İç – Dış İlişkisi

Frank Lloyd Wright – Guggenheim Müzesi- New York
Mimaride iç-dış uyumunun sağlandığı, iç çözümlemenin kütle hareketine yansıdığı bir örnek olarak Guggenheim Müzesi, mimarinin en sıcak tartışma konularından biri olan iç-dış ilişkisini gündeme getirir. İç-dış ilişkisinin nasıl olması gerektiğine dair kesin bir yargı olmaması ve birçok görüş olması, konuyu eleştiriye açık bir hale getirir. Bu bağlamda, bireysel olarak bu ilişki için kesin bir sav geliştirmek mümkün müdür? Bireysel olarak bu konuda kesin bir görüşe varılamayacağını, iç-dış ilişkisinin farklı fonksiyonlardaki yapılar için farklı olması gerektiğinin saptanacağını düşünüyorum. Örneğin, bir müze binasının kütlesinin iç organizasyonunu yansıtması veya iç ile dışın birbirinden tamamen farklı olması elbette ki kullanıcıda farklı deneyimler yaşatır ve bu deneyimlerin hangisinin tercih edileceği kişisel bir karardır. Ancak, ulaşım yapıları, hastaneler, resmi daireler veya adliyeler gibi yapılarda, iç-dış ilişkisine ait ortak bir görüş olduğunu ve iç-dış uyumunun sağlanarak, kullanıcıya algıda ve sirkülasyonda kolaylık sağlanmasının gerektiğini düşünüyorum.

 

Kart arkası bilgileri:

Solomon R. Guggenheim Museum, New York, 1943-59, Frank Lloyd Wright

Interior view, photo:David Heald 2010

Reklamlar

One comment

  1. müzeler ile hastaneler ya da adliye ya da ulaşım yapılarının bir ayrıma uğratılması düşündürücü bulunur. belki de iç –dış ilişkisi böyle bir fonksiyon ayrımından öte başka şeylerle ilgilidir. bir müzeye gelenle bir hastaneye gelen aynı insan olabilir. ve bir müzenin verdiği zengin deneyimin bir hastanede aranmaması gibi bir kriter belki de bir öncelik sorunu olarak ortaya konmamalıdır. yani bir bütün olarak mimari, hastane de hiç bir sorun yaratmadan ve tıkır tıkır işleyerek mutlu ve zengin bir deneyim yaratarak huzurlu ve mutlu bir ortam yaratabilir. öncelik formalizasyonun problemli olması akla gelir. hastanede bekleyen insanlar, doktorlar, öğrenciler, araştırmacılar,…. bir çok kişi birlikte çalışırlar ve belki de sadece hastaların kaldığı bir yer olmasından öte görülmelidir ve bu şekilde geliştirilmelidir. bunun belki de böyle yerlerin imajını, deneyimini ve insanlıktaki yerini çok daha başka bir şeye götüreceği düşünülür. teşvik edici ortam ileri götürücü ve herkesin diğer canlıları da düşündüğü bir yaşam heyecanı yaratabilir. belki de ayrımın yapılması müzelerin hizmet binalarından ayrılmasını ve prestijli üst bir sınıf anlamına gelmesine sebep olabilir ve hizmet yapıları ile kültür binalarının birbirinden mimari anlayış olarak ayrılması, hizmet ile kültürün anlamlarının birbirinden ayrılmasına sebep olabilir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: