Translated by me

Kulaklığı taktığın anda bir yolculuk başlar. Senin yönlendirmediğin öte yandan yönlendirilmediğin… Bir koltuktan diğerine geçişte şehirler arası yolculuk içinde hikayeler arasında gezinmeye başlarsın. Bu geçiş belki biraz da silik bir haldedir.

Veya soğuk… Ama mermerin etkisi vardır bunda.

Hangi hikayenin nerede başlayıp bittiği sana kalmış. Belki de bütün bir hikayenin çevirisi sana sunulmuştur. Birleştirmek ise yine sana kalmış.

Ya da sadece bir anımsama hissini yaratması mümkün. Veyahut soğuk bir hüzün – ölüm… Savaş ve sonrasında unutulan “isimli” kahramanlar.  “Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok” ve Remarque’nin savaşı nasıl “translate” edebildiği anımsanır. Aynı kendi ismini dönüştürdüğü gibi…

Hiçbir şey göründüğü gibi değil.

Gözlerin açık ama görseller zihinde.

Gözleri görmeyen bir adamın ne kadar iyi görebildiğini anlatır gibi. Kulaklarım daha iyi duyuyor. Görüyor.

Tercüme edilen, bir dilden bir dile değil. Duyduklarından gördüklerine…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: