paralaks—metafor

Çapraz okumalar:

Slavoj Zizek, Ahir Zamanlarda Yaşarken-Mimari Paralaks   ve  Kojin Karatani, Metafor Olarak Mimari

Slavoj Zizek, Mimari Paralaks metninde; içerisi ve dışarısı arasında kalan üçüncü bir ara uzamın varlığından sözeder. Her meskende bir ara uzamın bulunduğundan ama insanların bunu inkar etme, yoksayma eğiliminde olduğundan bahseder. Bu görülmez uzam, duvarlar arasında ya da zeminin altında giden borular ve kanalizasyonda evi nasıl terkettiğini düşünmek bile istemediklerimizdir.

Zizek, mimari bu noktada ne yapabilir sorusundan hareketle; dışlanan uzamın yeniden evin içine dahil edilmesiyle ilgili bir örnek veriyor: Taipei 101 Gökdeleni. Binanın rüzgarla başedebilmesi –yanal titreşimleri azaltmak- için 606 ton ağırlığında devasa bir çelik bilye binaya asılıyor. Bu çözümü ilginç kılan şey; bilyenin, binanın sırrı olarak saklanmayıp insanların görmek isteyeceği asıl unsur olarak sergilenmesidir.

Dışlanan uzamın, mimarlıkta olduğu gibi diğer sanat disiplinlerinde de içeri dahil edilmeye başlandığını ya da en azından bunu doğrular birtakım örnekler olduğunu söylemek mümkün. Örneğin birkaç ay önce izlediğim bir konser benzer şeyler düşünmeme sebep olmuştu. Sahnede altı kişiden oluşan grup dönüşümlü olarak farklı enstrümanlar çalıyor, birinin çaldığı enstrümanı diğeri yavaşça ona doğru yürüyerek elinden alıyor ve sonra yine tekrar yavaşça yerine dönerek onu çalmaya başlıyordu. İzleyiciye filtrenmiş kusursuz bir performans sunma kaygısından uzak bir şekilde durumun gerektirdiği ek hareketleri tereddüt etmeden izleyiciye sunuyorlardı. Taipei Gökdelenine yapılan bilyenin gizlenmemesi ile grup üyesinin enstrümanını alıp yavaşça yerine geçiş anının gizlenmemesi arasında bir yakınlık var. Gerçek ve gerekli olanın gözler önüne serilmesinden çekinmemek ve onu içeri katmak… Bu durum, ara uzamın performans sanatlarında içeri dahil edilmesine çok temel bir örnek olabilir.

Kojin Karatani, Metafor Olarak Mimari’de mimarinin yaşadığı üç krizden sözeder:

“Yüzyıllık döngülerle gelen ilk iki dalga – ilki Sanat olarak Mimari, ikincisi İnşaat Olarak Mimari – atlatıldıktan sonra, bana öyle geliyor ki Metafor olarak Mimari, halen içinde bulunduğumuz üçüncü krizin üstesinden gelme yolunu göstermektedir.”

Bir yapının metaforlaşmasının birkaç katmanlı olarak gerçekleşebilir. Örneğin Zizek’in değindiği opera örneği… Opera mimari olarak metafora dönüşmüş olabilmesinin haricinde tekil olarak bireyler için yarattığı alt anlamlarla daha alt ölçeklerde bir metafor oluşturabiliyor. Şöyle ki; sosyetenin son model kıyafetlerini sergilediği ve statü göstergesi olarak kullandığı geniş oval merdivenler bu durumda ek birer metaforik anlam kazanıyor. Operanın esas odağının gösteri salonu değil de, gösteri öncesinde ve perde aralarında buluşulan merdivenler oluşu paralaks kavramı için de bir örnek teşkil ediyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: