MODERN MÜLTECİLER OLARAK MODERN İNSAN İÇİN EVİN ANLAMI

Homi Bhabha, metninde yeni bir mekânda, coğrafyadaki kimlik sorunlarını, yabancılaşmayı, kültürel aradalığı (in-between), farklı coğrafyaların, yerinden edilmişliğin, geçiciliğin yarattığı ne o ne bu, hem o hem bu olma durumunun melezliğini ele alıyor. Bu aradalık ve evsiz olma durumunun kişide evin dünya, dünyanın da ev olması, ev ile dünya arasındaki sınırların silikleşmesi olarak tarifliyor. Bu hibrit, ara durumdaki özel ve kamusallık durumunun ikiliğinden ve ikircikliğinden bahsediyor.  Sabitliğin ve yerleşmenin yapısökümünü yaparken, evsizliğin, yerinden edilmişliğin, kültürel melezliğin getirdiği yaratıcılık potansiyellerinin de ışığını yakıyor gibidir.

Bhabha’nın bir araya getirdiği kavramları, günümüz kent insanına ve onun ev deneyimine devşirerek okumaya çalıştım. Büyük kentlerde yaşanan, ev-kent sınır hatlarının silikleşmesi ile dönüşüm geçiren ev kavramı, bu yerinden edilmişlik ve evsizlik durumu ile bir yerde örtüşüyor. Devamlı bir hareket, sürüklenme, yer değiştirme eylemi içinde olan modern birey, aslında bir kentsel göçebe. Bu göçebeler için evin anlamı değişmeye başladı. Hızlı ve devingen kent yaşamı içinde bir uğrak noktası haline gelen ev, nostaljik ve konservatif niteliğini yitirdi, sınırları kent içinde çözüldü ve biz insanlar da kent içindeki kararsız hareketli zerreciklere dönüştük.  Bhabha’daki farklı coğrafyalardaki yabancılaşmayı, arada kalmışlığı, yersizliği, şimdi büyük kentlerde yaşıyoruz. Aslında bu durum da bir nevi potansiyeli yüksek sürgün olarak adlandırılabilir. Belki de geçmişten koparılıp şimdinin coğrafyasına bırakılmış modern mültecileriz bir anlamda. Aynı yabancılaşmayı, yerleşememeyi, geçiciliği yaşıyor gibiyiz.

Değişen zaman algısı ile birlikte evin dünyamızdaki konumu ve tiplojisi de oldukça değişti. Zamanın şimdiki gibi lineer, ulaşmaya çalışan, ilerlemeye dönük algısı yerine çember çizip devamlı kendini tekrar eden, çemberin içinde yenilenen ve bir yere varmaya çalışmayan dairesel bir mekân olarak var olduğu geçmişte ev, dönüp dolaşıp kopup içine girdiğimiz, sınırları belli ve korunaklı bir evdi. Modern zamanda değişen, lineer bir mekân olarak algılanmaya başlanan zaman içinde ise ev, bir durak noktası, bir sonraki ilerleme hamlesi için bir mola yeri. Bu zamanda ev, içinden geçilen geçirgen bir ev. Hatta bir pasaj. Tıpkı Bhabha’daki Benjamin yorumunda bahsedildiği gibi.  ‘People come and go’  Ev, insanların, farklı farklı insanların içinden gelip geçtiği bir pasajdır günümüzde de. Bu anlamda aslında bir zamanlar yaşamış olduğumuz her ev, her mahalle, oradan oraya sürüklendiğimiz birer farklı coğrafya ve modern birey de kentsel göçebe, bir modern mülteci. Bu durum modern bireyde bir melezlik, bir çokçeşitlilik yaratıyor mu, bir ‘arada olma’ durumunu tarifliyor mu tartışılılr, ancak Bhabha’nın ışığında günümüz kentini ve evini okumak farklı açılımlar yaratabilir.

Reklamlar

One comment

  1. Geri bildirim: MODERN MÜLTECİLER OLARAK MODERN İNSAN İÇİN EVİN ANLAMI | canbasar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: