MODERNİN GENETİĞİ

Yerel kimliklerin yükselişe geçtiği bir dönemde yaşıyoruz. Bir yandan dünyayı tek bir pazara dönüştüren ve herkese standart yaşama alışkanlıkları aşılayan ekonomik bir küreselleşme sürecine, diğer yandan da etnik, dinsel, dilsel vb. farklılıkların öne çıktığı bir yerelleşme sürecine tanıklık ediyoruz. Bu ikisinin aynı dönemde var olması aslında karşıt bir durum gibi görünüyor.

Filmde de modernliğin kendi coğrafyasından çıkan bir şey olduğunu ve her coğrafya için modernlik kavramının kendi coğrafyası bağlamında ele alınması gerektiği üzerinde durulmuştu. Örneğin serpme sıva ve kırma çatı ile yapılan İzmir evlerinin evrenselde modern olmayıp bu coğrafya için modern bir mimari olması gibi. Modernliği tartışırken bu yerellik-evrensellik, ulusallık-küresellik meselesi önem kazanıyor. Modern olanın yerel ve geleneksel olanla yan yana duramayacağı gibi bir kanı olsa da aslında bir anlamda yerelliği besleyen ve onu ortaya çıkaran bir yönü de var.

Küreselleşme ile birlikte yerelliğin önem kazanması ters görünse de aslında durum böyle oldu. Yerel kimlikler, kültürler global pazara çıktı, tektipleşme değil, çeşitlilik hakim oldu. Çünkü aslında bu yerellikler ‘satmaya’ başladı. Bu da yerel olanın her daim yeniden düşünülüp yorumlandığı ve dönüşüme uğrayarak yeniden üretildiği bir süreci getirdi. Bu yerel ve kültürel öğelerin global pazara çıkmasını da modernliğin ve küreselliğin bir çelişkisi gibi mi görmeliyiz, yoksa modernin genetiği zaten böyle bir şey midir?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: