montaj

Mimarlığın zamansal boyutu temsil ortamlarında çoğu kez ifade edilmeyen bir boyut. Mimari üretimlerde  en çok kullanılan temsillerin iki boyutlu hareketsiz yüzeylerdeki klasik mimarlıkla ortaya çıkmış olan plan, perspektif, kesit ve görünüş gibi ölçekli temsiller ve son yüzyılda kullanımı yaygınlaşmış olan, düşünsel süreçleri daha ön plana çıkaran diyagramatik temsiller olduğu söylenebilir. Klasik temsiller, mimarlığın inşai faaliyetine ilişkin çokça ipucu verirken, diyagramatik temsiller mimarlığın düşünsel boyutuna daha çok açan temsiller olmaktadır.

Mimarlığın kağıt üzerindeki temsilleri yapının yaşantısına ve dolayısıyla yaşantının yer aldığı zamansallığa ilişkin neler verebilir veya neler üretebilir?

Zamansallık, sinemadaki en önemli boyutlardan biri olarak ele alınabilir. Zamansallığı oluşturan sinemadaki aracın ise montaj olduğu söylenebilir. Eisenstein, montajın sinemanın dördüncü boyutu olduğunu söylemektedir ve montajları sınıflandırarak, en karmaşık montajın entelektüel montaj olduğunu söylemektedir. Entelektüel montajı ise birbirinden bağımsız iki sahnenin üst üste gelerek yeni ve üst bir anlam üretmesi olarak tanımlamaktadır.

Sinemada zamansallığın ve anlam üretmenin aracı olan montaj, mimarlıkta da zamansallığın ifadesinde bir temsil aracı olarak kullanılabilir mi?

Montaj zamansallık boyutunu oluştururken bunu sahneleri (yani anlam parçalarını) katmanlılaştırarak oluşturmaktadır. Birçok şeyin bir araya gelerek, o şeylerin tekil olarak barındırdıkları anlamlarının üstünde yeni bir anlam ve yeni bir bütün olduğu düşüncesi montajın ana fikrini oluşturmaktadır. Mimarlık, bir işlevin yanına bir başka işlevin iliştirilmesinden veya bir hacmin bir başka hacmin yanına koyulmasından ve bunların birbiriyle kurduğu ilişkinin barındırdığı anlamdan daha fazlasını barındırmaktadır; mimarlık bir boşluğun nasıl bir sistem içinde çalışacağı üzerine bir üretimdir aynı zamanda. Yalnızca iki veya daha fazla şeyin birbiriyle nasıl bir ilişki içinde olduğuna değil, bu şeylerin beraberce nasıl var olduğuna ve nasıl bir bütün oluşturduğuna ilişkindir. Montaj, iki şeyin üst üste binmesiyle o şeyler arasındaki ilişkiyi bire bir deşifre etmekten ziyade, o ilişkileri kullanarak bir bütün oluşturmaya ilişkindir. Montajda ilişkiler çoğu kez örtük kalır, izleyiciye veya kullanıcıya sonuç ürün olarak bir bütün sunulur.

Montajın hem sinemadaki anlamıyla temsili oluşturan bir araç olduğu ve hem de parçalı bir bütüne dair bir oluş biçimi olduğu söylenebilir. Buna göre montaj, mimaride hangi biçimlerde ve ne amaçlarla kullanılabilir? Temsil aracı olmaktan ziyade bir üretim biçimi de olabilir mi?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: