Mimari Eleştiri Üzerine

Eleştirinin amacı, gösterildiği gibi temelde bir yapıt hakkında değerlendirme yapmak, bir görüş ortaya koymak değildir. Eleştiri bir üründür, gerçi ortaya çıkmasına bir yapıt vesile olmuştur, ama varlığını sürdürmesi o yapıttan bağımsızdır. Bu özelliğiyle, ilkesel olarak sanat yapıtından ayrılamaz. Tüm kavramları sentezlemeye girişen 116. Athenaum fragmanında şöyle deniliyor: ”Romantik şiir … dahiyaneliği ve eleştiriyi … kaynaştırmak ister ve kaynaştırır da.”

Erken Romantizm Sanat  Bilgisi Teorisi,Walter Benjamin

Benjamin, yukarıdaki pargrafta yapıt ile eleştirinin ayrılmaz bir bütün olduğunu söylemektedir. Ancak eleştiriye oldukça önemli bir rol biçmektedir. Eleştirinin bir ürün olduğunu söyleyip, bağımsızlığından bahsetmiştir. Gerçekten de varoluşsal kökeni bir yapıt olan eleştiri daha sonra bağımsızlaşıp kendi kendini var edebilir mi? Thomas Kuhn’un betimlediği bilim tarihinde bir öncekiyle bağdaşmadığı için eskisini dönemsel devrimlerle geride bıraktan paradigmalara  bakacak olursak temelde şüpheci ve eleştirel bakışın bu devinimi sağladığını görebiliriz. Newton’un Kopernikçileri eleştirerek farklı bir bakış kazandığı, daha sonra Einstein’in da Newton’a karşı eleştirel bakışının bağımsızlaşıp yeni bir ürün oluşturduğu söylenebilir.

Ve William Blake der ki: ”Tanrım bizi koru, tek görüşten ve Newton’un uykusundan”

Bu durum felsefe için de geçerlidir. Mimari eleştiri üzerine yazılmış olan Mark Linder’in ‘Architectural Theory is No Discipline’ yazısında da değinildiği gibi Kantçı ve Hegelci  dönüşümlerin mimari eleştiri kuramına etkisi olduğu söylenmiştir; konuyu mimari tarafa çekmeden salt felsefe üzerine düşünüldüğünde bu dönüşümün Hegel’in Kant’a yaptığı eleştiriler üzerinden varıldığı bilinmektedir. Hegel Kant’a bazı konularda katılsa da bazı konularda yeni bir görüş sunmuştur, işte bu zenginliğin yaratıcısı eleştirel  ortamdır, eleştrirel bakıştır. Hegel Kant’ın  dünyasında yetişmiş bir felsefeci olmasına rağmen Kant eleştirisi Hegel’in kendi dizgesini oluşturmasının temel etkinliklerinden biri olmuştur.

Mimarlığa gelecek olursak eleştirinin yansıtılma biçiminde pratik dünya da yer alır. Bjarke Ingels’in bakış açısına göre mimari eleştirinin ve pratiğin iç içeliği aşağıdaki gibidir.

Mies van der Rohe—Less is more/Az çoktur
Robert Venturi—Less is a bore/ Az sıkıcıdır
Philip Johnson—I’m a whore/Ben  fahişeyim
Rem Koolhaas—More and more, more is more/Daha çok daha fazladır
Barack Obama—Yes, we can. /Evet, yapabiliriz
BIG—Yes is more/Evet daha fazlasıdır

Mimari eleştirinin kuramı eleştirinin kendisiyle var olur. Eleştirinin biçimi ise bir mimarlık üzerinden konuşma yoluyla veya bir mimarlığı karşıt başka bir mimarlık yaparak oluşur. Yukarıda adı geçen mimarların (Obama hariç) birbirlerinin ardılları olduğu ve eleştirilerini yazarak ve inşa ederek yansıttıkları söylenebilir, Benjamin’in de dediği gibi eleştiri zaten bir üründür ve zamanla kendini yarattığı yapı-t-tan ayırır ve bağımsızlaşır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: