fikir doğumu üzerine

sorgulamak ögretilmedi bize, hep kabullerle basladık işe. aile içi eğitimimizde başladı belki de bu. belki de bu yüzden kolayca terk edemiyoruz bu kötü alışkanlığımızı. ya da belki de bu yüzden iyice zorlaşıyor tekrardan sorgulamanın ne demek oldugunu ögrenmek. cogu zaman neden diye sormadık. aslında merak ettik ancak yine de sormadık. sorgulamayı olumsuz nitelendirdik hep. eleştirel bir tavır takınmak uzak durulması gerekendi her zaman. mazallah sora adımız huysuz a cıkabilirdi, her seyi sorgularsak.

neden diye sorunca, bir seylerin nedenini, neden öyle olmadıgını diil de böyle oldugunu merak edince huysuz mu olduk gercekten. belki de olduk. ne de iyi olduk! neden mi iyi olduk? her şeyden önce eleştirinin olumlama yönüyle tanıstıgımız icin, ya da tanısma cabamız icin… eleştiri denilince hep olumsuz ibareler canlandı zihnimizde. bu bir takım olumsuz cağrısımlar yüzünden eleştiremedik, ta ki eleştirinin aslında bir olumlama oldugunu kavrayana kadar. eleştiri aslında daha iyiyi elde etme çabası ile ortaya çıktı. basamak çıkarken kullandığımız bir araçtır eleştiri. eleştirilen varlık/olgu/nesne ya da her neyse.. değerli olandır. eleştiriliyor çünkü dikkate alınıyor. eleştiriliyor olmak bir farkındalık yaratmıs olmaktır. bunu ancak eleştirinin olumlama yönüyle tanıstıgımızda kavrayabildik.

yapılanı, elde edileni, üretileni, düşünüleni.. bir sonraki aşamaya ulaştıracak olan, onun üzerine yapılan eleştirilerdir. yapılan eleştiri kimi zaman geriye dönüp alınan kararın sorgulanmasını gerektirir, kimi zaman üretici konumundayken farkında olamadıgımız bazı noktalara farklı bir şekilde işaret eder, kimi zaman aklımıza hiç gelmemiş olanı tetikler ve onu aklımıza getirir.

tam bu noktada içinde bulundugumuz mimarlık platformuna değinmekte fayda var. mimari tasarım süreciyle eleştiri iç içedir. tasarım süreci, eleştirel bakış açısı ile geliştirilmesi gereken bir periyottur. üretilen üzerine yapılan eleştiriler sayesinde tasarım bir sonraki boyuta gecebilir. mimari tasarım literatüründe güzel ya da cirkin kavramlarının olmaması gibi dogru ya da yanlıs kavramları da yoktur. mutlak dogru ya da kesin yanlıslar yoktur. her tasarımın dogrusu/yanlısı faklıdır ve dolayısıyla tasarım bütünü içerisinde değerlendirilmesi gerekir. bundan dolayı tasarımı degerlendirmede eleştirel yaklaşım devreye girer.

tasarım kararlarını nedenler ve sonuclar dahilinde irdelemek, bu dogrultuda eleştirmek gerekir. ancak bu degerlendirme ile o projenin dogrusuna/yanlısına ulaşılabilir. tasarım sürecinde, tasarımcı projenin içerisinde yer aldıgından cogu zaman projesinden uzaklasıp bir dıs göz olarak projeye bakamaz, dolayısıyla projede görüneni dısarıdan bakan biri olarak değerlendiremez. bundan dolayı mimari tasarım sürecinde stüdyo çalışmaları büyük önem kazanır. projeyi eleştirebilmek için gerekli olan dış göz[ler] stüdyo ortamında cokca bulunur. eleştiriler dahilinde projeyi degerlendirmek tasarımcı adına da istenen bir durumdur, cünkü projeye eleştirel bakabilmektir tasarımı ilerletecek olan.

bunun yanında ‘mimarlık’ bağlam olarak düşünüldüğünde eleştiri ile var olan bir kavramdır. eleştirel yaklaşım ile var olan değerlendirilebilir, var olmayana dogru yolculuk yapılabilir. eleştirinin temelinde yatan sorgulama gücü beyindeki yeni fikir doğumlarını tetikler. ancak bu tetikleme ile yeni olan düsünülebilir/tasarlanabilir. bundan dolayı mimari tasarım süreci, eleştirinin olumlama gücünden faydalanmak ister.

**bitirme jürisiyle napoli’de oldugumdan yazıyı bloga ancak yükleyebildim, gecikmeden dolayı özür dilerim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: