KÜLTÜR ENDÜSTRİSİNİN İÇİNDEKİ TOPLUMSAL SANAT-ÜRETCİ BİREY

“Kültür Endüstrisi ve Adorno Okuması Üzerine”

Endüstriyel yeniden üretim çağında sanat yapıtı da nesneler gibi yeniden üretilerek çoğaltılmakta, güncellenmekte, bu sırada geleneğinden koparılmaktadır. Geleneğinden koparılan ve kült değeri sarsılan sanat yapıtı, Benjamin’in ifadesiyle halesini yitirmiş ve ‘şeyleşmiştir’.

Kültürün dönüşümünden bahsedilirken bireyin dönüşümünün de altı her iki metinde de çizilmektedir. Halesini yitiren sanat gibi birey de halesini yitirmiş, sıradanlaşmış, aynılaşmıştır. Yeniden üretimin olanaklı hale geldiği mekanik süreçlerde birey de kopyalanabilen, yeri bir başkasıyla doldurulabilen bir makinenin alt parçaları olmuştur. Adorno bireydeki bu dönüşümü modern aklın eleştirisinde açıklamaktadır. Modern akıl öngörüldğü gibi özgürleşmeyi değil iktidarı ve egemenliği getirir. Akıl yoluyla doğa üzerinde egemenlik kuran birey, kendi üstünde de egemenlik kurmaya başlamıştır. Aklın iktidari bireyi ele geçirmiş, silikleştirmiş, özne artık yok olmuştur. Bu özneyi cyborg birey olarak tanımlar Adorno. Yarı robot, yarı insan. Benjamin ise kültür endüstrisisi eleştirisnde bireyi de eleştirerek onun sanat yapıtıyla olan ilişkisinin dönüşümüne değinir. Sanat yaptına eleştirel bir tutum takınarak değil oyalanmak, izlemek ve eğlence amaçlı yaklaşımı ile sanatı dünyevileştirdiğini ve metalaştırdığını düşünür. Postmodern tüketim toplumunda gerçekten de böyledir. Birey doymak bilmez tüketici kimliği ile sanatı ve kültürü de metalaştırarak bilinçdışı bir şekilde tüketme ve hemen bir sonrakine geçme eğilimindedir. Ancak her iki düşünürde de tüketici, silik ve edilgen konuda tabir edilen bireyin üretici bir kimliği de var mıdır? Adorno ve Benjamin ile birlikte DeCerteau okumak da ilginç olabilir. Certeau, metalaşmış dünyada tüketici bireyin üretici kimliği üzerinde de durur. İmgelerle ve imajlarla rüya aleminde kendine yabancılaşarak avara gezinen birey DeCerteau’da üretici bir kimlik kazanır. Adorno’nun her şeye rağmen umudun yanında yer alan tutumu sanırım DeCerteau’nun bu görüşünü destekleyebilirdi.  İmgeler dünyasıyla çevrili birey, bu imgeleri algılayış ve zihninden geçiriş biçimleriyle de sessiz bir üretim gerçekleştiriyor olablir mi? O zaman biraz olsun edilgen rolünden çıkabilir mi? Tümelin tikel üzerindeki iktidarı aslında yine de akıl ile mi kırılabiliyor yoksa?

‘Sanat, insanlığın bugünkü toplumun ötesindeki ‘diğer’ toplum için duyduğu özlemi varlığını koruyabileceği son sığınaktır. Özerk olduğu sürece artık düzen içinde varlığını sürdüremeyen ütopyanın korunup sığındığı son alan olmuştur. Bu anlamda içinde bulunduğu topluma hem içkin, hem de aşkın eleştiri uygulaybilme konumunu elde eder. Toplumun içinde kalmaya devam ederek içkin eleştiri konumunu, aynı zamanda kendi içinde ütopyayı, ‘öteki’ni saklı tutarak aşkın eletiri konumunu garanti etmektedir.’

DeCertau’da ‘türlü hileler, üçkağıtlar, manevralarla sisteme başkaldırmayıp, sistemin içinde var olup onu kendi kurallarıyla sarsma’ fikri bu satırlarda da varlığını hissettiriyor. Dahası, bireyin avara gezinirken de üretici olması fikri Benjamin’de de kendini gösteriyor sanki.

Toplumsal sanatın kültür endüstrisindeki yeri nedir. Endüstrisi olan, yani alıcısı satıcısı olan ve piyasada dolaşımı olan bir sanat nesnesinin toplumsallığı nasıldır? Sermaye sahiplerince himaye edilmezse piyasa düzeninde tutunamayacak bir sanat düzeni nasıl eleştirel kalabilir. Belki özerk ve toplumsal sanat fikirleri bize bu konuda fikir verebilir. Adorno ‘Sanat, toplumsallığını, içinde bulunduğu toplumu yansıtarak değil, onu sorgulama potansiyelini canlı tutarak kazanır’ diyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: