar Avanoğlu’nun makalesi ; “konu dışına baş(ını) başvurmak – eksiklik – çerçeve eleştirisi” yazısı üzerine

Yazıda eksiklik konusu işlenmiştir.

Eksiklik taşar, sınırları kırar. Konunun dışına akar.

Anlam değişir. Ona bakanı o sınırların içinde yok eder. Kaybeder. Ama üretir aslında. Sınırlarlarda eksik sanılan karşılaşmalar başlar.

Çoğalır.

Werckmeister Harmóniák, Bela Tarr’ın filmi akla gelir.

Açılış sahnesi için: http://www.youtube.com/watch?v=VFmu7BYbthY

Fragman için: http://www.izlesene.com/video/werckmeister-harmonies-fragmani/6130941

O açılış sahnesi. Dünya’nın Ay ve Güneş’in dönüşünün anlatıldığı sahne… Sınırları bellidir sahnenin. Kamera tektir. Sahne başlar ve  hiç durmadan devam eder. Aynı bir tiyatro sahnesi gibi…

O an çerçevesi vardır sahnenin. Asıl oyuncu asla kadrajdan kaybolmaz. Fakat konu dışına başvurur. Gezegenler insanlar olur. Gökyüzü yoktur. Ama gökyüzü hayal olur, yaşanır olur.

Ve Janos hikayeye başlar. Janos’un üç ayrı insanı Güneş – Ay – Dünya örnekleri kılıp karanlığın ötesinde bir yerlere götürüp yaptığı konuşma ile belirsizliğin ortasında buluruz kendimizi. Yapılan bu konuşma öyle sessizden ve ağırdan gider ki bu tutulmadan kaçamayız. İnsan, güneş – ay – dünya ekseninde tutulmalara kapılıp kendi yokluğunda karanlığın gücüne direnenleri sorgular.

Karanlık Armoniler’in gürültülü sessizliği.

O an müzik sizi konunun dışına götürür.

Uçsuz bucaksızlık, ölümsüzlük, limitleri zorlama, karanlıktan kaçış, karanlığa giriş. Zıttıyla devinim içinde olmanın zihinlerdeki bunaltısı. Üç ayrı Samanyolu sistemi, üç ayrı insan ve yanan bir ocak. Siyah beyazlığın içinde renksiz, boyutsuz, zamansız kavramları içinde yoğrulan bir hamur ve mayası.

Bela Tarr’da Werckmeister Harmonisi adını verdiği filminde konu dışına başvurmuştur.

Werckmeister Harmonisi aslında Andreas Werckmeister’ın bulduğu bir metoddur. Çoksesli müziğin ve tuşlu çalgıların yaygınlaşması ile doğan ihtiyaçların sonucunda geliştirilmiş, pisagorcu akort düzeni ve tam tınlama akort düzeni’nde ortaya çıkan komaların diğer uyumlu aralıkları birazcık bozarak (“tampere ederek”) bu komaların yarattığı uyumsuz aralıkların kabul edilir hale getirilmesine ve diyezlerle bemolleri eşitlemeye dayanan akort düzenlerinin adı. 6 notalı bir major dizisi. Aslında filmle çok fazla alakası yoktur. Andreas W.’nin bulduğu diziyi bugünkü müziğin temellerinden biri olduğu için bugünkü müziğin sorumlusu olarak tutulur.

Ancak düşündürür:

Normalde 7 notalı olması gereken dizide bir nota eksiktir. Bu eksiklikle akorlar farklılaşır. Bu akorlar farklı olunca bazı keyler* farklı notaya daha yakın olduğu için farklı hissiyatlara sebep oluyor aynı kompozisyonun içinde.

Filmin müziklerinin verdiği his de böyledir. Değiştiriyor insanı an ve an. “O” ejderha sınırları yırtıyor.

Filmin bize sunduğu dünya baş karakter Janos’un kafasındaki dünya ile sınırlı sanki. Bu nedenle çok küçük. Bu ufak dünya içerisinde kocaman bir balina… Acaba biz mi ufağız yoksa dünya mı çok büyük?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: