PARAdoks

Son yıllarda etrafımızda bizi yöneten inanılmaz bir güç var. Görünmez bir güç bu, fark edebilenlerin sayısı az. Zaten fark etmek iyi midir kötü müdür tartışma götürür bu olay. Fark edip de bir şeyler yapamamak, düzeni değiştirememek yorucu ama çabası da bir o kadar anlamlı. E peki ya bu gücü hiç fark etmemek nasıl bir şey, dünya güllük gülistanlık mı acaba?

Dünya göründüğü (ya da görünmediği) gibi hiç de güllük gülistanlık değil. Bizi yöneten bu gücün arkasında “şeffaflık” adı verilen sinsi bir kavram var. Şeffaflık nedir? Benim aklıma güzel şeyler gelirdi şeffaflık denilince. Şimdi ise sinsi bir yılan gibi şeffaflık, görünmeyen bir adam adeta etrafımızda, bizi ve tüm dünyayı ele geçiriyor yavaş yavaş… Demek isterdim ama gayet hızla yayılıyor bu güç. Dünyanın düzeni o kadar hızlı değişiyor ki görünmez oluyor etrafımızda, tüm benliğimizi ele geçiriyor ve adı da şeffaflık oluyor ironik bir şekilde.

Görünmeyen bu güç bize karşı bir tür şiddet uyguluyor ama biz bu şiddeti hissetmiyoruz bile. Peki şiddet nedir? “Bilinçli olarak karşıdaki kişiye ya da kişilere, kurum ya da kuruluşlara hatta canlı diğer varlıklara çeşitli amaçlar adına çıkar elde etmek, onlara karşı üstünlük ya da hakimiyet kurmak, istenilen hal ve hareketlerin elde edilmesini sağlamak, imtiyaz ya da ayrıcalık sağlamak, saygınlık ya da sevgi kazanmak, kısacası maddi ve manevi çıkar ve menfaatlerin elde edilmesini sağlamak amacı ile fiziksel, sözlü, psikolojik ya da işaretler yardımı ile uygulanan kişi ya da kişilerin, kurum ya da kuruluşların hatta canlı diğer varlıkların yaşam, özgürlük, irade, istek, hak ve sağlıklarına zarar verici, bu hakları ortadan kaldıran ya da geçici süre ile bunların ortadan kaldırılmasını sağlayan hal ve hareketlerin tümüne şiddet denilebilir.” Evet, ılık bir rüzgar suratıma doğru esiyor, aydınlanıyorum galiba, son günlerde tüm dünya olarak yaşadığımız şey tam olarak bu değil mi, hem de çok sinsi bu sefer, tarihte belki de hiç olmadığı kadar kaçak güreşiyor “şiddet”.

Düşüncelerimiz bilinçli olarak yönlendiriliyor. Hem de bize hiçbir dayatma yapılmıyor, yönlendirilmiyormuşuz gibi gözüküyor dışarıdan, görünmez güç işte… Şeffaf çevrelerde bulunup şeffaf sohbetler yaptığımızı zannederken o güç bizi sarmalıyor ve bizi ele geçiriyor. Tam da bu noktada bence bu tam bir PARAdoks. Olmayan güç size şiddet uygulayabilir mi? Evet bal gibi de uyguluyor. Küreselleşmenin ve kapitalizmin de etkisiyle güçlü olan, güçsüz olanı ele geçiriyor. Sanki birileri ne yapacağımızı kodluyor, biz de ona uyuyoruz ya da beyinlerimiz uyuyor. Mimarlık da buna alet olan en büyük alan belki de. İnsan hayatı için çok önemli bir yeri olan mimarlık tabi ki de bu düşüncelere alet ediliyor. Mimarlık dünyası olarak bir uykudayız, bu güçlere karşı yenik ya da kayıtsız durumdayız şu sıralar ama elbet durumu fark edip direnişe geçecektir mimarlık.

*** Görünmeyen, hissedilmeyen ama hayatımızı yönlendiren şiddetin üstesinden nasıl gelinebilir? Acaba şiddetin gücünü uygularken açık verdiği başka bir nokta mı var?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: