içerisi / dışarısı arasındaki gerilim

Bir durumu sadece kendi içinde düşünmek yeterli gelemeyebilir. Yeniden, yenileyerek düşünmek ve konuyu sürekli güncel tutmak bu nedenle önemlidir. Bu güncel tutuş, duruma, konuya nokta koymamak gibi düşünülebilir. Sürekli sorular sorarak, farklı olan yönlerini arayarak yenilenebilir bir konu. Bu sorular neye göre belirlenir peki? Neye göre ortaya çıkar? Nasıl nokta konulmadığını anlarız?

Bu noktada duruma farklı bir bakış açısı ile bakabilmek için aslında o konuyu kendi içinde bulunduğu dönem içerisinde yeniden düşünmek ve yeni bileşenlerle yeniden ele almak yeterlidir. Bu çok yönlü bir bakış açısını gerektirebilir. Çok yönlü bakış açısına sahip olmak da durumlara bir anlamda stratejik bakmaktır. İçinde bulunduğu koşullar çerçevesinde bir yeni koşul oluşturulur ya da zaten var olan koşul fark edilir. Bu karşılıklı fark edilişler, karşılıklı olarak durumun anlaşılmasını sağlar. Bu da durağan bir anlatımdan dinamik olmaya doğru bir geçişi sağlayabilir.

Zizek’in “O halde iki dışarısı arasında bir ayrım yapmamız gerekir: dışarının kendisi ile içerideki – dışarısı…” olarak belirtmiş olduğu yaklaşım, aslında bu geçişli düşünme biçimini çağrıştırmaktadır. Duruma dışarıdan bakmak olanı farklı gösterir, içindeki durum ise daha farklıdır. Önemli olan ikisi arasında fark olabileceğinin farkındalığını kazanmış olmak ve ona göre sorular sormaktır. Böylece sürekli dışarısı ile içerisi arasında bir gerilim oluşturulmuş olur. Sorulan sorular kişinin kendince belirlemiş olduğu, tamamen kendinden olan sorulardır. Dolayısıyla kişi kendini de bu sorgulama sürecine katmaktadır. Her bir geçişi zaman-mekan dışında farklı kılan da zaten bu kişinin kendini sürece katabilmesidir. Değişen kişiler, değişen yaklaşımlar ile kendi sorularını, farklı sorularını dolayısıyla da bir anlamda yeni olanı, önceden olmayanı üretir.

İç-dış arasındaki gerilim süreçle birlikte bir krize doğru ilerler. Bu krizler Kuhn’un da belirtmiş olduğu gibi aslında dönüm noktalarıdır. Olumsuz gibi düşünülmemelidir. Sürece yenilik katan, süreci etkileyen, başlangıçları sağlayabilecek potansiyele sahip olan bir gerilimdir. Mimarlığın düşünme sürecinde ortaya çıkan gerilimlerden ise Zizek’in belirtmiş olduğu gibi birkaç türde mimarlıktan söz etmek mümkündür: Gerçek, simgesel, imgesel. Bunun dışında bir de sanal mimarlığın ortaya çıktığından söz eder.

Mimarlığın tüm bu farklı krizleri aslında belli dönemlerde kendini daha belirgin bir şekilde gösterse de aslında hepsi aynı anda düşünülmesi gereken ve birbirinden çok da ayrılamaz bir bütünün parçalarıdır. Sanal mimarlıkta ise durum biraz daha farklıdır. Bir kere diğer durumların hepsini içermek zorundadır. Peki, sanal olma durumu yapılanları nasıl görmeyi gerektirir? Yani gerçek olmayan bir şey nasıl gerçek gibi düşünülerek yapılabilir ya da sanal bir ortam için, ne kadar tam anlamıyla bir içselleştirme sağlanılabilir? Sanal bir ortamın yaşantısını gerçek olanla karşılaştırmak sanal olanı kısıtlamak anlamına gelmez mi? Elimizde olan veriler hep “gerçek” olanlar olduğuna göre görmediklerimizi düşünmek, bilmediklerimizi kurgulamak, hayal etmek ve “tasarlamak” gerekecektir o halde. Daha büyük, daha geniş bir anlamda… Bu insanı bir anlamda mimar konumundan çok daha büyük bir konuma, bir yaratıcı güç konumuna getirir ki, aslında mimarların çoğu da bunun farkındadırlar zaten. Karatani, mimariyi –yani inşa etme iradesini- çeşitli biçimselleştirmelerin gerçekleştiği bir sistem olarak ele alır. Bu sistem baştan aşağı bir yaşam ya da bir obje olabilir. Tartışmalı bir mimarlığın ve mimarın bu kadar yüceltilmesinden sonra sorulacak sorular ise şudur: Nasıl bir eğitim? Nasıl bir süreç? Ne, ne zaman, nasıl olmalı? Hangisi olmalı, hangisi olmamalı? Kısıtlanmamalı ama nasıl stratejiye oturtmalı? Nasıl, nasıl, nasıl??

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: