ARA UZAM ÜTOPYALARI/MİMARİ PARALAKS

Bilgi toplumunda sömürü ilk önce hayal gücümüzden başlıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde sömürü ve işgal fabrikadan değil, bilme, öğrenme, hayal etme, yaratma, tasavvur etme, eleştirme pratiklerimizden bilişsel olarak başlıyor. Mekan da bu kodlayıcı sürecin başlıca silahı haline gelmiş durumdadır. İstanbul’da son zamanlarda patlak veren yüksek standartlı kapalı siteler, ya da kamusal mekanlarda bize sunulan ‘huzur’ dolu yaşam alanları, metalaşmış sanat eserleri, sermayeye eklemlenmiş bir kültür, mekana va sanata olan toptan saldırının işaretleridir.

Bu ortamdan nasıl sıyrılabiliriz sorusunu tekrar tekrar sorduğumuz noktada Zizek’in paralaks kavramı mimarın sorumluluğunu tekrar sorgulatıyor. Bu döngüsel süreci kırmak için başka bir dünyanın, başka bir ortamın hayalini kurdurtuyor Zizek.

Yatay bir şekilde örgütlenen, hiyerarşik bir sistemin olmadığı, kadrolaşmanın ve yöneticinin bulunmadığı, özerk, gönüllülük, ortaklık ve dayanışma üzerinden ilerleyen, yenilikçi ve eleştirel bir dünya inşa etmek gerekiyor bu döngüsel ve bitimsiz süreci kırmak için. Bu inşa sadece mimarın sorumluluğunda değil. Sanatçının da siyasetçinin de, her türlü dönüştürücü bilginin de sorumluluğundadır. Bu sorumluluğun eylem alanı da tam da Zizek’in bahsettiği paralakstadır. Yani boşlukta, ara uzamda, tanımsız olan mekanda, çatlakta. Mimar, dönüştürücü ve yıkıcı eylemini ancak bu boşlukta kurgulayabilir. Doluluklara karşı olan tepkisini ancak bu ara uzamda kurgulayabilir. Kentin kültür endüstrisiyle ve cemiyet hayatının etkinlikleriyle doldurduğu dolulukları, bunların dışladığı mekanlarda, haritadaki boş noktalarda, rant değeri düşük, alelade, sevimsiz, ilgi çekici olmayan, piyasanın dışladığı, toplumunsa büyük kesimini barındırdığı bu ara uzamlarda kendini var etmelidir mimar. Doluluk, ancak boşlukla yıkılabilir. Bu boşluksa yaratılan yeni dünya ile doldurulabilir. Eleştirinin var olabilmesi, bu nefes alınabilen boşluklara bağlıdır. Sokak gibi, tanımsız mekanlar gibi, sıradan bir bina gibi. Mimar, ya da sanatçı ya da her kim olursa olsun, bu üçüncül mekanlarda üretmelidir ütopyasını. Sınırların dışında kalan bölgelerde direnişini gerçekleştirmelidir, savaşını vermelidir. Çünkü o mekanların kapsayıcı, kuşatıcı, denetleyici mekanizmaları, eleştirinin filizlenmesine izin vermez. Zihinleri de doldurur, nefes alacak boşluklara olanak tanımaz. O nedenle paralakslar yaratmalı, spandrallerde eleştirel pratiklerimizi üretmeli, ütopyamızı ara uzamlarda var etmeliyiz. Eleştiriyi boşluktan doğurmalıyız, direnişimizin silahını boşluktan doluluğa doldurmalıyız. Her türlü sınırın kalktığı, hatta meslekler arasındaki sınırların bile kalktığı, mimarın, sanatçının, mühendisin, siyasetçinin, yazarın artık isimlerinin olmadığı, mesleklar arası paralaksların yaratıldığı, herkesin birbirinin profesyonel alanına girip birbirinin bilgisinden güçlendiği, dolayısıyla aslında her yerin bir paralaks, ara uzam olduğu yeni bir dünya var etmeliyiz.

Ne oraya ne buraya, hem buraya hem oraya ait olan mekan hem bir heptir, hem bir hiçtir. Hem hiçbir şey barındırmaz, nötrdür. Hem de çevresindeki her şeyi barındırır, melezdir. Kimsenindir ve herkesindir aynı anda. Bu belirsizlik ve ikililik durumu, mimari paralaksa büyük bir güç verir. Her şeyin mümkün olabileceği bir enerji barındırır. Bu enerji, yıkımın enerjisidir. Aynı zamanda da yapımın enerjisidir. Paralaks aynı anda hem yıkımı, hem inşayı barındırır. Paralaks devrimcidir, dönüştürücüdür. Tanımlı kimliklerin ve tanımlı meslek sınırlarının arasındaki boşluklarda, paralakslarda var olan bireylerin mekanıdır. Eleştirel birey, hem kendini hem de dünyasını paralaksta inşa edecektir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: